Necat Birinci fişlemeyi anlattı

Necat Birinci <m:red>fişlemeyi</m:red> anlattı
Necat Birinci..AK Parti İstanbul Milletvekili..Vekil olmadan önce Milli Eğiitim Bakanlığı Müsteşarıydı..Birinci Müsteşarlık koltuğuna oturduğunda kapalı bir kasa teslim edildi kendisine. Peki içinde ne vardı? İşte dehşet verici açıklamalar..
Son güncelleme: 28.05.2015 / 19:19:12

AK Parti İstanbul Milletvekili Necat Birinci, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı olduktan 1.5 yıl sonra açtığı bir kasadaki klasörlerde; bakanlık bürokratlarının, ilçe milli eğitim müdürlerinin, il milli eğitim müdür yardımcılarının ve okul müdürlerinin fişlendiğini gördüğünü ve bundan irkildiğini söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURT-KUR) Genel Müdürlüğü ile YÖK ile 85 üniversitenin bütçesinin görüşmelerine devam ediliyor. AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, gelişmişlik endeksinde eğitimin önemine değindi. Eğitimin bir bütün olarak görülmesi gerektiğini belirten Ünüvar, okul öncesi eğitimle ilgili ilk 6 yaşın, çocukların karakterinin belirlendiği dönem olduğunu bildirdi. ''Bu yaşlarda ya anne babayı veya çocukları eğiteceğiz'' diyen Ünüvar, okul öncesi, ilk ve ortaöğretimde, oyunun da eğitimin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini savundu. Ünüvar, bilim ve teknolojiye yönelik derslerin pratik olarak yapılmasından dolayı büyük başarı sağlandığını belirtti.

Tıp fakülteleriyle ilgili olarak, ''döner sermayelerinin yüzde 15'lik Hazine kesintisi olduğunu belirten Ünüvar, ''Tıp fakültesi hastanelerine sektördeki normal diğer üyeler statüsünü teklif yapmıştık. Üniversite hastanelerinin, yeri geldiğinde özel sektörün, yeri geldiğinde devletin imkanlarını kullandıklarını göz ardı edemeyiz. Bazı bölümlerde döner sermaye, performansa dayalı hale getirilebilir. Biz Sağlık Bakanlığında bu tür uygulama yaptık ve çok da başarı sağlandı'' diye konuştu.

-''ÇOK CİDDİ ÖLÇÜDE DOKTOR İHTİYACIMIZ VAR''-

Çok sayıda üniversiteye girmeye çalışan genç olduğunu, diğer taraftan da doktor, hemşire eksiği bulunduğunu belirten Ünüvar, şöyle devam etti: ''Sözleşmeli sağlık personeli uygulamasıyla üniversite hastanelerinin kapatılmak istenmesine ilişkin herhangi bir gizli gündem yok. Hemşire ve doktorların, sözleşmeli çalışmasının daha verimli olduğunu düşünüyorum. Tıp fakülteleri 280 milyon civarındaki poliklinik hizmetlerden 15 milyonunu karşılıyor. Sağlık Bakanlığı, poliklinik hizmetlerinin yüzde 85'ini karşılıyor. Çok ciddi ölçüde doktor ihtiyacımız var. Bunları yetiştirecek tıp fakülteleridir. 1986'da bin 875 öğretim üyesi varken tıp fakültelerine 5 bin 200 öğrenci alınmış, 20 yıl sonra öğretim üyesi sayısı 9 bin 20'ye çıkmış ancak alınan öğrenci sayısı 4 bin 900 civarında.'' Ünüvar, başka illere açılacak tıp fakültelerine bazı öğretim üyelerinin evini, arabasını, aile bağlarını bırakarak gidemeyeceğine dikkati çekerek, ''Ankara'nın içinde ikinci üçüncü tıp fakültesi açmamıza engel yok. Bugün tıp fakültesi açma kararı alınması halinde 6 yıl sonra ancak doktor olabiliyorlar. İleriyi görüp tedbir almak lazım. İleride daha sağlıklı nesil için böyle bir karar almalıyız'' diye konuştu.

-''FİŞLERİ SOBADA YAKTIM''-

AK Parti İstanbul Milletvekili Necat Birinci, milletvekili olmadan önce bulunduğu Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde yaptıkları çalışmaları anlattı. Kadrolaşmakla itham edildiklerini ve bunu kabul edemeyeceğini belirten Birinci, şunları söyledi: ''Müsteşar olduktan sonra, bir kasanın anahtarını bana teslim ettiler. 1.5 yıl merak edip de bu kasayı açmadım. Ancak bir gün açtım ve içinden 4 tane büyük klasör çıktı. Bu klasörlerde ne olduğuna baktığımda, bakanlık bürokratlarının, bütün ilçe milli eğitim müdürlerinin, il milli eğitim müdür yardımcılarının ve okul müdürlerinin fişlendiğini, onlara ilişkin bilgilerin olduğunu gördüm ve bundan irkildim. o fişleri arabaya koydum ve soba kullanan bir arkadaşımın evine gittim ve 'şunları yakalım' dedim.'' Birinci, ''Biz mazimizi temizledik, ak sayfayla çalışmaya başladık. Bizi kadrolaşmakla itham etmek büyük haksızlık. İttihat terakkiden bu yana en tarafsız olan biziz'' diye konuştu. Bu sözlerine muhalefet milletvekillerinin laf atması üzerine Birinci, ''Lütfen dinlemeyi öğrenin'' dedi. Ak Parti'li Birinci, CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek'in, ''Bize ders veremezsiniz'' sözlerine, ''Gerekene veririm'' karşılığını verdi. Birinci, 1848'den bu yana yapılan derslik sayısının 440 bin civarında olduğununu, bunun 120 binin son 5 yılda yapıldığını söyledi.

-''ELİNİ KOLUNU BAĞLIYORSUNUZ...''-

Üniversitelere yönelik politikaları eleştiren CHP İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter, ''Elini kolunu bağladığınız devlet üniversitelerinden, dünyanın en iyi üniversitesi olmasını bekliyorsunuz'' dedi. Üniversite hastanelerinin sağlık personeli ihtiyacına değinen Serter, sağlık personel giderlerinin devlet tarafından karşılanmamasının hizmette kalite düşüklüğüne neden olduğunu bildirdi. Üniversite hastanelerinin zaman içinde kapatılmasının düşünülüp düşünülmediğini soran Nur Serter, tıp fakültesi hastanelerinin döner sermaye gelirleri sayesinde ayakta durduğunu, bu gelirlerin bilimsel araştırmalara ayrılan kaynağın yüzde 80'ini oluşturduğunu söyledi. Serter, özel eğitim kurumlarını öne çıkaran anlayışın Türkiye'deki son uygulamasının tıp fakültelerini çökertmek olduğunu öne sürdü.

-''MECLİS ÜYELERİNİN ATAMA LİSTESİ''-

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce de Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in söylemleriyle eylemleri arasında fark olduğunu belirterek, Kahramanmaraş il Genel Meclis üyelerinin yazdığını ileri sürdüğü ''atama listesi'' başlıklı yazıyı gösterdi. İnce, bu listeye adı yazılı kişilerin listede bildirilen okullara atandığını belirtti. İnce, ''Milli Eğitim teşkilatının yeniden yapılandırılması taslakta müsteşar yardımcısı sayısını 5'e indireceğini söylüyor, şu andaki görevlendirmede 8 tane var. Madem 5'e düşüreceksin neden 8'e çıkardığını sormazlar mı? AKP'den aday olanlardan hepsi bir üst göreve gelirken, diğer partilerden aday olanlar eğitim dairesine, bir alt kademeye getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı bugün hukuksuzluk, adaletsizlik, keyfilikle yönetilmektedir. Bu yönetim sürdükçe Türkiye'nin eğitiminde ciddi şeyler beklemememiz doğru olmaz'' diye konuştu.

-IRAK'A KONTENJAN AYRILMASI...-

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek ise ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 92 göründüğünü, okula gidemeyen 1 milyon 110 bin öğrencinin 667 bininin kız öğrencilerden oluştuğunu kaydederek, yüzde 100 okullaşma için daha fazla kaynak aktarılması gerektiğini söyledi. Bazı illerde 5 sınıfın tek derslikte okutulmaya çalışıldığını belirten Özyürek, yüzde 54 oranında da ikili eğitim verildiğini kaydetti. Türkiye'nin sağlık ve eğitim sorunlarını çözecek kaynağa sahip olduğunu savunan Özyürek, üniversiteler için ayrılan ödeneklerin artırılmasını istedi. Özyürek, yeni açılan 17 üniversitede 2 bin akademik kadro bulunduğunu belirterek, ''Sadece kanun çıkarıp, bir binada insanları toplamak yetmiyor. Kendi üniversitelerimizde elemanları hızla yetiştirmemiz lazım. YÖK ile tartışmaları bir kenara bırakıp, kadro ihtiyacının karşılanması gerekir'' diye konuştu. Türkiye-Irak ilişkilerine değinen Özyürek, şunları söyledi: ''Irak'taki öğrencileri de bizim üniversitelerimizde olabildiği kadar geniş sayıda eğitmenin mutlaka yolunu bulmamız lazım. Bu dayanışmayı gerçekleştirmemiz lazım. YÖK üniversitelere giriş sınavında 2 dil aranıyor. Türkçe ve İngilizce bilmeyen yabancıların bizim üniversiteden eğitim alması engelleniyor. 'Bizim hedefimiz teröristlerdir' dediğimizde oradaki halkı kazanmak için üniversitelerimizde kontenjan ayırmak, onların bu kontenjanlardan yararlanmalarını sağlamak yerinde olur.''

-''İŞLERİNİ ASIYORLAR''-

Asistan ve araştırma görevlilerinin maaşlarının düşük olduğuna değinen AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak, bazı profesörlerin çocuklarının üniversitelerde öğretim üyesi olmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. ABD'den burs alarak eğitim gördüğünü belirten Budak, ''YÖK'ün gençlere yurt dışı kanallarının açması gerekir. Dünyayı gezip gördüğünüzde kendi ülkenize dönme ihtiyacı duyuyorsunuz. Gençlerimize sadece bizim burslara değil uluslararası burslara başvurular konusunda motive edilmesi gerekir'' dedi. Budak, ortaöğretimde öğretmenlerin kendi memleketlerinde görev almak istediklerini, ancak burada da işlerini ''astıklarını'' ileri sürdü.

-''ÜNİVERSİTELERDE YOLSUZLUK VE İNTİHAL VAR''-

AK Parti İzmir Milletvekili İbrahim Hasgür de üniversitelerde yolsuzluk olduğunu ve bir çok intihal yaşandığını öne sürdü. Hasgür, ''O kadar çok ki intihal ve yolsuzluk, 'üniversiteler ve yolsuzluk', 'üniversiteler ve intihal' diye yazıp arama verin, tam 500 bin tane kaynak gelir'' dedi. MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal'ın, ''Sen de 'AK Parti ve yolsuzluk' diye yaz, bakalım o zaman kaç tane gelecek'' demesi üzerine, Hasgür, ''Seni ne ilgilendiriyor?'' dedi. Üniversitelerde fişleme yapıldığını ve istihbarat raporlarıyla atamaların gerçekleştirildiğini öne süren Hasgür, ''Her fikirden olan insana, herkese ihtiyaç var. Ne demek, şu bundan, şu bucu diye?'' diye konuştu.

Kaynak: aa
YORUMLAR
avatar
  • avatar
    hakan

    soba kullanan arkadaşının evinde yakmış.mış.mış hadi be sende

    cevapla
  • avatar
    didem

    Sanki siz çok iyisiniz? Kaç kez üküm giydin? Milli eğitimi bölücülere ben teslim ettim değil mi?Birde konuşursun.Oraya gttin kurtuldun hapise girmekten.

    cevapla
  • avatar
    Andronova

    Necati Birinci kaç suçtan hüküm giydi ve milletvekili oldu? Bu sorunun cevabını bilen var mı? Bir de utanmadan konuşurlar. Hüküm verirler. Fişleme bir ayıptır. Ama konuşacak en son insan da Necati Birincidir. Milli eğitim camiasını canından bezdiren bir müsteşar olduğu dönemleri unutmasın. Hak hukuk tanımayışını unutmasın.

    cevapla
  • avatar
    SERBEST

    ya bu ınsanlar neden ben atatürkçiyim diyor neden bu olguyu kullanıyor her insananın her ferdin türkiye toprakları üzerin de yasayan insanın atatürkin aştıgı çigirı devam ettırmek ve bu ülkenın muhasır medeniyetler üstune çıkartmanın yolllarını aramalıdır fakat bu ülkeye ve ben atatürk çiyim diyen insanlar zarar veriyor ataturk çülük ayagına yat sirt üstü yat ne bu ya sen ne urettın sen ne yaptın yazık cok yazık bu ülkede herkez ataturkçü herkes milliyetçi herkes laik herkes devletçi olmak durumun da büyük önderin enfazla sevdigim sözlerinden biri ni söyleyerek son veriyoryum BENİ ÖVEN SÖZLER SÖYLEMEYI BIRAKIN VE BİLİM VE İLİM YAPARAK BU ÜLKENİN ÜSTÜNDE BAÇALAR TÜTÜRMEYE CABA HARÇAYIN BÜYÜK ÖNDER SİZLERİ GÖRSEYDİ HEPİNİZİN KAFASINIKESERDİ

    cevapla
  • avatar
    zeki

    5 yıldır iyi iş yaptıklarını sananlar iyi fişlemişler pkk lıları seçimlere katıp TBMM'ye taşıdılar. Her şey oy ve menfaat için ülke onlar için önemli değil

    cevapla
  • avatar
    mert

    Burada bazı kendilerini bilmezler AKP ye karşı linç kampamyasına, karşısındaki kim olursa olsun hala devam ediyorlar. EEE devir her zaman sizin devriniz olmayacak tabi.Bunu artık kabullenin ve iyi iş yapanlara hakaret etmeyin...Sizin zihniyetinize sahip olanların eğitimi nasıl mahvettiklerini, nasıl adam kayırdıklarını bu millet çok gördü

    cevapla
  • avatar
    ULUKIŞLA

    Karşınızdakileri çok rahat kandırırız sanmayın. Gerçekler çok farklı konuşmakla olmuyor içrata bak .İki günde 20 bin yönetici atandı. Bunlar yapılırken ses çıkmadı. Herşey bu kadar basit değil.

    cevapla
  • avatar
    Dalga Geçiyor

    Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere bütün kurumları kendi tarikatlarına mensup olanlarla doldurdular, AKEPE'li olmayanların yükselmelerini engellediler, tarikatçı olmaktan başka hiçbir şeyden anlamayanları iş başına getirdiler. Sonra da fişlenmekten vs bahsediyor. İnsan biraz utanır. Tabi ar damarı çatlamışsa ona diyecek yok.

    cevapla
  • avatar
    YANSITMA MEKANİZMASI

    Psikolojik savunma mekanizmalarından biri YANSITMA dır. Yansıtma; kendinde olan bir duygu ve davranışın karşısındakinde varmış gibi anlatılmasıdır. Necat BİRİNCİ'nin yaptığı gibi. AKEPE'nin insanları fişlediğini, kadrolaştığını herkes biliyor ve onlar da kabul ediyor. Şimdi bu adamın söylediklerine kim inanır? Acaba kendisi inanıyor mu? Tabi hezeyan gördüğünün farkında mı bilemem?

    cevapla
  • avatar
    Öğretmen

    Birinci'nin söylediği herşey yalan. Ben ülkemi seven, Atatürkçü bir öğretmenim. AKEPE'li değilim. Müdürlük ve müfettiş yardımcılığı sınavlarını kazandım. Ama müdür olarak atanmadım, müfettişlikte de bilgi birikimime bakmak yerine Eğitim Bir Sen üyelerine sorulduğum için elendim. Ataması yapılanlarla ilgili yapılan güvenlik soruşturmasında sordukları soru şu:Namazında niyazında biri mi? Sana ne? Sen adamın mesleki yeterliliğine, ülkeye yararlı olup olamayacağına bak. Bu nedenle geçin bu AK PAK ayaklarını. Hayatımda sizler kadar KARA VE KARANLIK İNSANLAR GÖRMEDİM.

    cevapla
  • avatar
    mara

    Atatürkçü olmaktan bile artık insanların çekinmeye başladıklarından da haberimiz var. Baskı ve adam kayırma yokmuş(!)

    cevapla
  • avatar
    aksorti

    hadi ordan be fişlenmekmiş,28 şubatçılar bir amaç için fişleme yapmıştı.peki ya sizin uygulamalarınızın ismini ne koyalım.sizin döneminizde bakanlık milliden zilli eğitime çevrildi.attınız kuyuya bir taş gelsin bakalım 7 düvelden akıllılarda çıkarsın çıkarabilirlerse.

    cevapla
  • avatar
    eses

    Sayın Birinci mahkeme kararlarını uygulamamaktan dolayı ceza aldı.O da en kestirme yoldan dokunulmazlığa kavuştu.Sayn Birinci biz herşeyin farkındayız.

    cevapla
  • avatar
    halkem

    Amma attın sayın bakanım madem fişleme var isimleri fişlenen müdürleri yazar mısın? Sobada yakmış. Hiç bir bürokrat yakamaz.Sonra Meb müdürü olunca öğretmenden az maaş ve ek ders alınıyo kim müdür olmak isterki.Milli eğt. müdürü (İl Milli Eğt. Md. Hariç), Müdür yrd. ve şube müdürleri zor durumda yahu hani sözü nerede kaldı...

    cevapla
  • avatar
    eğitimci

    hadi ordan işin içindeyim çok inandık!bazı meb bürokratları mahkeme kararlarını uygulamamaktan ağır cezada yargılanırken bazıları kurtarmak için milletvekili oldular kaçarcasına.bu haberi okuyan eğitimciler zahmet olmaz sa bu zorbalığı yapanlar kimlermiş bi araştırsınlar.ayrıca yangından mal kaçırırcasına yapılan yönetici atamalarını kim yapmış?allaha çok şükür ki hep eleştirilen bir yargımız var.yoksa adaleti kim sağlayacak.yönetici atama yönetmeliğinde sınav olmaz sa şundan emin olunsun ki biz eğitimciler bunu yine iptal ettireceğiz bu böyle biline.

    cevapla