- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Fikret Ertan
Humeyni’nin mektubu
On sekiz yıl kadar önce yazılan eski bir mektup bugün İran’da tartışma konusu. Bu mektup İran Devrimi’nin lideri merhum Ayetullah Humeyni tarafından 1988 yılında kaleme alınmış bir mektup. İran-Irak Savaşı’nın son günlerinde yazılan mektup, Humeyni’nin İran-Irak Savaşı’na niçin son vermek, yıllardır kabul etmediği BM ateşkes kararını niçin kabul etmek zorunda kaldığını açıklıyor. Humeyni’nin yakın arkadaşı, eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Rafsancani tarafından geçen hafta kamuoyuna açıklanan mektupta Humeyni, ‘zehir dolu kaseyi içmek zorunda kaldığı’ ifadesiyle veciz bir şekilde dile getirdiği savaşa son verme kararını niçin almak zorunda kaldığını savaşın durumunu kendisine aktaran askerî yetkililer ve komutanların beyanlarına atıfta bulunarak anlatıyor ve mektubun bir yerinde şöyle diyor: “... Komutan bana, ‘Bir 5 yıl daha zafere ulaşamayız. Üstelik o zamana kadar 30 piyade köprüsüne, 2.500 tanka ve 300 savaş uçağına ihtiyacımız var.’ dedi, ayrıca Irak ordusunun saldırılarına karşı önemli miktarlarda lazer güdümlü füzelere ve nükleer silahlara da ihtiyacımız olacağını da belirtti.” Humeyni’nin komutan dediği kişi ve dolaylı olarak atıfta bulunduğu kişinin zamanın Devrim Muhafızları (Pasdaran) Komutanı Muhsin Rızai olduğu söyleniyor. Rızai ise bunu reddediyor, Humeyni’yi ateşkese razı eden kişinin kendisi olmadığını kendi web sitesinde açıklamış bulunuyor. Mektubu kamuoyuna açıklayan ve bu yüzden bazı askerî ve siyasi çevreler tarafından gizli bilgileri ifşa etmekle suçlanan Ali Ekber Rafsancani ise bu suçlamaları kabul etmiyor, söz konusu mektubun 1988 yılında kamuoyuna açıklanmış olduğunu, ayrıca bir kitapta da yer aldığını, dolayısıyla mektubun zaten kamuoyuna çoktan mal olmuş bulunduğunu söylüyor. Mektupla ilgili bir başka husus da mektubu web sitesinde yayımlayan ILNA adlı İran İşçi Haberleri Ajansı’nın, mektupta ilk yayımladığı zaman bulunan ‘nükleer silahlar’ ibaresini sonradan mektup metninden silmiş olması. Bazı kaynaklar silmenin İran Milli Güvenlik Konseyi’nin talebi üzerine yapıldığına işaret ediyorlar. Bunun sebebi de herhalde İran’ın nükleer silahlara öteden beri duyduğu ilginin bilinmemesini sağlamak olmalı. Ben öyle tahmin ediyorum. Haberlere göre, mektupta Humeyni, zamanın başbakanının kendisine İran ekonomisinin faaliyetinin sıfırın altında olduğunu, cepheye gönderilecek gönüllü sayısının da azalmakta olduğunu bildirdiğini belirtiyor ve böylece ateşkes öncesindeki durumun ne kadar vahim olduğuna işaret ediyor. Gerçekten de o zamanlar bu köşede yazdığımız gibi İran, 8 yıl devam eden savaşın sonlarına doğru hem ekonomik ve hem de askerî bakımdan bitmiş tükenmişti ve Humeyni, bu acı gerçekler karşısında ateşkesi istemeye istemeye kabul etmiş, ‘zehir dolu kaseyi’ içmek zorunda kalmıştı. Ne var ki, bu gerçeklere rağmen bugün İran’da çeşitli çevrelerde bu ateşkes ile ilgili tartışma aradan yıllar geçmesine rağmen yeniden canlanmış bulunuyor. Bu da İran’daki Rafsancani cephesi ile Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad arasında yaşanmakta olan iktidar mücadelesi ile açıklanıyor. Geçen ay kapatılan Rafsancani yanlısı Şark Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Muhammed Atrianfar bir Batılı gazeteye verdiği demeçte, ‘... Bu mektup, içeride yaşanan tartışmaların bir parçasıdır tamamen. Rafsancani, çok kaygılı; çünkü askeriye ve istihbarattan şahıslar iktidara geliyorlar ve bunlar İran-Irak Savaşı sırasında İran’ın uğradığı zararlardan dinî makamları suçlayarak bu makamları gözden düşürmeye çalışıyorlar.’ derken yine Rafsancani taraftarı Kargozaran gazetesi, mektubu İran’ın milletlerarası durumu gerçekçi olarak anladığının bir delili olarak gördüğünü belirtiyor ve bu tecrübenin İran’ın nükleer planları dahil bütün kararları için temel olması gerektiğini söylüyor. 18 yıl önceki mektup çevresinde başlayan tartışmalar bize bugünkü İran hakkında da çok şeyler söylüyor velhasıl... 08.10.2006 e-posta adresi:f.ertan@zaman.com.tr Bu makale toplam 370 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||