- |
|
Çok Okunanlar
|
|
||||||||||
![]() Emin Pazarcı
Başörtüsü ve bıyıklı erkekler
22 Temmuz'a sadece bir hafta kaldı. Meydanların tansiyonu yükseldi. Siyasi tartışmalar iyiden iyiye sertleşti. Artık siyasi partilerimiz son kozlarını oynuyorlar. Seçmene son mesajlarını veriyorlar.
Gündemdeki konular ise genellikle hap aynı. Cumhurbaşkanlığı seçimi konuşuluyor, Anayasa değişikliği tartışılıyor, Kuzey Irak ve terör konuları ön plana çıkarılıyor. Sözün özü, hep "Yüksek Siyaset" yapıyor! Tabii, farklı noktaları ön plana çıkaran siyasetçiler de var... Bunlardan biri MHP'nin Ankara 1. Bölge 1. Sıra milletvekili adayı Tuğrul Türkeş. Türkeş , MHP'nin seçim beyannamesini inceledi. Üç ayrı öncelik tespit etti. Genel Başkan Devlet Bahçeli ile de görüşerek, kendi seçim kampanyasında bunları ön plana çıkarmaya başladı. Kadın, çevre ve özürlülerle ilgili afişler ve broşürler bastırdı... Türkeş, özürlülerle ilgili afişlerinde, "Özürlülere özür borcumuz var" sloganını kullanıyor. Özürlülerin hiçbir suç işlememelerine rağmen, "hapis hayatı yaşadıklarını" düşünüyor: - Geçen yıl bir yasa çıktı. Belediyelere, bedensel engellilerin cadde ve sokaklarda rahat dolaşmaları için bazı düzenlemeler yapma görevi verildi. Belediyeler de buna yönelik adımlar atmaya başladılar. Ancak, yapılanların büyük bölümü göstermelik ve özürlüleri ev hapsinden kurtarmaktan hayli uzak. Türkeş, "Yasa ile düzenlemelerin 8 yıl içinde tamamlanması öngörüldü" diyor: - Hem verilen süre uzun, hem de maalesef göz boyamaya yönelik kozmetik işler yapılıyor. Bence, bu süre 1 yıla indirilmeli ve düzenlemeler gerçekten özürlüleri rahat ettirecek yönde olmalı. Türkeş, gittiği her yerde seçmene "Meclis'e girdiğinde özürlülere özür borcunu ödeyeceğini" söylüyor. * * * Kadın konusuna gelince... Tuğrul Türkeş, KADER'in hazırladığı "Eşitlik Çerçeve Yasası"nın hayatın her alanında ve gerçek anlamda uygulanmasından yana. Başörtüsü tartışmalarıyla ilgili çok farklı düşüncelere sahip... "Bence bu tartışmalarda bir gariplik var" diyor: - Başörtüsünün muhatabı ve mağduru kadınlar. Ancak, televizyonlarda ve basında bu konuyu hep bıyıklı erkekler tartışıyor. Genellikle başörtüsü tartışmalarının içinde kadınlar yok. Konunun gerçek muhatapları konuşmuyorlar. Çözümün formülünü de veriyor: - Bu konuyu, seçim öncesi bir polemik malzemesi yapmak yerine, seçim sonrası kadınlarla oturup çözmek lazım. Başörtüsü sorununda konunun gerçek tarafı olan kadınların sesine kulak verilmeli. * * * Türkeş, çevre ile ilgili konularda hep magazin boyutunun öne çıkarıldığını düşüncesinde. Dünyadan farklı Türkiye'ye özgü bir çevre politikasının belirlenmesi gerektiğini savunuyor: - Yılarca bazı ülkelerin peşine takıldık. "Ozon tabakası delindi" diye, "Ah, vah" ettik. Bu yönde tedbirler almaya çalıştık. Bir de baktık ki, ozon tabakası kendini onarmış. Türkeş, bu yüzden "Çevre vatandır" sloganını kullanıyor! Kendisine kamuoyu araştırmaları ve partisinin durumunu soruyoruz... "Bunlara inanmıyorum" cevabını veriyor: - Biz kamuoyu araştırması yaptırmıyoruz. "Tek başına iktidar sloganı" ile yola çıktık. Yolumuza devam ediyoruz. Hemen ardından ekliyor: - En iyi kamuoyu araştırması sandıkta yapılacak. Az kaldı, 23 Temmuz'da her şey ortaya çıkacak. Bugün kamuoyu araştırması yapıp birtakım rakamlar verenler 23 Temmuz günü mahcup olacaklar. Bu makale toplam 1013 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||