Küresel Muhalefet Partisi ve 2019 Seçimleri

Türkiye’deki muhalefet partilerinin varlığından hepimiz haberdarız. Bu partilerin varlığını yadırgamıyoruz elbette… Çünkü muhalefet, demokrasilerde olmazsa olmaz bir unsurdur. Bugünkü yazımın konusu Türkiye’deki muhalefet partileri değil. Küresel Muhalefet Partisi ve bu partinin icraatlarından bahsedeceğim. “Böyle bir parti mi varmış?” dediğinizi duyar gibiyim. Lütfen yazımı tamamen okumadan bu soruya bir cevap vermeyin.

Bir ülkenin etki gücü arttıkça, o ülkeyi yönetenlere karşı muhalefet gittikçe küresel bir vaziyet alıyor. Örneğin, Trump’ın Başkan seçilmesi sadece kendi ülkesinde değil dünyanın pek çok ülkesinde; olumlu ya da olumsuz tepkiler aldı bildiğiniz gibi. Gün geçmiyor ki, Putin de Trump da farklı ülkelerin eleştiri oklarına hedef olmasın. Küresel ya da bölgesel güç olan ülkelerin kaderi olmalıdır bu.

Trump ve Putin’den sonra, küresel muhalefetin hedef tahtasına oturttuğu üçüncü ismin Erdoğan olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Avrupası da, ABD’si de Recep Tayyip Erdoğan’ı dillerine dolamış durumdalar. Erdoğan aşağı Erdoğan yukarı teraneleriyle yatıp kalkıyorlar.  Bu arada, seküler korkular yayarak Türkiye içindeki önemli bir kitleyi de Türkiye karşıtı politikalarına alet etmeyi başardılar. Arkadaşlar sanıyorlar ki, Erdoğan, Cumhurbaşkanlığını bıraktığında her şey düzelecek. Türkiye’nin maruz kaldığı saldırıların çoğu Erdoğan’a yönelik olduğu için sorunun ondan kaynaklandığını düşünüyorlar.

Yahu el insaf! 93 Harbinde, Balkan Savaşlarında, Çanakkale Harbinde, İstiklal Harbinde Erdoğan mı vardı başımızda Allah aşkına? Daha yakın dönemlere bakalım. Türkiye’nin her yükseliş hamlesini bizim hayrımız için mi engelledi bu Batılılar? 60 Darbesi, Menderes’in idamı, 80 Darbesi, Turgut Özal’a yönelik saldırılar, 28 Şubat süreci ve son olarak 15 Temmuz darbesi bizim iyiliğimiz için mi yapıldı sanıyorsunuz? Bütün bu girişimler kontrollüydü gerçekten de. Ancak içeriden değil dışarıdan kontrollüydü hepsi…

Bir soru sorayım size. FETÖ’yü ve diğer terör örgütlerini Türkiye’nin yücelmesi için mi destekliyor bu Batılılar? Bir de şunu sorayım. En ahlak dışı hakaretler ve algı operasyonlarını kullanarak bu ülkenin Cumhurbaşkanına Türkiye’nin daha da güçlü olması için mi saldırıyor bu Batı? Bu soruların cevaplarını bütün tarafgirliklerden sıyrılarak bir düşünün ve ülke elden gitmeden bir an önce aklınızı başınıza alın. 

Özetle ifade etmem gerekirse;

Batı’nın binlerce yıllık emellerinden vaz geçtiğine inanabiliyor musunuz gerçekten de? Öyle ki, Türkiye’deki iktidarı yıpratmak için her türlü argüman Batı eliyle sunuluyor. Dün montaj kasetler servis edilirken, bugün cemaat-tarikat tartışmaları gündeme getiriliyor.  SİHA ve İHA’larla ilgili gündeme getirilen tartışmaların MİT TIR’ları ile ilgili bilindik tartışmalardan bir farkı var mı sizce?

Batı, Anadolu’yu yangın yerine çevirmek için elinden geleni yapıyor. Örneğin, bütün evrensel değerleri hiçe sayarak, önemli bir referandum öncesinde milletvekillerimize toplantı yasakları getirebiliyor. Bu ülkenin demokratik yöntemlerle seçilmiş Cumhurbaşkanına en ağır ifadelerle hakaret ediyor. Cumhurbaşkanımızın korumaları hakkında tutuklama kararları çıkartıyor. Bu da yetmiyor, Türkiye Cumhuriyetinin Bakanları, ABD mahkemelerinde yargılanıyor ve onlar hakkında da tutuklama kararları çıkartılıyor. Ancak Türkiye’nin geleceğini tehdit eden terör elebaşları hakkında hiçbir yargısal girişimde bulunulmuyor. Bu konularda olabildiğince yavaş, olabildiğince suskunlar.

Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığı için uğraşan bütün Türkler, Avrupa tarafından, üstelik de Batılılaşmış Türkler eliyle tehdit ediliyor. Türkler, tarihte olmadığı kadar psikolojik baskı altında tutuluyor. Yalanlar, iftiralar her yerde kol geziyor. Ustaca kurgulanan algı taktikleriyle Erdoğan’a saldırıyormuş gibi görünen Batı, gerçekte Türkiye’ye; Türkiye’nin geleceğine saldırıyor. Batı, 2019 seçimlerine her türlü algı operasyonunu kullanarak hazırlanıyor. İçeride ve dışarıda Erdoğan karşıtlığını yaymak için elinden geleni yapıyor. Bu noktada ufak kırgınlıkları bırakmak, Türkiye’mizin özgür geleceği adına birleşmek zorundayız. 15 Temmuz Büyük Türkiye İhtilali’nin özgürleştirici ve birleştirici ruhunu etkisizleştirmek isteyenlere asla fırsat vermemeliyiz.

Aslında Erdoğan ve Türkiye karşıtı bu küresel muhalefet, Türkiye’nin küresel ölçekteki etki gücünün ciddi manada arttığını da gösteriyor. Almanya’da, Avusturya’da ve pek çok Batı ülkesinde, Türkiye karşıtlığı motivasyonuyla geliştirilen bütün o söylemler, o ülkelerde seçimi kazanmanın birinci şartı olarak görülüyor. Türkiye’nin yeni bir muhalefet partisi var artık. Küresel Muhalefet Partisi olarak adlandırılabilecek bu parti, Türkiye’de ve Ortadoğu’da hükümran olan tek parti olmak istiyor.

Küresel Muhalefet Partisinin programı ise şu temel maddelerden oluşuyor:

1. Batı’nın bütün menfaat alanlarını, her ne pahasına olursa olsun korumak.

2. Türkiye’nin küresel pastadaki payını olabildiğince azaltmak...

3.Türkiye’de inanç ve ahlak sorunlarını arttırarak, ülke âhengini bozmak.

4. Türkiye’nin bütün sınır boylarını ele geçirerek, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan yollarını kesmek.

5. Türkiye’de laik-dindar çatışmasını körükleyerek iç çatışmalara zemin hazırlamak.

6. Türkiye’den çıkan dirayetli ve güçlü liderleri algı operasyonları yoluyla vatandaşın gözünden düşürmeye çalışmak.

7. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 seçimlerini kazanmasını engelleyerek kukla bir Cumhurbaşkanını yönetime getirmek.

Küresel Muhalefet Partisi programındaki belli başlı maddeler işte bunlar. Bize düşense, acilen tarafımızı belirlemek… Ya Küresel Muhalefet Partisinin safında yer alacağız; ya da Türkiye’nin bağımsızlık ve birliğini destekleyeceğiz. Bedeli her ne olursa olsun, milletimiz Türkiye’ye yönelik saldırılara karşı direnmekten vaz geçmeyecek. Artık, bu vatanı ele geçiremeyeceklerini bilmeleri gerekiyor. Millet bunu 15 Temmuz’da gösterdi, gerekirse yeniden gösterir. Türkiye’nin bir Suriye, Mısır ya da Arakan olmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Zinhar bu kararlı duruşu test etmeye kalkışmayın!

Ve şunu anlayın artık. Türkiye’yi yıkamayan her saldırınız, onu daha da güçlendiriyor. Türkiye sizin sayenizde sadece bölgesel değil, küresel bir güç de oluyor. Çünkü küresel bir muhalefet partisi size saldırıyorsa, ülkenin sınırlarını çoktan aşmışsınız demektir. Muhalefet küreselse, o ülkenin iktidarı da küreselleşiyor demektir. Geriye, o Küresel Muhalefet Partisi karşısındaki mücadeleyi kazanmak kalıyor. Türk milletinin bu zaferi kazanacağından şüpheniz varsa, yanılıyorsunuz.

2019 seçimleri sadece Türkiye için değil, dünya için de bir milat olacak. Telaşa gerek yok. Sabırla bekleyelim, azimle çalışalım ve sonucu görelim. 

YORUMLAR
avatar

Henüz hiç yorum girilmemiş. İlk yorumu siz yazın!