Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Hüsnü Mahalli
Hüsnü Mahalli
İlginç bağlantılar
Hüsnü Mahalli

İlginç bağlantılar

Dört ay önce Irak'ta seçim yapıldı ve hiçbir ittifak gerekli çoğunluğu elde edemedi. Etse bile siyasi dengeler herhangi bir grubun tek başına hükümeti kurmasına izin vermiyor. İşte bu nedenle 4 ay geçmesine rağmen cumhurbaşkanı seçilemiyor ve dolaysıyla hükümet kurulamıyor. Bu durumu gören Başkan Obama tarafları uzlaştırmak amacıyla yardımcısı Biden'ı Bağdat'a yolladı. Aynı sıralarda Ankara 4 Temmuz 2003'te 11 askerin başına çuval geçiren General Ray Odierno ve Iraklı siyasi ve askeri yetkililerden PKK'ya karşı yardım istiyordu. Bağdat ve Erbil'deki Şii, Sünni ve Kürtler ise Ankara'nın Irak'taki siyasi gelişmeler karşısındaki davranışına göre kendi tavırlarını belirliyor ve belirleyecek.

Bakalım Ankara'dan Bağdat'ta atanan ve her fırsatta Türkiye'yi sevdiğini söyleyen Büyükelçi James Jeffrey bu konuda ne yapacak?

Belki de o da Irak'tan Kabil'e NATO Kuvvetler Komutanı olarak atanan David Petraeus gibi rol yapar ve Amerikan sisteminin ikiyüzlülüğünü kanıtlar. Çünkü Petraeus görevi devir teslim töreninde uzunca okunan Kuran ayetlerini 'vakur' bir şekilde dinliyordu.

Peki Kabil'den Ankara'ya atanan yeni Amerikan Büyükelçi ne yapacak acaba?

Yeni Büyükelçi Ricciardone oldukça ilginç bir kişi.

Sayın Büyükelçi ilk kez rahmetli Özal zamanında Türkiye'de gelmiş ve Kuzey Irak'taki Kürtleri korumak amacıyla 1991'de Türkiye'ye gelen Çekiç Güç (Amerikan, İngiliz, Fransız ve Alman askerleri) ile Türk generaller arasında koordinatörlük yapmış. Üç aylığına gelen bu güç 12 yıl kaldıktan sonra Kuzey Irak'ta Kürtler kendi varlıklarını güçlendirmiş ve Irak işgal edilmişti. Ricciardone bu arada Irak muhalefet güçlerini Saddam'a karşı örgütlemiş ve 2004'te işgal altındaki Bağdat'ta kale gibi büyükelçilik binasının inşaatını başlatmıştı.

Bakalım Ricciardone'nin bu seferki marifetleri neler olacak?

Ricciardone, Jeffrey, Odierno ve Petraeus'nın görev yaptığı Irak, Afganistan ve Kuzey Irak'ın Kürt bölgesindeki durum ortada.

İşgalin 9. yılında Amerika ve yandaşları Afganistan'ın ancak %30'unu kontrol edebiliyor. Tüm Amerika ve NATO komutanları Taliban'ı yenmenin imkansız olduğunu itiraf ediyor. Irak'ta bazı Sünni aşiretleri satın alarak Kaide'yi yenmeyi deneyen Petraeus şimdi de aynı taktiği Afganistan'da denemeye hazırlanıyor. Belki de bu nedenle göreve başlarken Kuran-ı Kerim ayetlerini dinler gibi gözüküyordu. Yakında David olan adının da aslında Davut ve kendisinin de Müslüman olduğunu söylerse hiç kimse şaşırmasın.

Bildik klasik yöntemler!

Peki Irak'ta neler oluyor?

Amerikalılar kendi stratejik çıkarlarını garanti altına alacak 'onurlu' bir çekilmeyi planlıyor. Başkan Obama Amerikan halkına bu yönde söz vererek oy aldı. Amerikalılar 7 yılda tam anlamıyla yerle bir ettikleri Irak'ta 50 bin asker kalacak şekilde eylül sonunda çekilme hazırlıklarını sürdürüyor. 2011 sonunda büyük olasılıkla 3-4 üstte 10 bin civarında Amerikan askeri kalır.

Ancak ortada çok ciddi bir sorun var.

Irak'tan çekilme hazırlıklarını sürdüren Amerikalılar, geri kalan artık malzemelerini ne yapacaklarını kara kara düşünüyor. Geri götürülmesi çok pahalı olan bu artıklar arasında binlerce tank, top, tüfek, bombanın yanı sıra yüz binlerce çatal, kaşık, bıçak, tabak ve tencereyi sayabiliriz.

PKK'ya karşı işbirliği konusunda Ankara'ya sert çıkışan Irak Hükümet Sözcüsü Debbağ ''Bu artıkların ülkemizi kirletmesine izin vermeyiz” diyerek kabadayılık örneği göstermiş. Debbağ başından beri alkışladığı işgalin ülkesini ve ülke insanlarını ne hale getirdiğini unutmuşa benziyor.

Onun gibiler her ülkede bulunur!

Amerikalılar her zaman bunları bulur, 'adam' yerine koyar ve bol bol kullanır.

Debbağ ve benzerleri ancak Amerikalıların nitel ve nicel olarak izin verdiği ölçüde oksijen soluyabileceklerini unutmuşa benziyorlar.

Tıpkı Kabil'deki Karzai, İslamabad'daki asker ve sivil yöneticiler, Mısır'daki Mübarek ve Körfez bölgesindeki bazı kral ve emirler gibi. Durum böyle olmasaydı Ortadoğu ülkeleri krize rağmen 2009 yılında 103 milyar dolarlık silah alır mıydı?

Durum böyle olmasaydı bu coğrafyadaki Amerikan yandaşı iktidarlar ayakta kalabilir miydi?

Durum böyle olmasaydı değişim ve demokrasi sözü veren Obama demokrasi düşmanı bu iktidarlarla dost ve samimi olabilir miydi?

Akşam

Bu makale 1,024 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Tezgah
» Bahreyn'e ne oldu?
» Demokrasi bahane!..
» Sykes-Picot
» Rastlantı
» Suriye senaryoları ve Türkiye
» Demokrasi mücadelesi
» Vicdan
» Kazanan İsrail
» Osmanlı Kaddafi
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı