- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Fikret Ertan
Kazakistan ve İran
Son yıllarda önemi iyice artan jeopolitik konumu ve dev enerji kaynaklarıyla bu ülke çok yönlü bir dış politika izliyor ve bunda da başarılı oluyor. Kazakistan bir yandan Avrupa Birliği ve Amerika ile sıkı ve yakın ilişkiler kurarken Rusya, diğer Orta Asya ülkeleri ile güçlü bağlar geliştiriyor ve bu arada bölgesel politika çerçevesinde Hazar Denizi komşusu İran'ı da ihmal etmiyor. İran da aynı şekilde Kazakistan'ı ihmal etmiyor, bu ülkeyle yakın bağlar tesis etmeye, yakınlaşmaya çalışıyor. Nitekim, bu sebeple İran Dışişleri Bakanı Muttaki birkaç gün önce Kazakistan'ın başkenti Astana'yı ziyaret etmiş bulunuyor. Haberlere göre, Muttaki bu ziyaret sırasında 5 Hazar ülkesinin 2007 yılının ilk çeyreğinde Tahran'da bir Hazar Zirvesi'nde bir araya geleceklerini açıklamış bulunuyor. Kazak lider Nazarbayev'in katılmayı kabul ettiği bu zirve şüphesiz, en başta Hazar'ın 1994 yılından bu yana bir türlü çözülemeyen hukuki statüsü bakımından çok önemli bir dönüm noktası olacak. Trans-Hazar boru hatları konusunun son aylarda yeniden ve eskisinden daha sık ve güçlü bir tarzda gündeme gelmesi bakımından bu zirve, Türkiye dahil şüphesiz pek çok ülkeyi de yakından ilgilendirecek. Hazar Zirvesi'ne ilaveten Muttaki'nin son ziyaretinde İran ve Kazakistan'ın karşılıklı olarak konsolosluklar açma konusunda da anlaştıkları da haber veriliyor. Buna göre İran, Kazakistan'ın Hazar'daki önemli limanı Aktau'da, Kazakistan da İran'ın kuzeyindeki Gorgan şehrinde konsolosluklar açacak. Buna ilaveten, iki ülke ekonomi ve enerji alanlarında da birtakım yeni ortak projeleri ele almış, görüşmüş bulunuyor. Bunların arasında Kazakistan'ın batısında büyük bir petrokimya tesisi ve İran'ın kuzeyinde yeni bir rafinerinin inşası var. Ayrıca, iki ülke İran'ın Hazar kıyısında dev bir hububat deposu ya da terminali kurmayı da planlıyor. Bu depo iki ülke arasında var olan hububat ticaretine yeni bir ivme kazandıracak elbette. Zaten Kazakistan son yıllarda 'swap' denen bir tür mübadeleyle ya da takasla İran'a yaklaşık 1 milyar dolar civarında hububat ihraç ediyor. Hububat, iki ülke arasındaki ticaretin görünen en büyük kalemi; ama mesela Kazakistan, İran'a büyük miktarlarda ham petrol de ihraç ediyor. Kazakistan'ın Aktau Limanı'ndan büyük tankerlerle İran'ın kuzeyine sevk edilen ham petrol İran vasıtasıyla Körfez ülkelerine gidiyor. Esasen İran-Kazakistan ticari ve enerji ilişkileri son birkaç yıldır umulmadık ölçüde gelişiyor. 2004 yılında 700 milyon dolar olan ticaret hacmi, 2005 yılında 900 milyon dolara ulaşmıştı. Bu yılın tahmini ise en az 1,5 milyar dolar civarında. Zaten bu yılın ilk 8 ayında ticaret hacmi 1,2 milyar dolara ulaşmıştı. Bu yüzden 2006 yılının en az 1,5 milyar olacağı hemen hemen belli sayılır. Bugün için Kazakistan'ın toplam ticaret hacminde İran'ın payı sadece yüzde 2-3 civarında; ama bunun bugünkü ticari eğilimin devam etmesi halinde çok daha yüksek yüzdelere yükselmesi şimdiden mümkün görünüyor. İran bunun gerçekleşmesi için de çok kararlı hareket ediyor. Bu ülke, Astana'daki Büyükelçisi Ramin Mehmanparast'a göre önümüzdeki yıllarda Kazakistan'a 5 milyar dolar civarında yatırım yapmayı planlıyor. Bu 5 milyar dolar şüphesiz büyük bir rakam. Bununla İran'ın Kazak ekonomisinde önemli bir ağırlık ve rol kazanacağı da aşikâr. Esasen iki taraf da hem gelecekteki yatırım planlarından ve hem de mevcut ticari ve enerji ilişkilerinin bugünkü rotasından memnunlar. Zaten, ilişkilerin önünü açmak, daha da güçlendirmek, çeşitlendirmek için bugüne kadar 60 civarında anlaşma da yapmış bulunuyorlar. Orta Asya'da yeni dengeler bakımından oldukça önemli ve anlamlı görünen Kazakistan-İran ilişkilerinin Kazakistan ile iyi ilişkilere sahip Türkiye'yi de yakından ilgilendirdiğini söylememe bilmem gerek var mı? zamanBu makale toplam 267 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||