 Osman Atalay
Afrika’yı BM’den ve Yoksulluktan Kurtarmak..
Osman Atalay
8 Ağustos 2011 Pazartesi 16:50
|
Son 60 yılın kuraklığı Afrika boynuzunu bir kez daha vurdu. Ajanslar 11 milyon insanı etkileyecek bir rakam veriyor. Somali ve Etiyopya başta olmak üzere Kenya, Cibuti ve Uganda’nın bir bölümünü etkisi altına alan kuraklık bir kez daha Afrika’nın değişmeyen talihini gözler önüne serdi. 8 gündür Etiyopya Somali bölgesinde idik. İHH’nın Ramazan gıda programı çerçevesinde Somalili sığınmacılara gıda dağıtımında bulunduk.Benim için ikinci kez aynı yerde aynı programa şahitlik etme durumu söz konusu idi.11 yıl evvel 2000 yıllarının başında Etiyopya ve Somali bölgesini kasıp kavuran bir kuraklık ve açlığın pençesinden kurtulmak için bulundukları yerleri terk ederek Etiyopya Somali sınırında HARTŞEK bölgesine gelen 1.2000 000 Somalili sığınmacılara gene yardım dağıtmak için gitmiş idik. O günden bu güne değişen hiçbir şey olmamış bölgede. 3000 insanın yaşadığı çalı çırpıdan oluşan naylon ve mukavva kartonlar ile beslenmiş yusyuvarlak 3 metrekarelik barınaklarında 11 yıldır yardıma muhtaç halde bekleyen insanları seyrettik. Su kuyuları ihtiyacı karşılamıyor, çocukların gıdasızlıktan şişmiş karınları ve saçlarındaki göze çarpan hastalık belirtisi, ishal , sıtma, tüberküloz gibi hastalıkların her gün can aldığı kampta 11 yıl içinde değişen hiçbir şey olmamış. Aynı sefalet devam ediyor, BM sadece çocuklara senede bir kaç kez mama, büyüklere ise mısır ve buğday dağıtmanın haricinde doğru dürüst kuraklığı, sefaleti yoksulluğu önleyici hiçbir tedbir ve çalışmanın içine girmemiş.Bölgedeki yerel STK lar ve yetkililerle konuştuğumuzda BM den çok büyük şikayetler aldık BM asla güvenilir bir kurum olamamış.Bölgede yıllardır sadece pansuman tedbirlerin ötesine geçememiş.1.200 000 bin insan 11 yıl evvel Etiyopya sınırına kuraklıktan kaçarak geldi ve burada 11 yıldır sefalet ve trajedi yaşamaya devam ediyor.Bu gün yaşanan kuraklık sebebi ile göç eden insanlarda bu akıbeti yaşayacaklar. 2 yada 3 ay sonra kampanyalar bitecek ve bu insanlar aynı mahrumiyet, kuraklık, yoksulluk, hastalık ve ölümlerle boğuşmaya devam edecek. Etiyopya bölgesindeki unutulan sığınmacılar gibi unutulacaklar.
Afrika’yı önlenebilir yoksulluk ve kuraklıktan kurtarmanın yolu gerçekten zor değil. Resmi ve sivil yardım kuruluşlarımızın Afrika vizyonu ve misyonunun oluşturması gerekiyor. Medya mensupları, akademisyenler, araştırmacıların önce Afrika’y ı BM’den kurtarması gerekiyor. BM’nin Afrika’da kalıcı ve üretime dayalı projelere yönelmesi, Afrika’da yoksulluk ve kuraklığı çözmeye yönelik bir strateji oluşturması gerekiyor.BM’nin Afrika siyasetinin artık eleştirilmesi gerekir.
Türkiye’nin de somut kısa ve uzun vadeli Afrika vizyonunun oluşturulması, Resmi ve STK kurumlarımızın Afrika da sorun çözücü projelere yönelmesi gerekiyor. Su kuyuları, ailelere küçük baş hayvan verilmesi, tarım yapmakta olan köylülere tarımsal malzeme desteği, kurak bölgelerde yağmur suyu göletleri gibi projeleri sahiplenmeleri ve Afrika’nın en kurak sığınmacı bölgelerinde faaliyet göstermeleri gerekiyor. Son kuraklık ile ilgili kampanyalara katılan TİKA-Diyanet-Kızılay-İHH-Kimse Yok mu-Can suyu-Deniz Feneri gibi kurumlarımızın kampanyalarını gıda ve proje şeklinde iki ana kısma bölerek kapsamlı bir çalışmaya dönüştürmeliler.Uzak bölgeler senede iki kez Ramazan ve Kurban vesilesi ile kısa süreli gidişlerin, sağlık taramalarındaki kısa süreli programların maalesef pansuman tedbirden öteye gitmediğine şahit oluyoruz.
Afrika yardım açılımımızın duygusal merkezden, sağlam bir vizyon temeli üzerine kaydırmamız gerekiyor. Aksi takdirde her on yılda bir Afrika yardım kampanyaları çerçevesinde yardım taşıyıcılığı yapmış olacağız. Afrika’yı önce BM’den, sonra önlenebilir kuraklık ve yoksulluktan kurtarmanın yolu TİKA, Diyanet-Kızılay başta olmak üzere tüm STK’ların Afrika yardım açılımının kısa ve uzun vadeli programlardan oluşmasından geçiyor.