Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Hüsnü Mahalli
Hüsnü Mahalli
Rastlantı
Hüsnü Mahalli

Rastlantı

10 Temmuz tarihli bu köşede şöyle bir giriş cümlesi vardı:

'Netanyahu ile Beyaz Saray'da görüşen dönemin ABD Başkanı Bill Clinton sinirli bir şekilde çevresindekilere: 'Allahın belası bu adam kendini ne sanıyor? Sanki süper devletin başkanı ben değil de o' demişti''.

Dün ise Türkiye dahil dünyanın bir çok ülkesinde gazete ve televizyonlarında şöyle bir haber vardı:

'' 2001'de özel bir toplantıda konuşan ve kameraların kapalı olduğunu düşünen Başbakan Netanyahu Filistin sorununu çözmenin tek yolunun Filistinlileri sürekli dövmek ya da topyekun bir saldırı ile ortadan kaldırmak olduğunu söylüyor ve 1993 Oslo'da imzalanan barış anlaşmasının mutlaka sabote edilmesinden söz ediyor ve Amerika'nın tavrı ile ilgili olarak şunları ekliyor:

'Başkan Clinton, radikal derecede Filistin yanlısıdır. Ama ben Amerika'nın ne olduğunu biliyorum. Amerikalıların %80'i İsrail'i destekler. Dolaysıyla Amerika ve Amerikalıları manipüle etmek çok kolaydır. Bu nedenle Clinton ve yandaşları bizim yolumuza çıkamazlar''.

2001'de stratejik müttefik ABD ve başkanı ile ilgili bunu düşünen ve söyleyen bir Netanyahu doğal olarak Müslüman ülke Türkiye ve onun Başbakanı Erdoğan hakkında iyi duygu beslemeyecektir.

Ama ne ilginçtir ki; gemilere yönelik İsrail saldırısı ile ilgili Erdoğan ve hükümetini eleştirenler her nedense İsrail ve onun Başbakanı Netanyahu'nun nasıl bir kişi olduğunu Türk halkına anlatmayı hiç düşünmediler.

İşte bu nedenle ben daha 2001'de bile İsrail'in tek stratejik müttefiki olan ve 1947'de bu devleti kuran ABD ve onun başkanı ile alay ederek aşağılayan bir Netanyahu'nun yardım gemilerine uluslararası sularda bilinçli ve kasıtlı olarak saldırdığını ve bununla Türkiye'yi hedef olarak seçtiğini yazmıştım.

Çok daha açık bir ifade ile Netanyahu, gemi meselesi olmasa bile Türkiye İsrail'in yandaşı ya da emir kulu olmadığı sürece ne Erdoğan ne de başkası ile asla dost olamaz ve olmayacaktır.

Bu Netanyahu'nun genetik alışkanlığıdır.

Bu alışkanlık belki İsrail'deki insanların hoşuna gidebilir ama dünyada birçok insan artık Netanyahu ve İsrail yalanlarına inanmıyor.

İHH'nın Gazze'ye yardım çabası belki çok değerli 9 insanın canına mal oldu ama İsrail'in o çirkin saldırgan yüzünü tüm dünyaya gösterdi. Zamanı gelince bunun ne anlama geldiğini ya da ne kadar önemli olduğunu herkes anlayacaktır.

Bugün artık ABD ve AB ülkeleri dahil bir çok ülkede partiler, sivil toplum örgütleri, insanlar ve medyanın büyük bölümü İsrail ve İsrail'i yönetenlerin ne tür kişiler olduklarını yazıp çiziyor ve Filistin halkının dramını çok daha iyi anlıyor.

Anlıyor diyorum çünkü bu anlama henüz tam anlamıyla eylemsel bir davranışa dönüşmedi.

AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton önceki gün işgal altındaki Filistin topraklarına yaptığı ziyaretten sonra Gazze'ye yönelik kuşatmanın kaldırılması gerektiğini savundu. Bu savunmanın ne anlama geleceğini yakında göreceğiz.

Libya'nın Gazze'ye gönderdiği yardım gemisi, İsrail'in engellemesinden sonra Mısır'ın Ariş Limanı'na yanaşarak yükünü orada indirdi. Oysa aynı Mısır 6 Ocak 2010'da Türkiye'den giden yardım gemisini engellemişti.

Ama her şeyden daha önemlisi Almanya'da bir grup Yahudi kökenli aydın, önümüzdeki günlerde Gazze'ye yardım götürmeye hazırlanıyor. Gemi Hitler katliamlarından kurtulan bazı Yahudilerin yanı sıra ABD ve 10 Avrupa ülkesinden gelen Siyonizm karşıtı insanları taşıyacak. Geminin yükü ise Alman çocuklarının bağışları ile satın alınan okul malzemeleri ile çocuk oyuncakları ve balıkçılık malzemeleri.

Gemi işini örgütleyenler Gazze'ye giderek hedeflerinin tüm dünyaya İsrail'in nasıl bir terör devleti olduğunu kanıtlamak ve dünya kamuoyunun Filistin halkının dramına daha fazla ilgi göstermesini sağlamak olduğunu söylüyorlar.

Bakalım Türk gemilerine saldıran İsrail'i kollamaya ve haklı çıkarmaya çalışan bizdeki gazeteciler ve yol arkadaşları bu geminin Gazze sahiline yaklaşması ile ne yapacaklar?

Umarım Alman Yahudilerine İHH'ya yaptıkları gibi radikal İslamcı demezler ya da AK Parti hükümetini bu işi örgütlemekle suçlamazlar!

Bu makale 801 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Tezgah
» Bahreyn'e ne oldu?
» Demokrasi bahane!..
» Sykes-Picot
» Rastlantı
» Suriye senaryoları ve Türkiye
» Demokrasi mücadelesi
» Vicdan
» Kazanan İsrail
» Osmanlı Kaddafi
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı