Mehmet Çek: Bu darbe Erdoğan’dan kurtulma planlarının son halkası

Mehmet Çek: Bu darbe Erdoğan’dan kurtulma planlarının son halkası
Türkiye’nin 15 Temmuz gecesi yaşadığı kabus gecesini Mehmet Çek’le konuştuk. 12 Eylül darbesinde bedel ödeyen isimlerden birisi olan Çek, bu darbenin, dünyanın ağababalarının Erdoğan’dan kurtulma planlarının yeni bir halkası olduğunu söyledi.

Haber10 Röportaj

Ülkeyi, 15 Temmuz gecesi uçurumun kıyısına sürükleyen FETÖ’cü cuntanın özellikle ordudaki tasfiyesi sürüyor. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında da tespit edilenlere görevden el çektiriliyor. Kimsenin bu kadarını aklının ucundan bile geçirmediği kalkışmayı, bir dönem Haber10’a köşe yazılarıyla katkı sunan Mehmet Çek’le konuştuk. Kendisine FETÖ yapılanmasını, darbe girişiminin iç ve dış dinamiklerini,  akamete uğratılmasındaki önemli unsurları, 248 kişinin hayatına mal olan bu kanlı kalkışmaya “tiyatro” yakıştırmasını, siyaseti ve yapılması gerekenleri sorduk.

FETHULLAH SADECE TAŞERON

- Bu kanlı darbe kalkışmasının arkasındaki dinamikler, sizin bakış açınızla nelerdir?

Kusura bakmazsanız ben bu darbenin arkasından önce önünde kimler var, ona bakma taraftarıyım. Eskiden Solcuların evinde şofben bozulsa Amerikan emperyalizminden, İslamcıların başına taş düşse Batı’dan bilinirdi. O günleri geçtik diye düşünüyorum.

Bu darbeye kalkışan kendi ordumuzdur, kalkıştıran da Fettullah Gülen’dir. Bunun bir kere altını çizelim. Esas oğlan ile esas kız bu ikisi. Diğer yandan yıllardır bütün uyarılara rağmen bilerek, kasten, isteyerek bu paralel yapıya yol verenler, destek olanlar var. Onlara bakalım.

Bu darbenin arkasındaki dinamikler, dış güçlerden filan önce içerideki işbirlikçileri mevcut, onları konuşmak gerek. PKK’nın sudan bahanelerle başlattığı savaşın bile bu darbe girişimi ile ilintili olduğunu düşündürecek çok sebebimiz var.

Diğer yandan elbette ABD’sinden Avrupa’sına kadar bu darbenin dış dinamik ve destekçileri mevcut. Bu darbe dünyanın ağababalarının Erdoğan’dan kurtulma planlarının yeni bir halkasıdır. Fethullah burada sadece taşeron.



16 TEMMUZ’DA KABUSA UYANACAKTIK

- Şayet bu darbe amacına ulaşmış olsaydı, 16 Temmuz sabahı nasıl bir ülkeye uyanmış olacaktık?

Çok özet bir cevap vereyim: İyi ihtimal ile 30 yıl gerimize uyanır, ekonomik, sosyal, siyasal her anlamda eski Türkiye’nin karanlığına dönerdik. Kötü ihtimalde uzun bir süredir Suriye üzerinden ülkemize kaydırılmak istenen iç savaşa…

12 Eylül darbesinin bedel ödeyenlerinden biri olarak konuşuyorum; kabusa uyanacaktık. Stadyumlara doldurulacak insanlar, kapatılacak demokratik kurumlar, lağvedilecek Meclis, idam sehpaları, ağızlarına kadar dolu hapishaneler, darbecilerin hiç bir şey başarmadan bile TRT’de okudukları bildiride ilan ettikleri sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasakları.


BİR İŞE YARAYACAKLARSA YARASINLAR

- 17/25 Aralık yargı darbesinin olduğu, hatta 7 Subat'taki MİT operasyonunun yapılmaya çalışıldığı günlerde paralel yapı, yargı, emniyet, bürokrasi ve Ordu’da köşe başlarını tutmuş ve güçlüydü... Neden o zaman çifte darbe girişiminde bulunmamış olabilir? Neden 15 Temmuz?

Hiç böyle bir şeyi düşünmemiş de olabilirler. Bu iş son çare, artık başka kaçar yol kalmadı diye gündeme gelmiş de olabilir. TSK içine doğru ilerleyen FETÖ soruşturmaları, yaklaşan Yüksek Askeri Şurayı da hesaba katın. Artık risk almak zorunda olduklarını düşündüler. O üst akıl, yıllardır emek verdiği bu kadroların tasfiye edilmeden önce ‘bir işe yarayacaklarsa yarasınlar’ dedi. Harekete geçme kararının, kendi kararları olmadığı yönünde güçlü şüphelerim var.

 Diğer yandan sözünü ettiğiniz 7 Şubat MİT operasyonu çok erken tarihler bu iş için. Düşünsenize 17/25 Aralık sürecinden sonra dahi arayı bulma çabaları var hala.

HADİ LAN ORADAN! TİYATROYMUŞ

- Bu kanlı darbe kalkışmasına "kurgu", "tiyatro" diyenler olduğunu duymuşsunuzdur. Bu yakıştırma için ne söylemek istersiniz?

 Tam anlamıyla psikopatolojik bir durum yani ne diyeyim başka?

Şaşıyorum. Üzülüyorum.

Şaşıyorum çünkü bu kadar mı yahu diyorum soysuzluğun bu kadarı mı? Ülke bir gecede tabir-i caizse öbür tarafa gitmiş gelmiş, köprüler tutulmuş, Meclis bombalanmış, TRT basılmış, darbeciler bildiri yayınlamış, tanklar sokakta, F16’lar tepemizde, caddeler kan içinde, onlarca insanımızı kaybetmişiz burada milyarda bir ihtimalle bu olasılığa imkan vermeyi boş verin böyle bir şeyi seslendirmek bile günahların en büyüğüdür. Soysuzluğun kendisidir.

Üzülüyorum çünkü bu iddiaların sahiplerinin önemli bir kısmı maalesef benim eski yol arkadaşlarım. Hayal kırıklığı mı desem yüreğim mi yaşlanıyor desem ne desem bilmiyorum. Kimlerle oturup kalkmış, nice yıllarımızı kimlerle heder etmişiz?

12 Eylül’de tek el tabanca patlamamış sen elleri kaldırıp teslim olmuşsun; şimdi adamlar F-16 uçaklarıyla bombardıman yapmış, teslim olunmamış. Eee? O zaman bu tiyatro! Hadi lan oradan.

ERDOĞAN’IN VERDİĞİ ÖZGÜVEN SAYESİNDE

- Bu darbe kalkışmasında siyaset nasıl bir sınav verdi?

İktidar partisi açısından pozitif. Pozitif. Bir kere direnmeyi başa aldılar. Bu duruş ve çağrı da anında Halkta karşılık buldu.

Muhalefet açısından “işte özlenen tablo, işte birlik beraberlik, liderlerden ortak tavır” filan şeklinde abartılı sunumlar yapıldığını düşünüyorum. Muhalif siyasetçileri direnişin içerisinde görmedik.

Eğri oturup doğru konuşalım; bu ülke 15 Temmuz gecesi ele geçirilemediyse, bu ülke tankların tüfeklerin hakimiyetine girmeyip, Suriye olmadıysa; bunun en önemli sebebi Erdoğan’ın kendine inananlara verdiği özgüvendir.

 

FETHULLAH’TA KASET BİTMEZ

- Bir kaset komplosuyla CHP genel Başkanlığı'ndan istifa etmek durumunda kalan Deniz Baykal'dan henüz gür bir ses duymadık. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Vallahi ne Cemaatte kaset, ne de Baykal gibilerinde kasetlik mevzu biter, vardır yine bir kasedi.

Hala korkuyorlar Fethullah'tan. Bundandır oluşan kamuoyu ve konjonktüre uygun olarak güya darbe karşıtı duruş sergileyip ancak bir türlü o darbecinin ismini ağızlarına almayışları.

 

YANLIŞ HESAP

- Meydanlara koşup iradesine ve seçtiği Cumhurbaşkanı'na sahip çıkan yüzbinlerin duruşunu siz nasıl  okuyorsunuz? Sizce bu darbe girişimi bütün yelpazeyi bir araya getirdi mi?

Getirmedi ama ‘miş’ gibi yaptı. Bazıları hala çekimser; hatta darbenin başarılı olamamasından dolayı kederlenenlerin, fırsat bulduklarında da darbecileri bir kenara bırakıp siyasi rakiplerine yüklenmeyi tercih edenlerin varlığı da aşikar. Ancak büyük çoğunluk, oynanmak istenen oyunu gördü. Bunun, kendi ülkesinin bağımsızlığına ve geleceğine bir darbe olduğunu kavradı. O gece işte o büyük çoğunluğun gecesi oldu.

Bu bir halk direnişinden de öte bir halk devrimiydi. Portekiz’deki Karanfil Devrimi bile bu kadar muhteşem değildi. Halkımız tüm dünyaya müthiş bir direniş ve Demokrasi dersi verdi.

Bundandır ki darbeye kulp takanlar, darbe girişimini küçümseyenler buraya baksınlar. Eksiklik darbecilerde değil ama fazlalık milletimizdeydi o gece.

Zaten darbecilerin de hesaba katmadığı bu idi.

Yoksa planları muazzama yakın, kendileri ise belki de gereğinden fazla cesur ve gözlerini karartmışlardı.

Ancak karşılarında ölmek için sokağa çıkmış bir halk buldular.

ÖLMEK ÜZERE SOKAĞA ÇIKAN HALKI HİÇ HESABA KATMADILAR

Bacağını kaybeden hanımefendinin ‘bacak dediğin nedir ki, vatan kurtuldu’ diyecek kadar büyük bir serdengeçmişlikle karşılarına dikileceğini hesap etmemişlerdi.

Ayağında terlikle koşan Hatice teyzeyi, elinde sopayla tankın üstüne yürüyen Fatma ablayı, abisine "çocuklarım size emanet" diye mesaj atıp köprüye koşan Yasin’i de hesap etmemişlerdi. Darbeciler hava kuvvetlerindense havadan saldırırlar diye Emniyet binasının çatısına uçaksavar koyduran Emniyet Müdürünü hesap etmemişlerdi. Sebze tezgahlarından tanklara barikat yapan Hüseyin amcayı, hayatında sokağa sigara izmariti atmak kadar dahi kanunsuzluk yapmamışken o gece elinde baltayla sokağa çıkan emekli memur Asım abiyi, Askeri garnizonların kapısını belediyesinin iş makineleriyle kapatan belediye başkanlarını hesap etmemişlerdi.

Akıncı Üssü’nden uçak kalkmasın diye, tarlada toplamadığı sararmış buğdayları ateşe vermek suretiyle duman çıkarmaya çalışan köylüleri, Trabzon’da, Adana’da, Erzurum’da bir saat içinde sokağa inen on binleri, Adapazarı’nda polisiyle yan yana askerle çatışan binlerce insanı, hükümetle araları limoni denilirken Diyarbakır’da, Van’da, Batman’da, Urfa’da alanları işgal ederek devletine sahip çıkan, sabah namazlarını valilik binası önünde kılan Kürtleri hesap etmemişlerdi.

Yoksa bu iş olurdu da o gece, niçin olmasın?

HÂLÂ ÇALIŞIR DURUMDA BİR AYGIT!

- Devletin kılcal damarlarına kadar sızan ve mızrak ucu olarak kullanılan FETÖ, 7 Şubat MİT, 17/25 Aralık yargı ve nihayet 15 Temmuz darbe girişimine kalkıştı. FETÖ ve Batı artık burada durur mu? Tehlike sizce geçti mi?

 FETÖ’nün tamamıyla deşifre olduğu, gücünün önemli bir bölümünü yitirdiği, en sağlam destekçilerinin bile artık kendisini savunamayacak duruma düştüğü kesin. Ancak hâlâ birileri tarafından kullanılabilir! Çalışır halde bir aygıt mı? Evet. O halde tehlike geçmiş değil.

ENGELLENMİŞ OLMASI BÜYÜK BAŞARI

-  Bu darbe girişimi neden önceden engellenememiş olabilir? 

Bir istihbarat zaafının Cumhurbaşkanı birinci ağızdan kabul etti zaten. Ancak hesaba katmanız gereken bir nokta şu: Siz sivil siyasetçiler iken karşınızdakiler tamda da bu iş için donanımlı bir kesim olan asker, polis ve istihbaratçılardan oluşuyor.

CIA gibi bir dünya istihbarat ve komplo ‘starına’ karşı mücadele ediyorsunuz. Deneyimli. Darbenin engellenebilmiş olması bile büyük bir başarı bence. ABD, bu yenilginin bir benzerini çok yıllar önce Domuzlar Körfezi çıkartması sırasında Küba halkından almıştı.

Dediğim gibi, engellemiş olmak, yenmek büyük başarıdır. Öncesi sonrası konuşmak artık anlamsız.

İNCE ELEYİP SIK DOKUNMALI

- Yargı, Emniyet, Ordu ve bürokraside yapılan ayıklama operasyonu yeterli ve etkili olacak mı?

Bu ayıklanma işleminin ne kadar sağlıklı yapılacağına bağlı. Bu anlamda özellikle mevki ve makam sahibi yetkili AK Parti kadrolarından artık 15 Temmuz ruhuna uygun hareket etmelerini, liderleri Erdoğan’a sahip çıkmalarını, adamcılık ve kayırmacılıktan uzak durup FETÖ elemanlarını deşifre ve tecrit etmelerini bekliyoruz. Benim tek endişem bu noktada.

 

HÜKÜMET BU DESTEKLE CESARETLİ ADIMLAR ATABİLİR

- Orduyla ilgili yapısal bir dönüşüm bekliyor musunuz?

Eee elbette. “Olur ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız, hâlbuki hakkınızda o bir hayırdır. Ve olur ki bir şeyi seversiniz, hâlbuki hakkınızda o bir şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara süresi)

Kuvvetle ihtimal şimdilerde bizi hüzne boğan, ödediğimiz bedellerin yüreğimizi acıttığı, memleket semalarımızı karartmış bütün bu gelişmeler ileride ülkemiz açısından kazanıma dönecektir. Bu anlamda hükümet halkından aldığı bu muazzam destekle art arda cesaretli adımlar atabilir. Atmalı da zaten.

- Yeniden yapılanma süreciyle ilgili, akıllarda pek çok soru işareti var. İnsan kaynakları da bunlardan biri. Balyoz davasıyla ordudan ayrılanların dönmesi olası mı?

İhtimal vermiyorum. Hata olur.

YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİSTEMİ ŞART

- Bütün bunlar olurken yapılan hata ve eksiklikler neler? Sizce geleceğe dönük olarak atılması gereken adımlar, alınması gereken adımlar neler?

Bu Cumhuriyet artık yama tutmuyor. Köklü reformlara ihtiyaç var. Yeni bir anayasa ile topyekun değişim zorunlu diye düşünüyorum. Başkanlık sistemine geçiş daha fazla ertelenmemeli. Bununla birlikte Ordu ve MİT gibi kurumlar yeniden yapılandırılmalı.

 

YENİ DÜNYA ARTIK ASYA

-Kalkışma sonrası Türkiye’nin jeopolitik tercihlerinde oluşabilecek değişikliklerle ilgili ne düşünüyorsunuz? Türkiye ile NATO ilişkilerinde bir değişiklik olur mu?

Olmamalı. NATO bir mevzidir. ABD ve AB ile de düşman olacak değiliz ancak dışilişkilerimiz çeşitlenmelidir. Rusya, İran, Çin ve diğer Asya ülkeleriyle Afrika ve Latin Amerika ile daha fazla yakınlaşmalıyız. Yeni dünya artık Asya’dır.

 

- Darbe girişiminden sonra Türkiye-Rusya ilişkilerinde hızlı bir iyileşme ve ilerleme kaydedildi. Türkiye-Ortadoğu ilişkilerine etkisi nasıl olur?

Her ilişkinin en nihayetinde olumlu bir katkısı olur en kötü şeydir ilişkiyi kesmek. Olumlu olur yani. Suriye sorununun çözüm sürecine katkı koyar. Bununla birlikte PKK’yı geriletecek kimi gelişmeler de söz konusu olabilir. Şunu da kabul edelim Ortadoğu’da belirleyici etken hâlâ ABD.

 

UĞUR MUMCU CİNAYETİNE KADAR GİDİLEBİLSE KEŞKE

- Ortaya çıkan FETÖ'cü cunta fotoğrafı, sis perdesinde kalmış, üstü örtülmüş, dosyası kapatılmış bazı karanlık ellerin olduğu tahmin edilen olayların, suikastlerin aydınlatılmasına da vesile olabilir mi?

Olmaz mı? Biliyorsunuz gazetenizde de daha önce yazdım; yıllardır takipçisiyim ROBOSKİ ve HRANT DİNK davaları. Ayrıca Rahip Santoro, Zirve Yayınevi cinayetleri mümkün olsa daha geriye gidilse Uğur Mumcu cinayetine kadar dayanmanız işten bile değil.
 

O GECE: GELECEĞİNİZ İÇİN SOKAĞA ÇIKIN!

Siz aynı zamanda sosyal paylaşım sitelerinde de tanınmış ve etkili bir isimsiniz, kurucu başkanı olduğunuz BİRLİK DAYANIŞMA GRUBU’yla darbe gecesi önemli bir rol oynadığınızı biliyoruz. Bize o geceyi ve yaşananları anlatır mısınız?

O gece sosyal paylaşım sitelerinin bir ülkenin geleceğinde nasıl belirleyici bir rol oynadığına tanık olduk gerçekten. Dakikalar içerisinde ülkemizi belki de felaketin eşiğinden sosyal paylaşım siteleri kullanıcıları çevirdi diyebiliriz.

Çok kısa sürede on binlerce insan, yüzbinlerce paylaşım yaparak milyonlara ulaştılar.

Bize gelince,

Saat 22:20 gibi ilk tanklar, köprüde görülmeye başladığı anda telefon trafiğimiz de başladı.

Saat 22:53 gibi DTİK (Dünya Türk İŞ Konseyi) Yönetim Kurulu Üyesi ve Avrupa Komitesi Başkanı Sayın Suat Şahin ve AK Parti istanbul milletvekili Sayın Metin Külünk ile bir şekilde istişare ederek daha fazla beklemenin geri dönüşü olmayan bir sonuca yol açabileceğini eğer yapılabilecek bir şey var ise şimdi yapılması gerektiğini kararlaştırdık.

Henüz Cumhurbaşkanımız yayına bağlanmamıştı bu dakikalarda..

Son olarak Suat bey kardeşimin "tamam abi, çıkalım, olayın rengi....." dediğini duyduğumu hatırlıyorum.

O andan itibaren sosyal paylaşım sitelerinde genellikle tek cümleden oluşan anonslarımızı patlattık.

- CEMAATÇİ ASKERLER DARBE YAPIYOR, ALLAHINI SEVEN SOKAGA ÇIKSIN

- EVİNDE OTURAN, SEYREDEN İHANET EDER BU ÜLKE BİR ASKERİ DARBEYİ DAHA KALDIRAMAZ,

- BU ÜLKEYE KARŞI BİRAZCIK AİDİYET BESLEYEN HERKES SOKAĞA ÇIKSIN, DARBECİLERE KARŞI KOYALIM!

- BİZ HALKIZ BU ÜLKENIN GERÇEK SAHİPLERİYİZ DEVLET BİNALARINI KUŞATIN, SİVİL İRADEYE SAHİP ÇIKIN!

- YA DARBECİLER ÖLECEK BU DEFA YA BİZ, TESLİM OLMAK YOK, BİR DAHA ASLA

- DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ

- ÜLKESİNİ SEVEN HERKES SOKAĞA ÇIKSIN, BU CEMAATE TÜRKİYEYİ TESLİM ETMEYİN

- GELECEĞİNİZ İÇİN SOKAĞA ÇIKIN!

Tabi biz o gece grup olarak organize olmanın da avantajını yaşadık. Ortak mesajlarda 40 kadar yönetici arkadaşımız 1680 üyemiz ve kişisel sayfalarımızdan kendi takipçilerimizle birlikte bir anda binlerce paylaşım yaptık.

İlk anonslarımızın, paylaşımlarımızın ardından arkadaşlarımız kendileri de telefonlarını kaparak sokağa fırladılar. Ondan sonra sadece merkezden yönlendirme işi kalmıştı, sanırım onu da hakkıyla yaptık.

Köprü’ye ilk çıkanlar arasında, Genelkurmay başkanlığı önlerine ilk gelenler arasında, Saray’a koşanlar arasında hep bizim arkadaşlarımız vardı şükür.

Sonuç itibariyle bence o gece darbenin iki kilit anı vardı.

Birincisi, daha fazla vakit kaybetmeden halkımızı sokağa çağırmak suretiyle karşı darbeyi başlattığımız an ki başarılı olduk. 

İkincisi Cumhurbaşkanımız’ın telefondan da olsa bir şekilde TV’lere bağlandığı an. Durumun vahametini hala anlamayanlar, sallananlar da o an uyandı.
 

MEHMET ÇEK KİMDİR?
İsviçre’de yaşıyor. Sosyal paylaşım siteleri ve bazı yayın organlarında yazıyor. 12 Eylül 1980 darbesinde tutuklanıp yıllarca hapis yattıktan sonra işkenceden doğan sağlık sorunları sebebiyle yurtdışına kaçmak zorunda kalarak göçmenliği de tatmış bilahare gıyabında aldığı yeni hapis cezaları dolayısıyla uzun yıllar ülkesine dönememiş geçmiş dönem Türkiye sol’unun tanınmış simalarından.
2000’li yıllardan bu yana Recep Tayyip Erdoğan’ın izlediği siyasi çizgiye yakın durup destek veriyor.
Evli ve 2 çocuk babası.

YORUMLAR
avatar
  • avatar
    Muhsin YAZICIOGLU

    anlasilan türkiyeye kapak atarak yasama kosullari yeniden yaratmak icin anlatiyor bunlari yoksa kendisi de inanmiyor bu anlattiklarina.... Dünya alem gülüyor bu darbeye... böyle darbe mi olur diyorlar?!!!

    cevapla
  • avatar
    Mirza

    Tespitleriniz için teşekkür ederiz ogece sokağa çıkmama vesile olan mehmet çek Allah razı olsun sizden

    cevapla