Haber10 Arama
  SON HABERLER
Ali H. Aslan
Ali H. Aslan
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Dink cinayetinin Amerika'dan görünüşü

Son zamanlarda görüştüğüm Amerikalıların hemen tamamı 2007'nin cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerden dolayı Türkiye'de kritik bir yıl olacağını, ilgiyle takip edeceklerini söylüyordu.

PKK ve Irak anlaşmazlıkları da cabasıydı. Tevekkeli değil, Washington'dan Türkiye'ye gözlemci trafiği kayda değer şekilde artmıştı. Tahminler boşa çıkmadı. Ve maalesef 2007'ye meş'um bir cinayetle başladık. Ermeni asıllı gazeteci Hırant Dink'in alçakça katli Türkiye'de demokrasi, istikrar ve özgürlükleri önemseyen Washington'daki makul çoğunluğun endişelerini derinleştirecek, Türk-İslam düşmanlarını ise için için sevindirecektir.

11 Eylül ve Irak Savaşı'ndan sonra İslam dünyası ile Batı arasında kutuplaşmanın arttığı mevcut konjonktürde Türkiye'nin nasıl bir yol izleyeceği Washington'da çoklarınca önemseniyor. Kendimizi dev aynasında görüp Amerikalıların yatıp kalkıp bizi düşündüğünü sanmayalım. Ama öte yandan bilelim ki, uzun vadeli stratejik planlamalar yapanlar için Türkiye'nin önemi azalmak şöyle dursun, artıyor. Bu nedenle Dink cinayeti Washington'da da dikkatle analiz edilecektir.

Türkiye'yi tanıyan Amerikalıların birkaç temel korkusu var. Birincisi, artan etnik ve dinî milliyetçiliğin, ülkeyi AB ve ABD'den başka Batı dışı alternatiflere yönlendirme riski. İkincisi, bin bir güçlükle gelişip İslam dünyasına örnek gösterilen Türk demokrasisine ciddi bir halel gelmesi. Üçüncüsü, muhtemel siyasi istikrarsızlıkların ekonomiye de yansıyarak Türkiye'yi yeniden can simidi isteme konumuna itmesi.

Türkiye'de gerginliğin Amerikan çıkarlarına hizmet ettiğini düşünmüyorum. Çünkü son zamanlarda gerçek sebebi ne olursa olsun neredeyse tüm gerginlikler dönüp dolaşıp Amerika'ya fatura ediliyor. Dink cinayetinin arkasında da Washington olduğu teorileri şimdiden ortaya atıldı. Bu kronik komplocu psikoloji, tabiatıyla ABD'nin Türkiye'yle ilişkilerini yürütmesini zorlaştırıyor. Dolayısıyla makul Amerikalılar yüksek tansiyona karşı. Mesela resmi-gayri resmi görüştüğüm hemen herkes, tansiyonu aşırı yükselteceği endişesiyle, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına talip olmasını pek doğru bulmuyor. Öte yandan, Erdoğan böyle bir karar verirse, demokratik görüntüyü bozacak aşırı hareketlere de aynı derecede soğuk bakılıyor.

Kaynaklarım, gelecek ay Washington'ı ziyaret edecek Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'a bu mesajın nezaketi bozmadan mümkün olan en açık şekilde verileceğini kaydediyor. Washington'da Türk ordusunu ülkenin imajını sarsabilecek hareketlere karşı kışkırtmaya çalışan küçük; ama etkili bir kesim bulunduğu muhakkak. Daha çok Başkan Yardımcısı Dick Cheney etrafında toplanmış ve Pentagon'un köşesinde bucağında yuvalanmış neocon zihniyetli bazı kimseler bu cümleden sayılabilir. Radikalizmle mücadele ve laikliğe destek adı altında doğrudan İslam'a ve dindar Müslümanlara savaş açmış görünen bu kesimlerin Türk Silahlı Kuvvetleri'ni 28 Şubat sürecindeki gibi bir oyuna yeniden getiremeyeceğine inanıyorum -ya da tüm kalbimle inanmak istiyorum.

Türkiye'yi hâlâ siyasi cinayetlerin işlendiği, askerî müdahalelerin yapıldığı, azınlıkların ezildiği bir ülke konumuna düşürüp, ya da öyle gösterip dünyada yalnızlaştırmayı hedefleyen iç ve dış düşmanlar var. Amerika'da da bunların -mesela Ermeni lobisinin radikal kesimleri gibi- uzantıları bulunuyor. Soykırım iddiaları arkasına sığınıp Türk düşmanlığı yapanların elleri Dink cinayeti gibi eylemlerle güçleniyor. ABD Kongresi'nde bu yıl durdurulması neredeyse imkansız gibi görülen sözde soykırım tasarısı, özünde Türkiye'nin sinirlerini bozmayı hedefleyen bir psikolojik operasyon. Pireye kızıp yorgan yakmamak lazım. Unutmayalım, orada burada soykırım tasarısı çıkaranlar hukuken kolay kolay bir yere varamaz, ama biz tepkilerimizi aşırıya kaçırırsak Türkiye çok daha büyük zarar görebilir.

Washington'ın Türkiye'de statükocu azınlığı şimdiye kadar hiç yapmadığı derecede rahatsız etme pahasına demokrasi ve reformları desteklediği bir dönemde Ermeni tasarısı ve Dink cinayeti gibi provokasyonlar yüzünden Amerika'yla ilişkileri soğutmak, milletimizin uzun vadeli çıkarlarına uygun değildir.

Bu arada Dışişleri Bakanı Gül'ün gelecek ay başında Washington'a gelirken beraberinde Türk Ermeni toplumunun önde gelenlerinden birkaç kişiyi de getirmesi, Dink cinayeti ile iyice zedelenen imajımızı biraz düzeltme ve Ermeni lobisinin Kongre'deki propagandasına karşı koyma adına faydalı olabilir.

Türkiye'nin başı sağ olsun ve 2007'de Allah hepimizin yardımcısı olsun diyorum. Özellikle de içeriden ve dışarıdan Türkiye'de demokrasi ve özgürlükleri savunanların...

Bu makale toplam 326 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.5360, Satış 1.5560; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.1030, Satış 2.1330
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi