17 Temmuz 2017 Pazartesi - Okumanız Gereken Spor Yazıları

Sneijder ve askerleri

Bugün konumuz Sneijder. Çünkü gündem Sneijder.. Hollandalı yıldız ile ilgili 2016 yılının 2 Ocak ve 19 Mart tarihlerinde iki yazı yazmışım. En fit durumdayken de gerçekleri dile getirmişim. Şimdi kimse çıkıp “Gitti de arkasından sallıyorsun” demesin. ‘Florya’nın papazı Sneijder’ başlığı altında bakın o günlerde ne yazmışız..

Denizli’nin nur topu gibi bir sorunu doğmuş. Sorunun adı Sneijder. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. O da zaten bu paraları başka yerde bulamaz. Ama kalitesi de ortada, katkıları da. Kulislerdeki iddiaya göre ne Burak ne Selçuk; Florya’nın papazı Sneijder.

Meriç Müldür

 

Başakşehir ve Sneijder!

Hangisinden başlasam ki? Başakşehirspor geçtiğimiz sezon ortalama 2 bin seyircisi ve spor medyasındaki tek sütunluk yeri ile şampiyonluğu son haftaya kadar kovalamış, bunun yanı sıra Türkiye Kupası’nda da final oynamıştı. Bu gelişmelerden sonra kamuoyunun sorusu şu oluyordu: “Acaba bir daha tekrarlanır mı?”

Çoğu kişi de bu renkli tabloya bir dahası için olur diyemiyordu. Ancak ne var ki, aynı kulübün bu sezonki transferleri gerçekten de Üç Büyükler dediğimiz firmalara parmak ısırttı. Savunmanın soluna Clichy, onun önüne Elia ve son olarak da Gökhan İnler’leMevlüt Erdinç imza atmazlar mı? Hatta söylentilere göre Sneijder’le de flört ederlermiş.

Ama bitenlere baksak bile bu takımın önümüzdeki sezon neler yapabileceğini görebiliriz. Yani ufukta bir Beşiktaş-Başakşehirspor şampiyonluk mücadelesi daha görülüyor. Bir de her şeye rağmen Chedjou’nun sakatlığı olmasaydı savunmada da taş gibi bir takım görecektik. O halde basın da, tribün seyircisi de artık bu takımın maçlarına itibar edebilir. Tek şanssızlık maçların oynandığı yerin çok uzak olmasıdır.

Kemal Belgin

 

Snayder

Gelin görün ki bu Snayder teknik direktör kendisini istemediği için takımdan gönderildi. Teknik direktör kim? Tudor… Burada yine idealist bir yaklaşımla “kim olduğu önemli değil, Tudor Galatasaray’ın teknik direktörüdür” diyebilirsiniz ama bu noktada da işler öyle gitmiyor. Zira Tudor Galatasaray’ın önümüzdeki on yılının yegâne teknik direktörü olmadığı gibi bana kalırsa onun bu sezonu tamamlaması bile şüpheli. O zaman, tabiri caizse “dünkü” Tudor için “yılların” Snayder’i neden feda ediliyor? Yarın Tudor ile de yollar ayrılıp elde ne Snayder ne de Tudor kalınca bu işin kazananı kim olacak?

A. Can Nizamoğlu

 

Marcelo gitti sıkıntı geçmedi

Transfer ayında Pepe müjdesi ile çok sevindik. Çünkü Beşiktaş defansının o bölgede yaşadıklarını üç senede kelimeler ile anlatmak mümkün değil. Pepe’ye sevinmiştik ancak Marcelo’dan gelen haber tekrar aynı stresi yaşamaya bizi itti. Marcelo’yu göndermişler. Yine orası aksak kaldı. Bizler forvet sıkıntısına çare ararken, burada lastiğin patlaması tabii ki üzüntü verdi. Geçen sene Fenerbahçe’nin ve Galatasaray’ın hem idari hem de ekonomik olarak dar boğazda olması bizim şampiyonluğumuzu kolaylaştırdı. Ancak biraz da bizleri şımarttı. 

 

Yemen Ekşioğlu

 

Kel Başa Şimşir Tarak…Wimbledon!

Korta çıkanlardan biri tarihin yazdığı en büyük tenisci. Artık kırılamayacak rekorların, belki de ondan sonra bir daha izleyemiyeceğimiz güzellikteki bir tenis ekolünün ve stilinin yegane temsilcisi. Başta eşim olmak üzere bir çok kişinin “bu adamı oynarken gördüğümde adeta bale yaptığını sanıyorum” diye betimleyebildiği üstün bir sporcu. Artık İsviçreli değil bir Dünya Vatandaşı…Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Roger Federer.

Kortun diğer yanında ise dünya tenisinin 6 numarası Hırvat Marin Cilic. Bir alçakgönüllülük  örneği. Gelirinin %70’ini yoksullara ve çocuklara bağışlayan müthiş bir hayırsever. Aralarındaki karşılaşmalar hep çekişmeli ve yüksek standartlı bir tenise gösterge olmuş. Buraya da her ikisi de pek formda geliyorlar. Dolayısıyla bu final de izleyicilere hoş anlar yaşatmaya aday. Tabî saha buna müsaade ederse.

Bekir Emre

YORUMLAR
avatar

Henüz hiç yorum girilmemiş. İlk yorumu siz yazın!