Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
17 Mayıs 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : ABD Doları (USD) 1.8110, Satış 1.8210 - Avro (EUR) 2.3060, Satış 2.3210
İbrahim Arpacı
İbrahim Arpacı
Gar
İbrahim Arpacı

Gar

Hava da iyiden iyiye soğudu Hiç çıkmamalıydım içeriden. Kasım soğukları da böyle olur zaten. Hem uzun süredir içerideyim, dikkat çekebilir.

Ne yaptım da dikkat çekecekmişim; kimi öldürdüm? Bu gardan Allah bilir kaç küskün yüz başka başka şehirlere göç ediyordur. Bir ben miyim? Hem zaten bu gardaki insanların normal bir hayatları olsa buraya gelmezlerdi. Ya uçağa binerlerdi, ya otobüse… Vardır muhakkak bir kusurları.

Ya benim gibi evden kaçıyorlar, ya da çok fakirler; ucuz diye işte koltuk kolluyorlar.

Şu garın ortasına asılı olan saat… Bu tren garı, neden bu kadar soğuk; neden insanlar bu kadar suskun. Ve neden herkes yalnız girmiş paltosunun altına.

Belliydi zaten.

Var bu insanlarda bir şeyler.

Bende artık onlardan biriyim. Paltomu iyice sardım zaten kendime. Bereden midir nedir; şu tinercilerden de pek farkım kalmadı.

Gelse artık şu tren… İnşallah Sedat’ın asker abisinin anlattığı gibidir: Askerden kaçarken, tâ Ankara’ya gelineceğe değin, Trenin tuvaletinde kaçak gelmiş ya. O, tuvalete girmek için kapıyı tıklatanlara, “dolu” diyormuş. Gelene kadar tuvalette durmuş.

Biletçinin hem nerden aklına gelsin. Hem başka çaremde yok.

Eve de dönemem. Babam olacak güya âdi şimdiye tembihlemiştir herkesi o çocuğu eve alan bir daha bu kapıdan içeri giremez diye. Beni ablamla karıştırdı herhalde. Senin bir evin varsa bana her yer ev. Görürsün bakalım. O kapıyı nasıl suratına çarpmadım; ona yanarım. Sen evdeki küçük kardeşime dua et. O üzülür diye karşılık vermedim.

Ben ablam değilim; gittiğim eve dönmek için bir gün komşuda yatıp sabaha tekrar eve dönmem. Hem eve de almamış ya ablamı, ablamın evden ayrıldığı gece.

Şimdi ne yapıyordur acaba. Nerdeyse 3 yıl oldu. Bu garda çalışan Fuat’ın babası, ablamın gittiği gece, onu bu garda görmüş, doğu ekspresi tarafında. Zaten o sebepten poliste onu hep Sivas tan sonraki illerde aradı da bulamadı ya…

Annem ne yapsın; kadıncağız: Ablam henüz evden gittiğinde ben 6 yaşındaydım. Zehra’nın kırkı ya çıkmıştı ya çıkmamıştı, annemin kucağında. Kadıncağız ufacık bebesi bide benle nasıl düşsündü ablamın peşine…

Bize demiyor ama Gülhan ablanın dediğine göre ablamın derdine sütü azalmış. Zehra’yı emzirene değin, kendine de kan kusturmuş o sıralar. Memesi süte kesilmiş. Ne olduysa o sırada olmuş işte. Meme kanseri. Bu nasıl bir hastalık ki, “anne hastalığın ne” demeye bile utandım. Kadıncağız da ne bilsin okul mu görmüş? Doktorun o sene Zehra’ya yazdığı ilaçları garibim kendide kullanmış.

Ah anne!

Ah baba!

Sen bir piçsin biliyor musun baba?

Otuz beş lira ile nereye gideceksem. Bilet alsam; indiğim yerde ne yerim ne içerim. Neyse artık vagondaki tuvalette dururum inene kadar. Hem tren hareket ettikten sonra beni trenden atacak hali yok ya kondüktörün!

Off. O kadını da o adamla bırakmak hiç içime sinmiyor. En zoru da bu ya... Kadıncağızın bi güvencesi ben kalmıştım. Zehra sormaz mı “abım nereye gitti” diye. Sorar.

Kim götürür hastaneye. Belki de kadıncağızı ayakta tutan bendim. Sonraları anladım akşamları neden hep kapının önüne oturur da beni bekler diye.

“Kızım bu kapıdan gelmez ya, korkarım ki senin tarafından da eksik kalırım. “Sen bana kızımın boşluğunu da dolduruyorsun” diyordu. Her akşam çizdiğim resimler için: “Hüseyin, ben hep kızım Hülya’nın yaşadığı sokakları çiziyorsun diye düşünerek, kendimce seviniyorum” derdi. Hem Salim hoca sağ olsun; resim yeteneğimi gördü de bana kalem çalmasını öğretti.

Başka da bir şey elimden gelmez ya.

Annemle kardeşime her akşam bir köşede oturur, onlara İstanbul resimleri çizerdim. Ablam kışın gece vakti evden çıktığı için mi bilmem ama resimlere damlattığım her kar tanelerini görünce, gidip köşedeki sobasız odaya ağlıyordu. Bende bildiğim için zaten kış resimleri çizmedim o günden sonra.

Yerin dibine batsın be senin de sigaranda. Babalık mı yaptın da bana bir gün; elime bir gün birkaç kuruş mu sıkıştırdın da benden evlat olmamı istiyorsun. Değer mi evladını bir sigara paketini aldı diye tartaklaman. Ha, değer mi? Annem birkaç yıl öncesine değin, yıllarca çalışıp ta kendine bir yelek dahi almaya cesaret etmeden tüm elindeki avucundakileri aldı sana verdi de ne oldu? He ne oldu?

Ulan bir gün döndüğümde bu şehre, o gittiğin kahvedeki adamlarla beraber topunuz ateşe vereceğim.

Zehra’yı sımsıkı kucaklayacağım. Bitti benim canım kardeşim. Bitti çilemiz. “Ben ağabeyinim ve sen ölmeden ben ölmeyeceğim” diyeceğim ona. Sen de üzülme olur mu anne. Ben varım Serhat’ın var.

Soğuk iliklerime değmeye başladı galiba. Keşke evden o an çıkarken kalın kazağım üstümde olsaydı. Aman çıkarıp üstümdekini kalın kazağıda o canhıraşlıkta giyemezdim ya.

Soğuk artık iliğimi kesiyor. Tekrar içeri de giremem ya. Şimdi neredeyse gelir tren. Saat evdeki saat değil. Yelkovanın nereye gittiği belli değil. Hem kaçta gelmiş banane. Acelem ne? Üşüyorum o kadar. Gelecek. Bineceğim. Gideceğim. Gerisi yok.

Dumanı dahi sıcak... Acele etme en son bin. Belki binerken tuvalete giren olur. Sen en son bin. Düşünme kaç saat yol gideceğini. Nasılsa uyursun bir şekilde. Evdekilerde uyur. Uyku acıyı donduruyor. Hele sabah ola hayrola. Belki dayanamasam çıkar geri gelirim. Annemi de alır Zehra’yı da alır, bir daha giderim.

Daracık bu kabinler. Sus artık düşünme. Yakalanma yeter.

Bu makale 137 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Bir Şizofren Güncesi
» Egzistansiyalist Kader
» Bir’iz Bir’deniz Kardeşiz
» Pepe Laik mi Yoksa?
» Protestanlaşan Müslüman Reformcuların Kur-an’ca Fikirleri
» 4+4+4 - Sessiz Devrim - Dindar Gençlik
» Okçular Tepesini Terk Etmeyen Kadınların Zaferi
» Gar
» Nefis Giymiş Bedenlerin, Edeb-iyyat Devşirme Arzuları
» Her Güzele Aşk, Nefisle Debdebe
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
"Yargıya artık Kemalistler giremez"
Doç. Dr. Osman Can: 'Önceden Yargıtay'da Danıştay'da hep Kemalistler çoğunlukta olduğu için sadece Kemalistler geliyordu; şimdi işler tersine döndü"
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı