| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
Bazı tartışmalar ilk bakışta çok dar bir alanda devam ediyormuş gibi görünür. Oysa önemsiz gibi görünen bir başlık, aslında çok daha geniş bir alanı kuşatan etkileri içinde taşıyabilir. Zamanla o tartışmanın hayret verici boyutlara ulaştığını görebiliriz. Tıpkı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım üzerinden devam eden internet tartışmasının, zaman içinde ‘AK Parti’nin özgürlük sınavına’ dönüşme potansiyeli taşıması gibi. Bu meselenin ortaya çıkışı ve Bakan Yıldırım’ın verdiği her cevapta biraz daha sıkıntıya düşmesi, yakın geleceğe dair önemli bir işaret gibi görünüyor. Belki terör gibi sıcak gündem maddeleri bu konuları dikkatlerden bir parça uzak tutuyor. Ama buraya not edelim. İnternet üzerinden devam eden bu tartışma ve onun zamanla yükselecek olan benzerleri, AK Parti’nin yola nasıl ve kimlerle devam edeceğini belirleyecek kadar güçlü. *** AK Parti’ye kuruluşundan itibaren pekçok anlam yüklendi. Farklı görüşlere sahip kesimlerin, aynı siyasi partinin çatısı altında bir araya gelmesi, gerek oy yüzdesi olarak, gerekse devamlılık açısından partiye ciddi avantajlar sağladı.Ancak bu durum verilen bazı desteklerin ‘geçici’ olma özelliğini değiştirmedi. Batı’da şu kuşku zaman zaman canlanıyor: Ekonomik anlamda liberalizmi açık bir dille savunan AK Parti, siyasi olarak, daha doğrusu zihin kodları itibariyle liberal olmaktan hayli uzak. Hatta bu durumu ‘AK Parti dini referanslarla hareket ediyor’ noktasına taşıyanlar bile çıkıyor. Bir siyasi gelenekten ayrılmakla, o geleneğin kodlarından tamamen kopmak, kuşkusuz aynı kategoride değerlendirilemez. Ancak bugün geldiğimiz noktada AK Parti’yi ‘dini referanslarla hareket eden bir yapı’ olarak tarif etmenin de akla hayale sığacak tarafı yok. Tıpkı Turgut Özal döneminde ortaya çıkan tartışmaları andıran bir çelişki yok mu; elbette var. AK Parti’ye destek veren kesimlerin önemli bir bölümü ekonomik anlamda liberalizmi, ama yaşayış ve dünyaya bakış olarak daha farklı değerleri savunuyor. Mehmet Altan’ın her derde deva ‘piyasa mekanizması’ onlar için de anlamlı, hatta zorunlu. Ancak aynı şeyi hayat tarzı üzerinden söylemek kolay değil. Kuvvetle muhtemel bu çelişki, AK Parti’nin gelecek yürüyüşünde çok belirleyici olacak. Siyasi iktidarın anayasa meselesini bir bütün olarak değil, parçalı tarzda ele alması, süreçte ‘bu da bir ilerlemedir’ diye olumlu karşılansa da, bir sonraki siyasi mimaride kredisinin fazla olmadığı çok açık. *** Olup biteni dış politikanın ateşli hamleleri ve Türkiye’nin yeni şekillenen devlet aklı üzerinden ‘AK Parti’nin geçmişteki ideolojik kodları öne çıktı’ diye okumak da hayli yanıltıcı. AK Parti’nin ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bu sürece katkısı, toplumsal değerlerin siyasi merkezde sahici karşılık bulması ve bu değerlerin siyasi aklın inşasında rol oynamasıdır. Üslup ya da sürecin zaman zaman yüksek tansiyonda ilerlemesi, kimilerini ürkütse de, olup bitenin dünyanın gidişine aykırı olduğunu söylemek mümkün değil. Öte yandan bir bölgesel gücün, kendi içinde bu kadar keskin ve yıpratıcı bir gündemi daha fazla taşıması da mümkün değil. Kürt sorunu ve demokratikleşme etrafındaki her adım, siyasi partileri, aktörleri ve gelecek hesabı yapan herkesi, ya bir adım daha ileriye ya da tarihin sayfalarına taşıyacak. Öylesine bıçak sırtı bir dönemdeyiz kısacası. StarBu makale 231 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |