Yakınımızdaki Uzak Ülke: İran - 4

 

İran Kültüründe “Nevruz Bayramı”

Farsça da “Yeni(نو) Gün(روز)” anlamına gelen ve aynı zamanda yeni bir yılın da başlangıcı olan Nevruz(Novruz/نوروز) İran’da 21 Mart günü kutlanmaktadır. Bu bayram sadece İran’da değil, Orta Asya’dan Balkanlara kadar birçok devlet tarafından da kutlamaktadır. Özellikle Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan gibi Orta Asya ülkelerinde Türkler(Ergenekon’dan Çıkış-Baharın Başlangıcı), Ortadoğu’nun en kadim halklarından birisi olan Kürtler(Demirci Kawa Efsanesi); Afganlar, Tacikler, Arnavutlar, Makedonlar, Hindistanlılar, Pakistanlılar ve yine diğer birçok ülke tarafından da kutlanmaktadır. Nevruz bayramının her ülke ve topluluk için ayrı bir hikâyesi/efsanesi olsa da bu bayramın herkes için ortak paydası, yeni bir yılın ve baharın gelişini kutlamaktır.

Günümüzde Nevruz bayramında kutlama yapılması, hediyeler verilmesi ve ateş yakılması gibi geleneklerin Zerdüştlüğün kutsal kitabı olan Avesta’da yer aldığı bilinmektedir. Bununla birlikte Zerdüştlükte kutsal olarak görülen ateş adına, baharın gelişinin bir kutlamaya dönüştürülmüş olabileceği de söylenmektedir. Bunun yanı sıra 11. Yüzyılda Firdevsî’nin yazdığı Şahname adlı eserinde Nevruz bayramının ilk defa İran’ın efsanevi İmparatorlarından Cemşid döneminde; tahta çıktığı gün, Babil’i fethettiği gün vb. efsanelerle kutlandığı da anlatılmaktadır.

Nevruz bayramının İran tarihinde ne zaman kutlanmaya başlandığı ile ilgili kesin bir bilgi olmasa da bu konudaki ortak kanı, bu kutlamaların Ahameniş İmparatorluğu döneminde icra ediliyor ve günümüze kadar uzanıyor olmasıdır. Bazı kaynaklar, bu dönemde farklı milletler tarafından Ahameniş İmparatorlarına getirilen hediyelerin resmedildiği kabartmaların, Nevruz bayramı vesilesi ile imparatorlara getirilen hediyelerin bir göstergesi olduğunu söylemektedir.

Bu konuda her ne kadar farlı rivayetler bulunsa da bu bilgilerden hareketle, Nevruz bayramının İran’da yaklaşık olarak 3000 yıllık bir tarihe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Lakin bu konunun tarihsel yönü olduğu kadar, günümüzde İran halkı tarafından nasıl icra edildiği ve ne tür geleneklerin yer aldığı da önemlidir. Bu yazıdaki amaç ise bu geleneklerin nasıl yaşandığını aktarmaktır.

Yılın Son Çarşambası Gerçekleştirilen Etkinlik (Çeharşenbe Suri / چهارشنبه سوری)

İran takvimine göre yılın son çarşamba günü gerçekleştirilen etkinlikte, insanlar sokaklara çıkarak meydanlarda veya uygun olan alanlarda büyük ateşler yakarak bu ateşin üzerinden atlar, çevresinde toplanır, sohbet eder ve yöresel oyunlarını oynarlar. Bu şekilde Nevruzun gelişine de hazırlık yapmaya başlarlar. Bununla birlikte kötülüklerden arınacaklarına ve yeni gelecek olan yılın bereket ve güzellikler getireceğine inanırlar. Zerdüştlük inancına göre de ateş; nur ve temizliğin, kötü ruhları defetmenin sembolüdür.  

Bu etkinliklerde İranlılar yaktıkları ateşin yanı sıra çok miktarda, küçük çaplı patlayıcı maddeler(torpil vb.) alıp, özellikle akşam vakitlerinde bunları kullanırlar. Bu yüzden bu gecede sokakların tehlikeli olabileceği söylenebilir. Genelde yaralanmalar hatta ölüm vakaları dahi meydana gelebilmektedir. Örnek verecek olursak bu seneki Çeharşenbe Suri etkinliklerinde 10 kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi de yaralandı.

İran’da Nevruz Bayramı Gelenekleri

İran halkı için Nevruz, binlerce yıllık tarihi bir gelenek olmakla birlikte hem toplumsal bir kaynaşma vesilesi hem de yeni bir başlangıcın ve baharın tüm güzelliği ile dirilişinin simgesidir. Tüm İranlılar Nevruz bayramı için yaklaşık iki hafta önceden hazırlık yapmaya başlarlar. Caddeler, mağazalar, kuruyemişçiler, pasta haneler kısaca her yer çok büyük bir kalabalığa tanıklık eder bu dönemde. Yeni ve en güzel elbiseler giyilir bu gün için, büyükler küçüklerine harçlık verir ve insanlar kendi aralarında hediyeleşir. Aileler ve komşular birbirilerine ziyarete giderler ve aileler Nevruz bayramı geleneklerini yerine getirirler.

İran halkının Nevruz geleneklerinden birisi de sokaklarda “Hacı Firuz(حاجی فیروز)” isminde yüzü kara, kırmızı bir elbise ve külah takarak, elinde bir çalgı aleti ile gezen kişilerdir. Hacı Firuz sokak-sokak gezerek insanları eğlendirir ve İran halkına Nevruzun geldiğini bildirir. Sokaktaki herkes Hacı Firuz’un etrafında toplanır ve onun anlattıklarını dinleyip, çalgısına eşlik ederek etrafında dans ederler.

İran halkının bir diğer Nevruz geleneği ise yumurta boyamaktır. Nevruza hazırlık aşamasında İranlı sanatçılar meydanlarda büyük yumurta heykellerini boyarlar ve bunlar parklarda, meydanlarda vb. yerlerde sergilenirler. Aileler ise Nevruz gününde yumurtaları boyayarak özellikle çocuklar olmak üzere, birbirlerine hediye ederler. Çocuklar bu yumurtaları tokuşturarak oyun oynarlar. Yumurta boyama ve hediye etme geleneğinin “canlanmanın sembolü” olarak kullanıldığı söylenmektedir.

Nevruz bayramında resmi daireler genelde 1 hafta, okullar ise 2 haftalık bir süre için tatil edilir. İnsanlar bu vesile ile başka şehirlerdeki akrabalarını, dostlarını görmeye gider veyahut başka şehirlere tatile giderler. Bu yüzden Türkiye’de genelde Kurban bayramlarında olduğu gibi İran’da da büyük şehirler tamamen boşalır ve sokaklarda kimseyi bulamazsınız. Her zaman çok yoğun olan trafik rahatlar, mağazalar tatil vesilesiyle kapanır ve o büyük şehir derin bir sessizliğe bürünür…

Kısacası İran’da binlerce yıllık kültürel ve tarihi bir geçmişe sahip olan Nevruz kutlamaları, İranlılar için yeni bir yılın kapılarını açmakla birlikte; kışın soğuk ve yorucu günlerinden sıyrılarak kendini yenileyen doğanın, tazeliğin, yeni bir hayatın ve yeni bir başlangıcın da temsilcisidir. İran’da Nevruzla birlikte takvim yeni bir yıla, doğa yeni bir mevsime, İranlılar ise bir önceki yılın yorgunluklarını üzerlerinden atarak daha iyi geçirmeyi diledikleri yeni bir döneme ilk adımlarını atarlar. Bu yüzden de İranlılar için çok büyük bir coşkuyla kutlanan tarihi ve milli bir bayram olarak yerini muhafaza etmektedir.

Yaklaşık olarak iki hafta önceden başlanan bu hazırlıklar Nevruz bayramında yerini eğlenceye bırakır ve 13 günlük bir sürecin sonunda tüm İranlıların günlerini doğada/piknikte geçirmesi ile son bulur.

  1. Ev Temizliği (Hane Tekani / خانه تکانی)

İranlılar Nevruz bayramı gelmeden önce evlerini ve tüm eşyalarını baştan aşağı temizlerler ve kendilerini yeni bir yılın başlangıcıyla birlikte baharın gelişine de hazırlarlar. Bu dönemde sadece halkın evlerini temizlemesinden ziyade sokaklar ve caddeler de baştan aşağı temizlenir. Nevruz döneminde yapılan bu temizliğin, insanlara baharın tüm güzelliği ile gelişini daha fazla hissettirdiğini ve insanların kalplerindeki kötülükleri, kırgınlıkları ve yorgunlukları da temizlediğine inanıldığını söylerler.

  1. Bitki Yeşertmek(Kaşten-i Sebze / کاشتن سبزه)

İranlı aileler Nevruz bayramından önce evlerinde buğday, arpa ve çim gibi hububatları bir saksıda yeşertir ve bunu Nevruzun başlangıcından on üçüncü gününe kadar muhafaza ederler. Baharın geldiğini ve doğanın canlandığına işaret olan bu yeşilliklerin, ev halkına da neşe ve huzur verdiğine inanılır. Ayrıca bu yetiştirilen bitkiler, Nevruza hazırlık için oluşturulan geleneksel bir sofranın da parçasıdırlar.

  1. “S” Harfi ile Başlayan Yedi Nesnenin Bulunduğu Sofra(Sofre-i Heft Sin/سفره هفت سین)

Nevruz bayramından önce hazırlanan ve İran kültüründe çok önemli bir yere sahip olan Nevruz geleneklerinden bir tanesi de Sofre-i Heft Sin’in kurulmasıdır. Tam olarak ne zaman gelenekselleştiği ile ilgili kesin bilgiler olmasa da İranlı aileler evlerinde, her biri Farsça’daki  “S/س” harfi ile başlayan ve yedi ürünün bulunduğu bu sofrayı hazırlarlar.

Bu gecede hane halkı bu sofranın etrafında toplanır yemek yenir ve sohbet edilir. Evin büyüğü hikâyeler anlatır, Hafız'ın Divanı ve Kur’an-ı Kerim okunur, dualar edilir. Nevruz duası şu şekilde edilir; “Ey kalpleri ve gözleri değiştirip inkılaba uğratan, ey geceyi ve gündüzü birbiri ardınca peşi sıra getiren, ey halleri değiştirip/dönüştüren, halimizi en güzel hale tebdil eyle.” Bu sofranın genel olarak bereket, bolluk, sıhhat ve mutluluğu simgelediğine inanılır.

Bu sofrayı oluşturan nesneler ise şunlardır;

  • Sarımsak – (Sir)سیر ( Sağlığın, kötülükleri ve nazarı defetmenin sembolüdür )
  • Elma - (Sib) سیب (Sağlık, Selamet ve Sevginin sembolüdür)
  • Sirke - (Serke)سرکه (Hayattaki sıkıntıları kabulleniş ve tahammülün sembolüdür)
  • Buğdaydan yapılan bir çeşit tatlı - (Semenu)سمنو (Bereketin sembolüdür)
  • Yeşillik - (Sebze) سبزه (Mutluluğun, özverinin ve güzelliğin sembolüdür)
  • İğde - (Senced) سنجد (Aklın ve düşüncenin sembolüdür)
  • Sumak - (Semag)  سماق(Sabrın ve tahammülün sembolüdür)

Bunların yanı sıra boyanmış yumurtalar, kırmızı küçük süs balıkları, renkli mumlar, kurutulmuş buğday filizleri, çerez, sümbül çiçeği, ayna ve gümüş paralar de bu sofrada bulunan diğer nesnelerdir.

  1. Ferverdin Ayının 13. Günü Yapılan Gezi ve Piknik (Sizdeh Beder/سیزده به در)

İran’da yılın ilk ayı “Ferverdin(فروردین)” olarak isimlendirilir ve yılbaşı Miladi takvime göre 21 Mart tarihine denk gelmektedir. İranlılar yılın ilk gününden başladıkları kutlamalara Nevruzun 13. Gününde son verirler. Bu günde tüm aileler çevrelerindeki parklara, ormanlara, piknik ve gezi alanlarına giderek bayramın son gününü geçirmeye çalışırlar. Bu gün,  Nevruzdan önce yetiştirmeye başladıkları yeşillikleri ve aldıkları balıkları da yanlarına alarak suya bırakırlar. Bununla birlikte kötülüklerden ve sıkıntılarından arınacaklarına inanırlar.

İran takviminde Sizdeh Beder olarak bilinen bu gün “Doğa Günü” olarak da adlandırılır. Nevruz bayramının son günü olan bu günde insanlar fidan alarak birçok alana bu fidanları dikerler ve doğayı ağaçlandırmaya çalışırlar.

Son olarak İranlılar için tarihi bir gelenek ve milli bir bayram olan Nevruz, İran’ın çeşitli bölgelerinde benzer bir şekilde fakat her yöreye has geleneklerle kutlanmaktadır… 

Herkese sağlık ve huzur getirmesi temennisi ile Nevruz bayramınız kutlu olsun…

YORUMLAR
avatar

Henüz hiç yorum girilmemiş. İlk yorumu siz yazın!