-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Etyen Mahçupyan
Etyen Mahçupyan
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Derin devlet ve yozlaşma

Devlet çarkının çeperinde yerleşmiş olan mafyatik ağın bizzat devlet organlarıyla kurduğu işlevsel ve ideolojik köprüler, derin devlet denen ve ülkenin nihai çıkarlarıyla ilişkilendirilen mekanizmanın sadece yasallığının değil, meşruluğunun da sorgulanmasına neden oluyor.

Çünkü görünen o ki, derin devlet olarak adlandırılan mercilerin eylem planları, suç ağları üzerinden kişisel çıkar üretmeye hevesli birtakım devlet memurlarını fazlasıyla cezbetmekte. Geçen yıl kamuoyuna yansıyan bir demecinde bu arka plana vakıf olduğu anlaşılan Demirel, derin devleti askerle özdeşleştirirken, böyle bir olgunun varlığını da beka korkusuna bağlamıştı. Ama bilgimiz arttıkça, söz konusu korkunun toplumu dışlayan bir ‘devlet bekası’ tanımına dayandığını; ‘devlet’ kavramının da kamusal görevler üzerinden güç ve nüfuz sağlayan kurumsal yapının koruyucu kılıfı olarak kullanıldığını gördük... Bugün tarihe baktığımızda derin devlet mekanizmasının, devletin bilerek yasa dışı destekler kullanmasıyla bağlantılı olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bazen zorunluluk sonucu talep edilen bu destekler bir süre sonra yönetim mekanizmasının asli parçası haline gelmekle kalmayıp, bir hizbin çıkar sağlama yoluyla bizzat kurumlaşmasına da neden olabiliyor. Böylece mafyatik faaliyetin ve çeteleşmenin siyaset mücadelesinde rol aldığı, devletin manipülasyonlarında resmen kullanıldığı bir gayri resmi sektör doğuyor. Bu noktadan sonra, çetelerin devletimsi nitelikler arz etmesine paralel olarak, devletin de çetemsi faaliyetleri yadırgamadığı bir kültür oluşuyor...

Soğuk savaş dönemi söz konusu iç içe geçme halini konsolide edip yasal bir idari kalıba dökmüştü. Özel Harp Dairesi’nin finansmanı 70’lerin ortalarına kadar ABD tarafından karşılanırken, sonrasında misyonun anlamsızlaşması para kaynağının da kesilmesine neden oldu. Ancak Özel Harp Dairesi lağvedilmedi... Geçmişte 6 Eylül olaylarını tahrik eden bu teşkilat, devletin bekası başlığı altında telakki edilecek müstakbel ‘iç işler’ için tutuldu. O dönem başbakan olan Ecevit’e verilen brifingde, Özel Harp Dairesi’nin adları gizli olan bir dizi sivili kullandığı ve bunları silahlandırdığı açıkça söylenmişti... Öte yandan devlet çıkarı için suç işleyen bu karanlık ağ Türkiye’ye mahsus bir durum olmayıp, CIA’nın hemen her ülkede kurdurduğu ‘Gladio’ teşkilatlarının uzantısıydı. Nitekim 1990’dan itibaren bunların hepsi deşifre oldu ve lağvedildi. Tabii Türkiye’deki hariç... Çünkü Türkiye’deki örgütlenme tarihsel birikime hiç de ters olmadığı gibi, devletin toplumu kendi karşıtı gibi algılayan tavrı açısından uygun bir manipülasyon aracı oluşturmaktaydı. Böylece Özel Harp Dairesi tamamen içe döndü, toplumsal ve ideolojik meselelerin gayri nizami kanallar içerisinde ‘çözülmesine’ hizmet etti.

Ne var ki bu hareket serbestiyeti ve dokunulmazlık zırhı, devlet memuriyeti ile suç dünyasını organik ilişki içine sokmakla kalmadı; devleti kişisel çıkar sağlamaya yönelik ‘doğal’ ve ‘meşru’ bir kaldıraç olarak algılayan memurlar üretti. Çete mensupları kendilerini koruyan zırhın niteliğine de yabancı değillerdi... Eğer ‘devletin bekası’ onlara yasal koruma sağlayacaksa, bunun ancak milliyetçilik üzerinden olabileceğini biliyorlardı. Böylece güç kullanarak gayri meşru yollardan kişisel menfaat sağlama faaliyeti, devletin ideolojik reflekslerinin içinde eritildi ve gizlendi...

Arka planında Hamidiye Alayları’ndan bugünkü koruculara uzanan bir çizgi olan bu devlet anlayışı, hâlâ başıbozuk üretmeye ve onları toplumun üzerine sürmeye devam ediyor. Milliyetçiliğin hukukun yerine geçtiği, böylece milliyetçiliği paravan alan eylemlerin hukuk dışı haline geldiği bir yozlaşma hali bu... Derin devletin bekasının bedeli devletin çürümesiyle ödeniyor...

Zaman
Bu makale toplam 523 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.3480, Satış 1.3680; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.8300, Satış 1.8570
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi