Hiç Olmazsa Filistin’e Bir Büyükelçi Atayalım

Donald Trump’ın resmen göreve başlayacağı 20 Ocak öncesi, Türkiye’de ve Amerika’da bazı çevreler özel bir kampanya yürütüyor.

ABD’nin; Suriye’de YPG’nin, Irak ve Türkiye’de PKK’nın, FETÖ’nün desteklenmesi, 15 Temmuz’da darbe kalkışması gibi Türkiye’ye düşmanca ne kadar davranışı varsa hepsini önceki Başkan Obama’nın üzerine yıkıp yeni bir sayfa açmak istiyorlar.

“Türkiye’ye düşmanlığı ABD değil Obama yaptı” demeye çalışıyorlar. Faturayı Obama’ya kesince, her şeyden kurtulacaklarını sanıyorlar.

Neden böyle yapıyorlar?

ABD, Türkiye’de ve İslam dünyasında batağa saplandı. Teröre destek veren ABD’nin, Türkiye gibi devletlere düşman bir ülke olduğu kanıtlandı.

ABD ve ABD ile iş tutan herkes kaybetti.

Sonunda Türkiye, Rusya, İran; ABD’yi Suriye masasından attı ve çözüm için harekete geçti.

Bu bölgede haritalar yeniden çiziliyor ve bu defa harita çizenler arasında ABD yok.

Yeniden masaya dönmek için günahları Obama’ya yıkıp, “karşımıza Trump’ı bir melek olarak çıkartmak” istiyorlar.

Türkiye’de bazı çevreler Trump’ın melek olduğuna sahiden inanıyorlar. Bizim de inanmamızı istiyorlar.

İSRAİL’DEN GELEN İKİNCİ HAMLE

Mavi Marmara baskınından sonra Türkiye ile İsrail’in ilişkileri tamamen kopmuştu.

“Düşmanları azaltma, dostları çoğaltma” politikasıyla iki ülke arasında ilişkiler yeniden başladı.

Olmayan bir gaz üzerinden pazarlanan bu dönemde Türkiye elindeki en önemli kozu kaybetti. Mavi Marmara’da şehit olanların ailelerinin İsrail aleyhine açtığı davadan vazgeçilmesi istendi. Bir para gönderildi ama aileler henüz davadan vazgeçmiş değiller.

Buna rağmen iki ülke arasında elçiler atandı ve görevlerine başladı.

İsrail’in Ankara Büyükelçisi Eitan Na’eh, laik aydın cinayetlerinin zirve yaptığı, Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğü 1993’te Türkiye’de bulunmuş bir diplomat. Ankara’da göreve başladı ve yine yabancı istihbarat örgütlerinin imza attığı bombalama, suikast ve saldırı olayları ile karşı karşıya kaldık.

Buna rağmen bir el harekete geçti. Adını açıklamayan bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi iki ülke arasında ticaretten, siyasi ikili ilişkilere, istihbarattan güvenlik işbirliğine kadar pek çok alanda işbirliğine gidileceğini fısıldadı.

Şubat ayında bakan düzeyinde İsrail’de turizm fuarına katılacağının müjdesini verdi.

MASAYA İSRAİL Mİ OTURMAK İSTİYOR

Türkiye muazzam bir iş başardı. Suriye-Irak gibi bölgeye yönelik çözüm arayışında ABD’yi devre dışı bıraktı. Masada o olmadan süratle ilerliyor.

Rusya ile birlikte Asya ülkeleri ve İslam ülkeleri arasında sonuç alan bir iş birliğine doğru ilerleyiş var.

İsrail bölge için terörün kaynağı. Ve sorun merkezi.

Türkiye’nin teröre karşı mesafe kazandığı ve muazzam bir iş birliğini hayata geçirme aşamasındayken; bölge için sorun olan İsrail ile yan yana gelmesi ne kadar gerçekçidir?

Reel politika bazı şeyleri yapmayı gerektirir. Tamam buna itiraz yok.

Ama tam da DEAŞ’a karşı öldürücü darbeyi vurduğun bir sırada DEAŞ’a her türlü desteği vermiş, yaralıların tedavisi için devreye girmiş bir İsrail ile niçin yan yana olunur?

DEAŞ ile iş birliği ortaya çıkmasın diye bir kamyon sürücüsünün İsrailli askerin üzerine gitmesini, “İşte DEAŞ saldırdı” diye anons etmesi, İsrail’i kurtarmıyor.

DİPLOMASİDE KARŞILIKLILIK PRENSİBİ NEREDE

Türkiye Filistin’i bir devlet olarak tanıyor. Ankara’da Filistin Devleti’nin bir büyükelçisi var.

Neden Filistin’de, Doğu Kudüs’te, Ankara’nın bir Filistin Büyükelçiliği yok?

Madem ilişkileri geliştiriyoruz, hiç olmazsa Filistin’de, Doğu Kudüs’te bir büyükelçilik açalım.

Tel Aviv’de görev yapan İsrail Büyükelçiliğimizin mevcudunu da hiç olmazsa 10-12 bin mevcuda çıkaralım.

O kadar personel olur mu diye sormayın?

ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’nde kaç kişi çalışıyor bir bakın.

Hiç olmazsa yarısı kadarı Tel Aviv’de Türk Büyükelçiliği’nde çalışsın.

YORUMLAR
avatar

Henüz hiç yorum girilmemiş. İlk yorumu siz yazın!