-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Yeni Yıla Eski Enflasyon
Taha Özhan
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Yeni Yıla Eski Enflasyon

Merkez Bankası (MB) Aralık ayında yaptığı açıklamayla önümüzdeki üç yıl için enflasyon hedefini açıkladı. 2008 dahil gelecek üç yıl için enflasyon hedefi yüzde dört olduğunu açıklayan MB, geçmiş iki sene boyunca hedefleri tutturamamış olmanın baskısını yeni hedeflerine pek yansıtmış görünmemektedir. MB’nin 2008 enflasyon tahminlerine göre çeyrek enflasyonlar da açığa çıkmış oldu. Belirsizlik üst sınırına göre Ocak’ta %9.1’le başlayan enflasyon Aralık’ta %6’yı ancak yakalayabiliyor. MB’nın hedefleriyle uyumlu ekonomi politikaları hayata geçerse, Ocak’ta %7.1 ile başlayan enflasyon Aralık’ta %4 ile hedefi yakalıyor. Belirsizlik alt sınırının oluşmasına sebep olacak politikalarla ise Ocak ayında %5.1 öngörülen enflasyon yıl sonunu %2 ile kapatıyor. MB benzer hedeflemeleri son iki senedir yapmaya devam ediyor. Bankanın enflasyon rakamlarının oldukça uzağına düşen hedefleri daha önceki senelerde de tartışma konusu olmuştu. Üçüncü sene içerisinde de hedef tutturulamadığı gibi sapma da büyük olursa, MB’nın güvenirlilik sorunları yaşayacağı şimdiden aşikar. Bu sene içerisinde %4 beklentiye karşın %8 gerçekleşme oranının oluşturduğu baskıyı da hesaba katınca MB’nın önümüzdeki üç yılı ciddi baskı altında geçireceğini söylemek yersiz olmaz. Bütün bunlara MB başkanının hala hükümetle uyumsuz havasını veren açıklamaları, Para Politikası Kurulu’nda boş bulunan ve ataması hala yapılmayan koltuklar ve bankanın İstanbul’a taşınma konusunu da ekleyince iyi yönetiminde sorgulanması gerekiyor.

MB önümüzdeki üç yıl için enflasyon hedefini hangi kriterlere göre %4 hesaplamıştır. 2009 ve 2010’u şimdilik göz ardı etsek bile; 2008 hedefi hangi kriterlere göre %4 hesaplanmıştır. Geçen senenin tecrübesi ortadayken daha muhafazakar bir hedef konulamaz mıydı? Hedefin sayısal değerinin dışında, MB’nın sadece enflasyon düşürmekle ilgilenen, adeta büyüme konusunda ilgisiz gözüken tavırları, eğer neoliberal bir ortodoksiden kaynaklanmıyorsa sebebi nelerdir? Bütün bu suallerin cevaplanması gerekiyor. Özellikle üçüncü çeyrekte GSMH büyümesinin %2 çıktığı bir ekonomik dönemeçte, 2006 enflasyonun altında bir enflasyon çıkmazsa daha sıkıntılı bir yeni yıl başlangıcının geleceğini akıldan çıkarmamak gerekiyor. MB enflasyon hedeflemesine geçişinden bu yana tartışmalar da hız kesmedi. Bu hem hedeflemenin hala iktisadi literatürde tartışılan bir mesele olmasından hem de iki yıl boyunca hedeften çok büyük sapmalar olmasından kaynaklandı.

Enflasyon hedeflemesi ilk olarak 1990’da Yeni Zelanda’da uygulandığından beri bir çok ülke tarafından bir para politikası türü olarak açıkça kullanılmaya başladı. Öyle ki enflasyonla mücadele belli bir sayısal hedef konulmadan da yapılan bir mücadeledir. Lakin açıktan sayısal enflasyon hedeflemesini savunan iktisatçılara göre, sayısal hedefi olmayan enflasyon mücadelesi de içkin ya da dahili enflasyon hedeflemesi olarak yorumlanmaktadır. Bu durumda neredeyse bütün merkez bankaları aleni veya gizli hedefleme içerisindedirler. Ancak son 17 senelik dünya genelindeki hedeflemelere bakıldığında, enflasyonun, hedefleme politikası ile belli oranlarda düşmekle birlikte gelişmiş ama açıktan enflasyon hedeflemesi yapmayan ülkelerin oranlarının altına inmediğini görüyoruz. Enflasyon hedeflemesine geçebilmek için belli şartların oluşması gerekmektedir. Bir çok makro ekonomik göstergenin yanında küresel finansal sisteme entegre olmuş veya liberalizasyon sürecinin devam ediyor olması gerekmektedir. Bunlar ise küresel volatilitelerle beraber ithal enflasyon riskini beraberinde getirmektedir. Mesela enerji fiyatlarında yaşanan artışlar, küresel mali krizlerin sonuçlarının eş zamanlı olarak ülkelere yansıması gibi. Ayrıca hedeflemenin süresi, hedeflenen bant ve sapmaya karşı politikalar da enflasyon hedeflemesinde hayati rol oynamaktadır. Bununla birlikte, ülke tecrübeleri, %10 üstü enflasyondan düşük enflasyon hedeflemesine geçişlerde beklenenden daha fazla risklerin ve sapmaların olduğunu göstermektedir. Türkiye’de bu konuda bir istisna olamamıştır. Enflasyon hedeflemesinin sadece MB tarafından belirlenip belirlenmemesi de ayrı bir tartışma konusu durumundadır. Öyle ki hedef koyma bağımsızlığı ile bağımsız para politikası araçlarına sahip olmak iki ayrı olgudur. İkisi arasındaki denge kaybolursa gerek sosyo-ekonomik ihtiyaçlarla gerekse de büyüme hedefleriyle mezkur ‘bağımsızlıklar’ karşı karşıya gelebilir. Bütün bunların dışında kur seviyesi de ayrı bir değişken olarak enflasyon ve hedefi üstünde baskı oluşturmaktadır.

Enflasyon hedeflemesine geçişte ve uygulamada hayati nokta ideal enflasyon hedeflemesinin bir çok merkez bankası için belli maliyetler karşılığında tercih edilen bir para politikası olmasıdır. Fiyat istikrarının ekonomik istikrarın çok önemli bir ayağı olduğu elbette doğrudur. Lakin bütün araçlarla bu istikrarı sağlamaya odaklanmak, başka hedefleri ıskalamayı beraberinde getirebilir. Ayrıca %2 nihai enflasyon hedeflemesini yakalamaya çalışmanın bir süre sonra saplantıya dönüştüğünü de söylemek gerekiyor. Bir çok yapısal sorunu bünyesinde barındıran kalkınmakta olan ülke ekonomilerin, at gözlüğü takarak enflasyon hedeflemesine kilitlenmesinin de çok tatmin edici bir açıklaması bulunmamaktadır. Özellikle büyüme ve istihdam yaratma odaklı para politikası karşısına oturtulan türden enflasyon hedeflemesi anlayışının sorgulanması gerekmektedir. Enflasyon elbette göz ardı edilemeyecek önemli bir sorundur. Lakin bu sorunun genel iktisadi sıhhatin bir parçası olduğu da göz ardı edilemez. Dolayısıyla enflasyon hedeflemesini genel ekonomik terkibin bir unsuru olarak görmek zorundayız.

Kasım ayı itibariyle enflasyonumuz 2007 hedefinin 2.5 kat üstünde çıkarak, yaşanan sapmanın büyüklüğü ortaya koymuştur. Öyle ki gelinen son noktada 11 aylık enflasyon yüzde 8.15, MB’nın beklentisi olan %7.9’u bile aşmış durumda. Son veriler ışığında MB’nın daha gerçekçi bir enflasyon hedeflemesi yapmasını beklerken; Merkez Bankasının yüzde dört hedefini önümüzdeki üç sene için değiştirmediğini görüyoruz. MB enflasyon hedeflemesine geçtiğinde heyecanlanmış, yıl sonu sapmayı görünce ihtiyatlı davranarak ‘önümüzdeki maçlara bakacağız’ demiştik. 2006 hedeflenen enflasyon tutturulmayıp %9.65 çıkınca, ‘tek hane de bir başarıdır’ demek zorunda kalmıştık. 2007’de 2006’nın az altında bir enflasyon oranının çıkması durumunda ne yapmalıyız? Önümüzde iki yol bulunuyor, ya geçen senenin altında bir oran çıktığı için sevinmeye devam ederek bir ‘başarı hikayesi’ anlatacağız; ya da ‘olayın gidişatı zaten tuhaftı, bu hazin son değil’ diyerek ‘enflasyon hedeflemesini’ bir söyleme dönüştüren hedeflemeleri yeniden sorgulayacağız.

Ocak 2008, Anlayış

Bu makale toplam 1264 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1840, Satış 1.1940; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7770, Satış 1.7930
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi