|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Nuh Yılmaz
Yeni istihbarat sistemi krizi aştı
<B>Her halükarda Türkiye’nin bir sınırötesi operasyon yapma ihtimali ABD açısından tahmin ve idare edilebilir boyutlara çekilmiş durumda Annapolis’te gündem Filistin-İsrail sorunu gibi görünse de ABD’nin gizli gündeminde İran’ın bölge ülkeleri üzerindeki gücünü kırmak var Beyaz Saray’daki 5 Kasım görüşmesinden sonra Washington bir krizi daha atlatmanın rahatlığıyla diğer işlerine bakmaya koyuldu. Washington, Türkiye ile krizin artık kontrol altına alındığından emin görünüyor. Bu elbette tek başına Türkiye-ABD arasındaki istihbarat paylaşımının başlamasından ya da benzer askeri tedbirlerden yola çıkılarak iddia edilmiyor. Bir başka mesaj da Washington’a uzunca bir süredir devam eden Bölgesel Kürt Yönetimi (BKY) yetkililerinin seyahatlerin sürdürmeleri ve Washington’dan olumlu mesajlar vermeleriyle görünür oluyor. RALSTON HATASI Washington gerek Irak içinde gerekse de Washington’da bir yandan BKY yönetimine PKK’ya karşı Türkiye’ye yardımcı olma ve gerilimi düşürme mesajları verirken, bir yandan da Türkiye’ye meselenin sadece askeri açıdan değil, daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiği yolunda mesajlar gönderiyor. Ancak her halükarda sınır ötesi operasyon sorunu ABD açısından tahmin ve idare edilebilir boyutlara çekilmiş durumda. Bush-Erdoğan görüşmesi sonucunda kararlaştırılan ve hiçbir şekilde çözüm üretmeyen Başer-Ralston mekanizması yerine geçen yeni askeri işbirliği kurulu da ABD için meselenin önemini gösteriyor. ABD Genel Kurmay Başkanı Oramiral Mike Mullen toplantıya katılması normal olan ABD Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Cartwright, Türk Genel Kurmay 2. Başkanı Orgeneral Saygun ve Irak’taki ABD Birliklerinin Komutanı General Petraeus’un yanında ABD’nin Avrupa Ordusu EUCOM Komutanı Orgeneral Craddock’un da toplantıda temsil edildiğini söyledi. Bu ayrıntı önemliydi fakat fazla üzerinde durulmadı. Hatırlanacağı üzere ABD adına PKK ile ilgili koordinasyonu sağlamakla görevli Ralston ABD’nin kendi devlet kurumları arasında koordinasyon sağlayamamasının istese de bir şey yapmasını engellediğini söylemişti. Bazen mazeret olarak bazen de gerçekten, koordinasyonsuzluğa yol açan en önemli sebep olarak Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında kalmış olması gösteriliyor. Türkiye normalde ABD Ordu haritası içinde Avrupa Ordusu EUCOM’un yetki alanına düşerken, Irak Merkezi Ordu CENTCOM’un yetki alanında. Dışişleri’nde Türkiye Güney Avrupa bölümünde yer alırken Irak Yakın Doğu Asya bölümünde yer alıyor. Bir konuyu bilen diğerini bilmiyor ya da önemsemiyor. Bu açıdan EUCOM Komutanı’nın Ankara’daki toplantıya bir temsilci göndermiş olması ABD’nin Ralston’ın şikayetlerini ciddiye aldığını, koordinasyonsuzluğu problemin önemli parçalarından biri olarak gördüğünü ve bu konuda ilk olarak bu problemi aşmaya çaba harcayacağı anlamına geliyor. Bu konuda eklenecek bir başka noktada BKY’den Türkiye’ye oldukça sıcak mesajların gönderilmesi, gerilimin düşürülmeye çalışılması çabası. Washington’da bu hafta içinde konuşan BKY Başbakan Yardımcısı Ömer Fatah oldukça olumlu mesajların yanında Türkiye’ye teşekkür de etti. Bu ifadelerde elbette ABD’nin payı büyük. O yüzden ABD’nin bölgede istikrar için ara yolu bulmaya çalıştığını, bu anlamda Türkiye’yi de daha fazla ciddiye aldığını, aynı zamanda konunun şimdilik sakinleştiğini düşündüğünü kaydetmekte yarar var. Ancak elbette Türkiye’nin BKY ile Washington üzerinden konuşmasının uzun dönem risklerini de unutmamak gerekiyor. *** Washington’da son bir haftadır devam eden asıl telaşe ise İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile Filistin Cumhurbaşkanı Mahmut Abbas arasında 27 Kasım’da Washington’a yarım saat uzaklıktaki Annapolis şehrinde yapılacak uluslararası zirve. Zirveye şu ana kadar aralarından Suudi Arabistan, Suriye, BM ve Türkiye’nin de olduğu 49 temsilci çağrıldı ancak tam liste açıklanmadı. Zirve’nin asıl önemi İsral-Filistin görüşmeleriyle alakalı olmayacak elbette. Son 7 yıldır uyutulan bu sürecin yeniden gündeme getirilmesinde Beyaz Saray ve Pentagon’a karşı kendi varlığını ispat etmeye çalışan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın gövde gösterisi yapmasının önemli bir payı varken, bir yandan da Bush barış görüşmesi adı altında imajını yenilemeye, unutulmaz Başkan olmaya çalışıyor. GÜNDEM FİLİSTİN DEĞİL İRAN Ancak asıl önemlisi Irak’ın işgalinden sonra İran’a karşı yanına almayı becerebildiği, bu yıl önemli miktarda silah sattığı bölgenin Sünni devletleriyle ilişkileri daha da düzeltmek, Hamas ve dolayısıyla Filistin üzerindeki İran etkisini kırmak ve dahası muhtemel bir İran saldırısında bu ülkeleri yanına çekmek. Bush yönetiminin şu aralar kafayı İran’a takmış olduğunun sır olmadığı ortadayken bu zirvenin Filistin topraklarında sözü geçmeyen Abbas ile iyice yıpranmış Olmert arasında, iyi ve iktidarı erimiş Bush gözetiminde el çabukluğuyla hemencecik kotarılmasının başka bir şeye yorulması zor olsa gerek. Haftaya zirveden nasıl sonuç çıkmadığını konuşurken, zirvenin bölgesel dinamikler açısından ne işe yaradığını hatırlamamız gerekecek. starBu makale toplam 820 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||