-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Avrupa'nın İslâm Korkusunu Kaşımak...
Hasan Kösebalaban
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Avrupa'nın İslâm Korkusunu Kaşımak...

Wall Street Journal'ın Türkiye'yi hasta adam ilân meşhur yazısı, ardından ABD Savunma Bakanlığı müsteşarı Douglas Feith'in açıklamalarının oluşturduğu gündemde Time dergisinin başörtülü Mona Lisa fotoğrafının süslediği kapağı bir an "ne oluyoruz" sorusunu sorduruyor. Pollock, Feith ve bu arada AKP'nin para kaynaklarını sorgulayan makalesiyle Michail Rubin, Türkiye'yi hizaya getirmeye amaçlayan bir dizi çıkışlar yaptılar. Bu çıkışlar sözkonusu kesimin Türkiye'deki dostları tarafından da dillendirildi. Bush'u yılın adamı ilan eden Time'ın hedefi Türkiye, muhatabı ise Avrupa. Dergi, Avrupa kültürünü sorgularken, imalı bir şekilde Türkiye'nin AB üyeliğine dair Avrupa içindeki muhalefetin damarına basıyor. Bu nedenle Time'daki başörtülü Mona Lisa'yı görecek bir Alman'ın ya da Fransız'ın, hele hele bir Avusturyalı'nın, özellikle de bu günlerde bir Hollandalı'nın kafasında kapı komşusu Müslüman kız canlanacaktır. Bir de kapıyı çalan 80 milyonluk Türkiye. Bu nedenle gayet planlı, kapsamlı bir ajitasyonla karşı karşıyayız. Hedefte hem Türkiye, hem Avrupa Birliği var.

Time'ın kapağında Avrupa'nın en hassas damarına basılmış, Avrupa'daki artan Müslüman nüfusla birlikte başlayan kültürel yozlaşmadan endişeli kesimler provoke ediliyor. Mona Lisa Avrupa kültürünün en önemli eserlerinden biri, Avrupa medeniyetinin âdeta bir sembolü. Böyle bir benzetme Avrupa kültürel milliyetçileri açısından yenir yutulur cinsten değil. Time'ınki aslında yeni de bir çıkış da değil. Daha önce benzer bir söylemi Amerikan yeni muhafazakarların fikir babalarından Bernard Lewis seslendirmişti. Alman gazetesi Die Welt'in kendisiyle gerçekleştirdiği mülâkatında, Lewis mevcut nüfus eğilimleri sürdüğünde Avrupa nüfusunun çoğunluğunun Müslüman olacağını iddia ediyordu. Kendisine transatlantik ilişkilerinin geleceği sorulduğunda Lewis'in cevabı, gelecekte Avrupa diye bir yer olmayacağını, Avrupa'nın Arap batısının yani Mağrib'in bir parçası olacağını, bu nedenle Amerika-Avrupa değil, Amerika-İslâm ilişkilerini konuşmak gerektiğini söyleyerek karşılık veriyordu (28 Temmuz 2004). Bu açıkçası Die Welt'in Almanya'da merkez-sağ okuyucu kitlesine gönderilmiş güçlü bir provokatif mesajdı.

Lewis'in bu yorumu Almanya ve Avrupa'da yoğun tartışmalar başlattı. Almanya'nın Bernard Lewis'i diyebileceğimiz Suriye asıllı müsteşrik Bessam Tibi uzun yıllardır Avrupa'da bir İslâm tehdidinden dem vuruyor. Tibi'ye göre, Avrupa bir İslâm tehdidiyle karşı karşıyadır, ancak Avrupa'nın gelecekte İslâmlaşmaması ancak İslâm'ın Avrupalılaşmasıyla mümkün olabilir. Gerçi Tibi Türkiye'nin üyeliğine karşı ama içi boşaltılmış, Avrupalılaşmış bir İslâm'ın tehlikeli olmadığı konusunda Türkiye'deki Batıcı kesimle aynı fikirde olduğu ortada. Sonunda Avrupa da kurtuluşunun Kemalizm'de olduğunu görür mü bilinmez ama aslına bakarsanız Avrupalı Türk Mona Lisa'ların başörtüsü takıp takmaması Avrupa açısından sorunu çözmüyor. Sorun bu hanımların isimlerinin Lisa değil, Ayşe ya da Fatma olmasıdır. O anlamda Tibi'nin formülü, yani Müslümanların Avrupalılaştırılması da nihaî bir çözüm olarak fazla ümit vadetmiyor. Başkalarına İslâm vaazetmeyi çok seven Avrupa kendisi çok kültürlü olmayı içine sindiremediği için, Meriç nehrinden ötesine vize koymaya kararlı. Oradan içeride kalanlarla nasıl başedeceklerini ise daha sonra kendileri düşünecekler.

Avrupa için İslâm meselesinin Yahudi meselesi kadar kolay çözümlenemeyeceği ortada. Aslına bakılırsa, Avrupa'nın yabancı -göçmen- nüfusa fena halde ihtiyacı bulunuyor. Giderek yaşlanan Avrupa nüfusu, giderek azalan üretim kapasitesi demek ve sosyal refah sistemine binen giderek fazlalaşan, üretken olmayan yaşlı nüfus demek. Hâlen AB nüfusunun 20 yaş altında olanları toplam nüfusun yüzde onbirini, altmış yaşın üzerindekilerse yüzde ellisini teşkil ediyor. Avrupa'da ölüm ve doğum oranları şimdilik dengeli bir halde, ancak bu iki oranın dengeli olması nüfusun yaşlanmakta olduğunun ya da bir başka deyişle, gelecekte hiçbir zaman dengeli olamayacağının alâmeti. Örneğin, Almanya'da 60 yaşın üzerindekilerin toplam ülke nüfusuna oranı 2000'de yüzde 23'ken, 2050'de yüzde 41 şeklinde gerçekleşecek. Aynı rakamlar, Fransa'da 2000'de yüzde 21, 2050'de yüzde 38, İspanya'da 2000'de yüzde 22, 2050'de yüzde 44 (kaynak: Eurostat). Avrupa'nın sınırlarını Doğu'ya doğru genişletmesi de sorunu çözmüyor, zira orada da benzer bir yaşlanma eğilimi var. Bu durumda sosyal refah politikalarının uzun vâdede sürdürülebilirliği bulunmuyor. Avrupa'nın önündeki tek çözüm yolu, İkinci Dünya Savaşı'nda sonra Almanya'nın yaptığına benzer bir nüfus takviyesi. Bunu da sağlayabileceği en mâkul ve yakın yer ise yine İslâm coğrafyası. Türkiye'nin üyeliğinin, AB'ye getireceği bütün yüke rağmen iktisadî açıdan mâkul olmasının tek nedeni budur. AB nüfustaki yaşlanma sorununa bir çözüm bulamadığı ve kıta dışından nüfus hareketlerine kapalı olduğu müddetçe, gelecekte küresel güç olma iddiasını da sürdüremeyecek.

Amerika'dan Avrupa'ya yönelik yapılan provokasyonların amacı Avrupa'da İslâm korkusunu kaşıyarak, Avrupa'yı küresel bir güç olmaktan çıkarmak olarak görülüyor. Bu arada Türkiye'nin AB'ye yakınlaşması bir anlamda Amerika'dan uzaklaşması yani "Amerika-Türkiye-İsrail ekseni"nin bozulması anlamına geleceğinden, Amerikalı malum çevreleri rahatsız ediyor. Türkiye'nin olgunlaşıp Batı'yı bir tek bütün olarak değil, farklı bloklar halinde kabul etmeye başlaması, bu kabule göre siyaset yürütmesi ve daha da önemlisi tek yönelimli dış politikadan çok yönelimli dış politikaya geçiş yapması rahatsızlık uyandırıyor. Diğer taraftan, Avrupa'nın nüfusu hızla eriyen bölgesel bir güç olmaktan çıkıp, küresel bir güç olması ancak Türkiye'nin üyeliğiyle mümkün. Bu anlamda Avrupa Türkiye muhtaçken, Türkiye'nin ise Avrupa'yı dış politika boyutlarından bir boyut şeklinde düşünmesi gerekiyor. Türkiye'nin küresel bir aktör haline gelebilmesi ancak, at gözlüklerini çıkarıp, çok boyutlu görmeye ve düşünmeye başlamasına bağlı.

Kaynak: YARIN Dergisi, Nisan 2005

Bu makale toplam 977 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi