Okullarda şiddet!

Okullarda şiddet!
Türk Eğitim-Sen tarafından yapılan anket, okulların şiddet yuvası olduğunu ortaya çıkardı. Yapılan araştırmaya göre, öğrencilerin yüzde 74.9'u şiddet uygularken, öğretmenlerin yüzde 23'ü de öğrencilerinden şiddet görüyor.
Son güncelleme: 28.05.2015 / 21:32:53

Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu'na bağlı Türk Eğitim-Sen, okullarda yaşanan şiddetin boyutunu tespit edebilmek amacıyla bir anket çalışması düzenledi. Anket öğretmenlerin gözüyle okullarda ve öğrenciler arasında yaşanan şiddeti yakın plana aldı. Türkiye genelinde 1010 öğretmen üzerinde uygulanan ankete katılan öğretmenlerin yüzde 15.4'ü kadın, yüzde 84.6'sı erkek. Ankete katılanların yüzde 60'ı ilköğretimde, yüzde 23'ü mesleki ve teknik ortaöğretimde, yüzde 16.9'u da genel ortaöğretim kurumlarında görev yapıyor.

Öğrencilerin yüzde 75'i şiddet uyguluyor

Araştırmaya göre, öğrencilerin yüzde 74.9'u okulda şiddet uyguluyor. Şiddet uygulamayan öğrenci sayısı ise sadece yüzde 25.2 oldu.

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 23'ü ise öğrencisi tarafından şiddete maruz kaldığını belirtirken, yüzde 76.9'u öğrencisi tarafından şiddet görmüyor.

Öğrencisi tarafından şiddete maruz kaldığını ifade eden öğretmenlerin yüzde 65.1'i sözlü şiddete maruz kalırken, yüzde 16.9'u psikolojik şiddete, yüzde 14.4'ü ise fiziksel şiddete maruz kalıyor. Öğretmenlerin yüzde 3.6'sı ise öğrencileri tarafından cinsel şiddete uğradığını açıkladı.

Öğrenciler arasında en fazla fiziksel şiddet yaygın

Ankete katılan öğretmenler, öğrenciler arasında en fazla fiziksel şiddetin yaygın olduğunu belirtiyor. Ankete göre, öğrencilerin yüzde 47.8'i fiziksel şiddet, yüzde 44.1'i sözlü şiddet, yüzde 5.8'i psikolojik şiddet, yüzde 2.3'ü de cinsel şiddet uyguluyor.

Öğretmenlere göre öğrencileri şiddete iten en büyük etken ise, yüzde 33.6 ile öğrencinin ailesinden ya da çevresinden şiddet görmesi. Bunu yüzde 31.7 ile ebeveynlerin ilgisizliği, yüzde 16.8 ile mafya/aksiyon/korku filmleri ya da dizileri, yüzde 8.7 ile eşlerin ayrı olması, yüzde 4.9 ile bilgisayar oyunları, yüzde 3.7 ile yoksulluk takip ediyor.

Öğrenciler internet cafeden çıkmıyor

Araştırmaya göre, öğrencilerin yüzde 83.8'i atari salonlarına ya da internet kafelere gidiyor. Atari salonlarına ya da internet kafelere gitmeyen öğrencilerin oranı ise sadece yüzde 16.2'de kaldı.

Ankete katılanlara göre öğrencilerin yüzde 85'i fiziksel şiddeti yumruk atmak, kafa atmak gibi bireysel güç kullanarak gerçekleştiriyor. Öğrencilerin yüzde 12.9'u kesici aletlerle, yüzde 1.6'sı sopayla, yüzde 0.5'i de silahla şiddet uyguluyor.

Araştırmaya göre, öğrencilerin yüzde 43'ü okula geliş-gidişlerinde bıçak, kelebek, ustura, jilet gibi kesici alet taşıyor.

Okul çevresinde şiddet yaygın

Ankete katılan eğitimcilere göre; öğrencilerin yüzde 84'ü şiddeti arkadaşlarına, yüzde 13.6'sı herkese, yüzde 2.1'i öğretmenlerine uyguluyor. Eğitimcilere göre öğrenciler şiddeti en çok okul çevresinde uyguluyor. Ankete katılanların yüzde 47.5'i öğrencilerin şiddeti okul çevresinde, yüzde 23.4'ü okulda, yine yüzde 23.4'ü sokakta uyguladığını söylüyor. Bu soruya diğer yanıtını verenlerin oranı yüzde 5.7 oldu.

Eğitimcilerin yüzde 91.2'si madde bağımlılığının şiddeti tetikleyen etkenlerden birisi olduğunu düşünüyor. Ankete katılanların yüzde 77'si şiddet uygulayan öğrencinin okulda başarı düzeyini "başarısız" olarak tanımlarken, yüzde 22.3'ü vasat olarak tanımlıyor. Bu soruya başarılı yanıtını verenlerin oranı ise sadece yüzde 0.7'de kaldı.

Gelir düzeyi düştükçe şiddet artıyor

Şiddet uygulayan öğrencilerin yüzde 76.2'si ise alt gelir grubunda yer alıyor. şiddet uygulayan öğrencilerin yüzde 20'si orta gelir grubunda bulunurken, yüzde 3.8'i de yüksek gelir grubuna sahip.

Eğitimcilerin yüzde 75.3'ü şiddete yatkın öğrencinin kişilik yapısını saldırgan diye tanımlarken; yüzde 11.4'ü içe kapanık, yüzde 7.7'si soğukkanlı, yüzde 4.6'sı sosyal, yüzde 1'i de çekingen olarak tanımlıyor.

Öğrenciler arasında en çok ise "tehdit" sucu işleniyor. Öğrencilerin yüzde 70.3'ü tehdit, yüzde 9.7'si yaralama, yüzde 9.3'ü taciz, yüzde 5.4'ü hırsızlık, yüzde 2.8'i şantaj, yüzde 2'si gasp suçunu işliyor.

Öğretmenleri şiddetin nedenini "Yetersiz disiplin yönetmeliğine" bağlıyor

Öğretmenlerin yüzde 47.5'i disiplin yönetmeliklerinin yetersizliğinin öğrencileri şiddete teşvik ettiğini düşünürken; yüzde 33.5'i öğrencilerin sosyal ve sportif aktiviteler yapabileceği mekanların yetersizliğinden şiddetin ortaya çıktığına inanıyor. Öğretmenlerin yüzde 12.1'i ise rehberlik sistemindeki eksikliklerin, yüzde 4.4'ü okul yönetimine yeterli kaynak aktarılmaması, yüzde 2.4'ü de derslerin boş geçmesinin öğrenciyi şiddete teşvik ettiğini savunuyor.

Ankete katılan eğitimcilerin yüzde 45.2'si ise okulunda özel güvenlik ya da kamera sistemi olduğunu, yüzde 54.8'i okulunda özel güvenlik ya da kamera sistemi olmadığını açıkladı.

"Önlemler alınmazsa okullar çete yuvasına dönecek"

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, okullarda şiddetin Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu söyleyerek, özellikle son yıllarda öğrencilerin birbirlerine, okul idarecilerine, öğretmenlerine ya da diğer insanlara karşı uyguladığı şiddet oranında büyük bir artış olduğunu söyledi. Anket çalışmasında eğitimcilerin gözüyle, okullarda öğrencilerin uyguladığı şiddetin mercek altına alındığını kaydeden Koncuk, şunları söyledi:

"Ortaya çıkan manzara okullarda şiddet konusunda alınan önlemlerin ne denli yetersiz olduğudur. Okullarda disiplin yönetmelikleri yetersizdir. Çoğu okulda güvenlik önlemi yoktur. Rehberlik hizmetleri ihtiyaca cevap verememektedir. Kalabalık sınıflar, boş geçen dersler şiddeti tetiklemektedir. Medyada yer alan şiddet içerikli görüntüler, haberler, dizi ve filmler öğrenci için olumsuz davranış oluşturmaktadır. Okullarda öğretmenin etkinliğinin son yıllarda azaltılması öğrencinin şiddeti rahatlıkla uygulamasına zemin hazırlamaktadır. Okul çevresinde sıkı gözetim yapılmamakta, okul önlerindeki, köşe başlarındaki seyyar satıcılar tam anlamıyla denetlenmemektedir. İşte tüm bunlar şiddetin uygulama alanı bulmasına yol açmaktadır. Önlemler hızla alınmazsa okullar çete yuvasına dönecek, eğitim kurumları eli silahlı, sopalı çocuklarla dolup, taşacaktır."

cumhuriyet
Kaynak:
YORUMLAR
avatar
  • avatar
    mehmet

    Arkadaşlarıma tamamen katılıyorum.Öğretmenler olarak elimiz kolumuz bağlandı.Bunda sadece Hüseyin Çelik 'i suçlamamak lazım.Reyting uğruna her şeyi mübah gören medyamızın da payını unutmamak gerekir.Disiplinin olmadığı yerde başarıdan söz edilemez.Öğretmenlerin saygınlığı ayaklar altında artık.Nasıl bir sonuç bekleniyor ki...

    cevapla
  • avatar
    oguzhan

    bu konudaki eleştirileri siyasi bulup,kendi personelini sürekli aşağılayan,değiştirdiği yönetmelik ve müfredatla öğretmeni hiçleştiren bir kadro umarım değişir.eğitimde faturayı sadece öğretmene çıkarıp,öğrenci ve veliyi ispiyoncu olarak kullanıp,öğretmenin onurunu söz,davranış ve eylemlerle kıranlara sesini çıkarmayan değil, eğitimi siyasetten uzak tutan,öğretmenine saygılı,şefkatli ve koruyucu,ehil bir kadro ile bu 7-8 yıllık tahribatın izleri ancak silinebilir.

    cevapla
  • avatar
    sami

    Bu ülkede öğretmen öğrenciye iki tokat atsa görevinden oluyor, Öğrenci öğretmeni bıçaklarsa 2 ay ıslah evinde spor cezası ile ödüllendiriliyor. Çünkü çocuğun aklı bir şeye yetmiyor yalnız aynı çocuk 1 - 2 sene sonra bu suçu işlerse 20 sne ağılaştıtılmış hapis cezası alabilir çünkü zırt diye aklı yetmeye başlıyor. Öğretmene yasal kalkanlar, öğrencilerede kısmi yaptırımlar şart. Türkiyede öğretmeneler liselerdeki %15 uydurk öğrenciyi temizlese eğitim kurtulur. İki küflü limon bir kasa limonu bozuyor ama diğerlerinin bu limonu temizleme hakı yok. Çok yazık

    cevapla
  • avatar
    murat

    Bunlar daha iyi zamanları daha ne olaylar olacak yeni eğitim sistmei yeni disiplin yönetmeliği 6.5 yıldır var buna göre bunların meyvesi en erken lise bir e geçtiklerinde alınır buda demekk oluyorki en geç 2 yıl sonra şiddete bağımlı kavgacı dövüşçü hakkını nasıl arayacağını bilmeyen balici sorumsuz dengesiz sistemden kopuk okuma yazmayı bilmeyen cahil insanlar yığını geliyor demektir işin vahim tarafı 6.5 yıldır aynı sistemle kaç öğrencinin yetiştirildiği acilen tespit edilip tedbirler alınmalıdır.

    cevapla
  • avatar
    rıfkı

    Öğrencilerin giderek şiddete yöneldikleri doğru.Bunun bir çok sebebi var.Birincisi ahlaki değerler ortadan kalktı.Manevi değerleri vermek irtica ile eş değer.Fakirlik arttıkça şiddet artmıyor.İstanbulun en zengin kesimlerindede şiddet var.Ancak büyük şehirlerde anadoludan gelen ailelerin intibak sağlayamayan,iki arada bir derede kalan çocuklarda şiddetten başka çözüm bulamıyorlar.Kendilerini ifade etmek için şiddeti bir yol olarak seçiyorlar.Birde öğretmenlerin büyük bir bölümü yetersiz.Öğrenciye soru sorma hakkı tanımıyorlar.Öğrenci saçma bir soru sorma hakkına sahip olabilmeli,öğretmende bu soruya akılcı bir şekilde cevap vere bilmelidir.Bu kesinlikle yok.Y adayak atılıyor.Yada öğrenciye hiç bir şey denmiyor.Öğrenci mesela matematik dersinde yaramazlık yaptığında öğretmen yaramazlığı gidermek yerine zayıf vermekle tehdit ediyor.Öğrenci zayıfı göze almışsa o zaman yaramazlık daha yüksek boyutlara taşınıyor.Öğretmen öğrenci ile ilgilenmiyor.Dersimi verir çıkarım zihniyeti çok hakim.Disiplin gerekli ama eğitim daha önde olmalıdır.Buda maalesef öğretmenlerde yok.Eğitimi ders anlatmak olarak algılıyor öğretmen.En korkuncu öğretmen ideolojik davranıyor.Özellikle bu konuda solcular ve ülkücüler çok katı.İstanbulda bir okulda dışarda başörtüsü taktı diye tarih öğretmeni öğrenciyi dersinden bıraktı.Öğrencinin bütün dersleri 4-5 iken tarih bir geldi.Bunları iki yıl önce emekli olmuş bir öğretmen olarak yazıyorum.Tabi bakanlığın akademik çevrelerden oluşmasıda başka bir handikap.Çok iyi teori geliştiriler.Ama pratikte uygulması mümkün değil.Onun için üst kademeye mutlaka eğitimi bilenlerin getirilmesi gerekiyor. Aslında çözüm çok basit.Bana yetki verseler eğitim olayını üç senede çözerim.Çok iddialı olduğunu biliyorum ama bende olayları bildiğimiiddia ediyorum.

    cevapla
  • avatar
    bayram sülü

    öğretmenlerin öğrencilere kaşlarını çatma hakları bile yok.bu mesleği bu hallere getirenler malesef eğitimde katettikleri mesafelerle övünmektedir.bir öğretmen olarak söylüyorum eğitim öğretim bitmiş durumda.öğretmenin bütün amirlerce ciddiye bile alınmadığı,öğrenci nazarında eli kolu bağlı bakıcı konumuna düşürüldüğü ve ekmek parası için tüm bu haksızlıklara başeğmek zorunda bırakıldığı bir zihniyetten ne beklenir ki.eğitimcileri saygın olmayan bir millet nasıl saygın olsun buna da yazıklar olsun.

    cevapla
  • avatar
    ogretmen

    su kadarını söyleyeyim. okullardaki olaylar medyaya yansıyanın yanında. devede kulak

    cevapla
  • avatar
    hegelx

    disiplin yetersiz. ceza yok. caydırıcılık sıfır. ögretmen ve okul mudurlerının yetkılerı sıfır. tum yonetmelıkler ögretmenlerın ısını zorlastırmak onları komuta etmek ıcın hazırlanmıs. sankı promlem olan ogrencıler degıl de ogretmenler

    cevapla
  • avatar
    birdy

    DİSİPLİN. modern ve medeni ingilterede gecen yıllarda öğretmenlere kısmi şiddet hakkı verildi. şaka degil. gercek. cunku gordulerkı cocuklar elden gıdiyor. hemen onlem alıyorlar adamlar

    cevapla
  • avatar
    htm

    disiplin şart. askeriyede neden disiplin var. cünkü disiplini kaldırsalar ülke savunmasız kalır. asker asker olmaz. disiplin hemen şimdi.

    cevapla
  • avatar
    erdem

    disiplin olmazsa egitim olur mu. hüseyin celike tesekkurler. okulları tam kıvamına getırıp gıttı. 6. sınıfta okuma yazma bılmeyen ogrencıler var. ülke sahipsüz olunca boyle olur. bir ğrenci öğretmene küfür etse. öğretmen karsılık bıle veremez. okuldan atamaz. dovemez. sınıfta bırakamaz. az kaldı. ha gayret.

    cevapla
  • avatar
    metehan

    çok yerinde bir tespit. Okulların durumu çok vahim. hüseyin çelik eğitimi laçkalaştırdı. Disiplin olmadan eğitim öğretim olmaz. Öğretmenlerin hiçbir yaptırımı yok. Sınıfta kalma yok, devamsızlıktan kalma yok.

    cevapla
  • avatar
    kemal amca

    çok süper tespitler tebrik ediyorum bu yazıyı hazırlayanı ama yetkililerin kodamanların devletin başındakilerin meb'nın çok aicl tedbir ve önlemler alması lazım, ayrıca eski disiplin yönetmeliğini çok ağır bi şekilde katılaştırılmış olarak geri getirmesi lazım yoksa bu giden çeliğin bozduğu çocukların hiç bir şekilde ehlileştirilmesi imkansız.

    cevapla