|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Serpil Yılmaz
Sabah-atv ihalesi neden iptal olabilir? (3)
TMSF, 7 Kasım'da yapılacak Sabah-atv ihalesini 5 Aralık'a ertelemeden önce "Bu ihale tehlikeye girdi" diye yazdım, son iki gündür "Sabah ve atv ihalesi neden iptal olabilir?" sorusuna yanıt arıyorum. Bugün sözün bittiği yere gelindi, Nurol-Carlyle ihaleden çekiliyor, diğer ikisinin de ihaleye girmesi kesin değil. Türk medyasının ikinci en büyük grubu bu ihale sonucunda belirlenecek. İhaleye ilgi duyan çok sayıda firmanın devre dışında kaldığını, başvuran üç gruptan ikisinin de hükümete yakınlığını yazıyorum, kimi okurlar soruyorlar: "Kim alsın istiyorsunuz?" Bu soruya yanıt verirken bir gazetecilik ilkesini hatırlatacağım. Gazeteciler "koltuk" dağıtmazlar, "koltukları" sorgularlar. Bu ihalenin doğru sorusu "Kim alsın?" değil; "Doğası gereği hükümet dışı bir alan olan medyanın, iktidar tarafından kuşatılma riski var mıdır?"dan ibarettir. Kaldı iki firma Dün itibariyle bilgi odasında son günlerini dolduran gruplar, 4 Aralık'ta TMS'ye kapalı zarfla tekliflerini sunacaklar. 5 Aralık'ta ihale olacak. Sabah-atv ihalesine girmek için başvuran 3 grup içinde, Başbakan Erdoğan'ın yakın dostları arasında anılmayan tek grup olan Nurol-Carlyle, bilgi odasına gelen son kârlılık bilgilerine göre son anda ihaleden çekilmeden kararı aldı. Bu durumda geriye Ahmet Çalık (Turkuvaz) ile İpek-Koza-RTL konsorsiyumu kalıyor. Yapılan tahminlere göre, TMSF'nin belirlediği 1.1 milyar dolar muhammen bedel bu gruplar için de yüksek kalacak. Peki ihaleye kim girecek? Orası artık iyice şüpheli. Zaten Çalık'ın ihaleye başvuran şirketi Turkuvaz henüz yabancı ortağını da belirlememişti. İhaleye iki grup girerse, rekabet şartlarının oluştuğu savunulabilecek mi? Yoksa "İki grup ile ihale olmaz" denip iptal mi edilecek? Değer kaybediyor Korkarım ki bu ihale iptal edilecek ve TMSF'nin hükümet kontrolündeki yönetim anlayışından dolayı Sabah-atv'nin fiyatında düşüş sürecek ve birileri bu büyük grubu üç kuruşa kapatacak! İhale sürecinin kötü yönetildiğini, gelinen son durumdan daha iyi hiç şey anlatamaz. TMSF'den 5 tane yabancı grup şartname almıştı. Bunlardan yalnızca biri ihaleye girmek için başvurdu: RTL. Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve ABD merkezli 4 medya kuruluşu ortada yok. TMSF Sabah ve atv'yi nasıl yönetti? Bu soruların yanıtı belli, şirketin kârlılığı düştü. Çünkü medya öyle bir alan ki, kim haber alma hakkı üzerinde müdahaleci oluyorsa; pazar, güç ve gelir kaybediyor. Çelişkili tutum Sabah-atv ihalesinin hukuki çerçevesini iki temel belge çiziyor. RTÜK yasası ve TMSF şartnamesi. Yeni RTÜK yasa tasarısının Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın çekmecesinde olduğunu dün yazmıştım. Vurgulamak istediğim mesele şu: Hükümet mevcut medya ortamını kalıcı kılmak istemiyor, yeniden yapılandırmak istiyor ve bu nedenle de yayıncı kuruluşların görüşünü de alarak, yeni bir RTÜK yasa tasarısı hazırlıyor. Aynı hükümet, RTÜK yasasında sahipliği belirleyen 29'uncu maddede değişiklik öneriyor. Daha önce yüzde 25 olan birinci radyo ve televizyon şirketinde yabancı hisse oranını yüzde 50, ikinci radyo ve televizyon şirketi sahipliğinde ise bu oranı yüzde 25 olarak belirliyor. İhalenin bu yasa çıkmadan yapılmasında çelişkili bir durum var. Hükümet kendi hazırladığı tasarıyı Meclis'ten geçirmeden, kendi kontrolündeki bir medya satışını gerçekleştirmekte sakınca görmüyor. Kimse yanlış almasın, "İlle de yabancı payı artsın da öyle ihale olsun" demiyorum. Sadece ortadaki çelişkiyi vurguluyorum. Kaldı ki, yeni RTÜK yasa tasarısının medyada kamu denetimini artırmaya yönelik yeni kısıtlar içermesinden de korkuyorum. syilmaz@milliyet.com.tr Bu makale toplam 213 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||