Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Hüsnü Mahalli
Hüsnü Mahalli
Unutkanlık!
Hüsnü Mahalli

Unutkanlık!

Wikileaks internet sitesi, Bush yönetiminin Afganistan işgaliyle ilgili pisliklerini kanıtlayan 90 bin kadar sesli ve yazılı belgeyi yayınlamaya başladı.

Bugün tüm gazetelerde detaylı olarak okuyacağınız bu belgelerle ilgili gerçeklerin işe yarayıp yaramayacağı yine kuşkulu. Çünkü Osmanlı'nın dediği gibi ''Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür''.

Örneğin Amerika'nın Irak'taki Ebu Garib işkence görüntüleri.

Bugün neredeyse hiç kimse bunlardan söz etmiyor hatta hatırlamıyor. Aralık 2003'te Bağdat dönüşünde Amerikan işkenceleri ile ilgili hikayeleri yazdığımda bazı meslektaşlarım beni duygusal, taraflı ve abartılı bulmuştu.

Nisan 2004'te Ebu Garib görüntüleri yayınlandığında bu arkadaşların bazıları 'Bu ne rezalet' demek zorunda kaldı ama klasik Amerikancılığına devam etti.

Kasım 2004'te ise yine Bağdat'tan Felluce'ye gitmek istediğimde Amerikalılar izin vermemişti. Çünkü Amerikan ordusu bu kasabaya karşı kapsamlı bir saldırıya hazırlanıyordu. Gecikmeden bu saldırı başlatıldı ve günlerdir kuşatma altında tutulan kasaba yerle bir edildi. Üstelik insanlar oruçluydu. Sonra da bir gün televizyonlar Amerikan askerlerinin yıkılmış bir camiye sığınan yaralı insanları cami içinde nasıl taradığını gösterdi. Amerikan askerleri, o saldırılar sırasında kasabadaki 100'ü aşkın camiyi yerle bir etti ve yüzlerce Iraklı'yı öldürdü.

Herkes tüm bu görüntüleri unuttu ama o günleri yaşayan insanlar ya da Ebu Garib'de işkence görenler hiçbir şeyi unutmuyor, unutamaz.

Unutmaya kalkışsa bile yaşamın kendisi buna izin vermiyor.

İşte size bir örnek.

Irak Sağlık Bakanlığı'nın önceki gün açıklanan bir raporunda Felluce'deki çocuklarda kansere yakalanma oranları neredeyse Hiroşima oranlarına yakın. Bunun nedeni de Amerikan askerlerinin 2004'te kasaba üzerine attığı fosfor bombaları.

Yani 2004'te biz Amerikalıların Felluce'de fosfor bombası kullandığını yazıp söylediğimizde, yalnız o saldırılarda ölen Iraklılardan söz etmiyorduk. Biz bu bombaların o kasabadaki insanların geleceğini nasıl karartacağına dikkat çekmek için haykırıyorduk. Son Gazze saldırısı sırasında da fosfor bombaları atan İsrail, aslında Filistin çocuklarının ve onların ailelerinin yaşamını zehir etmek istiyor.

Daha önce birçok kez yazmıştım. Tüm kötülüklerine karşın savaşın o andaki sonuçları kadar sonraki dolaylı etkileri de çok önemlidir.

Yani işkenceden kurtulanlar, yaşamları boyunca o işkencelerin fiziksel ve ruhsal etkilerinden kurtulamıyor. Irak ve Afganistan'da savaşın direkt etkilerinden bir milyondan fazla insan yaşamını kaybetti ama bu iki ülkede milyonlarca insan işgalci orduların kullandığı farklı silahlardan dolayı ya sakat kaldı ya da Felluce'de olduğu gibi başta kanser olmak üzere birçok hastalığa yakalandı. Dul kalan kadınlar, babalarını kaybeden çocuklar ya da yaşamak için fahişelik yapmak zorunda bırakılan Iraklı ya da burkalı Afgan kadınları ise hiç kimse konuşmuyor ya da hatırlamıyor.

Bununla ilgili gerçekler zaman zaman internet sitelerinde ya da gazete ve televizyon haberlerine yansır o kadar.

İşte bu nedenle Wikileaks sitesinin Afgan savaşının pislikleriyle ilgili bilgi ve belgeleri aynı şekilde okunacak sonra da unutulacak.

Çünkü bu site ve benzerleri ya da sözde insan hakları örgütleri olayların özünü görmemezlikten geliyor.

Uluslararası ilişkilerde egemen güçler ise geleneksel tavırlarını sürdürüyor. Örneğin anlamsızlığı ve uluslararası hukuka aykırılığı kanıtlanmış, Irak ve Afganistan işgallerini unutan ve unutturmaya çalışan egemen güçler, daha anlamsız gerekçelerle İran'a saldırmanın fantezilerini kurguluyor. Bir düşünün İran; Türkiye ve Brezilya'nın arabuluculuğu ile Batı'nın tüm isteklerini kabul ediyor ama aynı Batı, 'Hayır olmaz ben İranlıların onurunu teslim almak istiyorum' diyerek Tahran'a yüklenmeyi tercih ediyor. Aynı Batı elinde yüzlerce nükleer, kimyasal, biyolojik, bakteriyel ve benzeri bomba bulunan İsrail'e sesini çıkarmıyor ve böylesi saldırgan bir ülkeye olan desteğini açıktan ve dolaylı olarak sürdürüyor.

Batı, bizim coğrafyamıza karşı yapığı her şeyi yaparken; tarihin tüm anılarını unutmuyor ama biz her nedense Batı'nın bize karşı yaptığı her şeyi fiziksel ve ruhsal izleriyle birlikte unutuyoruz.

Unutmamak gerekir ki unutkanlık, unutanların unutulmasına neden olur!

Akşam

Bu makale 487 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Tezgah
» Bahreyn'e ne oldu?
» Demokrasi bahane!..
» Sykes-Picot
» Rastlantı
» Suriye senaryoları ve Türkiye
» Demokrasi mücadelesi
» Vicdan
» Kazanan İsrail
» Osmanlı Kaddafi
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı