Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Fehmi Koru
Fehmi Koru
Anlamazsa ABD'nin işi zor
Fehmi Koru

Anlamazsa ABD'nin işi zor

Ambargo altındaki Filistinlilere insani yardım taşıyan gemilere Gazze açıklarında askerleriyle saldırıp canlara kıyan İsrail'in bu cür'eti nereden aldığı bir kez daha anlaşıldı: Başta ABD olmak üzere bazı Batı ülkelerinden... Dünyayı ayağa kaldıran ve her ulustan insanın vicdanını kanatan korsanlık Amerikan yönetimi üzerinde pek fazla etkili olmadı.

İki gündür Washington'dan yalnızca sade suya tirit açıklamalar geliyor.

Uluslararası sularda bulunan gemilerdeki silâhsız sivillere helikopterle indirilen komandoların saldırması cevapsız kalmaması gereken bir cürümdür. Uluslararası hukuk bu konuda çok açık: Hiçbir ülke herhangi bir sebeple kendi karasuları dışında seyreden gemilere saldıramaz; hiçbir devlet orantısız güç kullanamaz, silâhsız sivillerin üzerine silâhlı kuvvetlerini salamaz.

Yaparsa, yaptığı 'haydutluk' ve 'korsanlık' olur...

Uluslararası hukuk uzun asırların deneyimleriyle oluşmuş kurallar bütünüdür ve bütün uluslararası kurumlar çalışma esaslarını o hukukun her yerde geçerli olduğu anlayışı üzerine oturturlar. Birleşmiş Milletler (BM) bütün üyelerinin uluslararası hukuka uygun davranmasını sağlamak için oluşturulmuştur.

Hiçbir ülke ve devlet uluslararası hukukun üstünde değildir. İsrail de...

İsrail'in haydutluğa kadar varan kural dışı davranışlarının uluslararası hukukun ihlâli anlamına geldiği çok açık. Yalnız insani yardım amaçlı gemilerin misyonunu silâhlı saldırı düzenleyip can alarak baltalamadı İsrail, o gemilerin Gazze önlerine kadar gelmesinin sebebi olan 'abluka'yı da uluslararası hukuku çiğneyerek uyguluyor... Kimin açtığı belli olmayan çatapat ateşine karşılık Gazze'ye göklerden ölüm yağdırması da, sınır ihlâllerini bahane ederek Lübnan'a saldırması da uluslararası hukuka uygun değildi İsrail'in; bunları hep yaptı ve yaptığı yanına kâr kaldı.

Sebebini biliyoruz: İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulmuş dünya düzeni BM örgütünde beş ülkeye tanıdığı veto hakkıyla adaletsizliklere sebep oluyor; bir veya iki ülkeyi yanına alan ABD, -hatta bazen tek başına kalmayı göze alarak- İsrail-karşıtı bütün BM kararlarının uygulamaya konulmasını engelliyor.

Dünyanın gözü önünde cereyan eden ve herkesin vicdanlarını titreten Gazze açıklarındaki gemilerde dökülen kana rağmen, ABD, beklendiği keskinlikte tepki vermeyerek bu kez de İsrail'i yanlışlara itiyor.

Oysa uluslararası hukukun titizlikle uygulanması, çiğneyenlere müsamaha edilmemesi ABD için de gerekli. Eğer uluslararası sistem içerisindeki yerini korumak istiyorsa...

Evet, ABD'de arkasında para ve medya gücü bulunan ciddi bir lobisi var İsrail'in; iki ülke arasında başka hiçbir ikili ilişkiyle karşılaştırılamayacak çapta içli-dışlılık söz konusu: İsrail'de başbakanlık koltuğunda oturan Benjamin Netanyahu çocukluk ve gençliğini ABD'de geçirmiş Boston aksanıyla konuşan biri; ABD'de Başkan Barack Obama'nın Beyaz Saray genel sekreterliğine getirdiği Rahm Emanuel'in babası Kudüs'te doğmuştu ve İrgun çetesi üyesiydi.

İyi de, bu denli içiçe geçmişlik giderek ABD'nin aleyhine sonuç veriyor. Başta İsrail'in haylazlıklarına göz yuman ABD, şimdilerde sergilediği haydutluğa da ses çıkartamıyor. Böyle bir durum için bizim "Besle kargayı, oysun gözünü" atasözümüz var.

Bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğunun pek farkında değil Washington; ama farkına varmalı. Gazze açıklarında dökülen kan elbette şimdiye kadar hayatını İsrail askerlerinin elinden kaybeden Filistinlilerin kanı kadar değerli; ancak şimdi dökülen kan biraz daha anlamlı. Anlamı da, o kanın dünyanın vicdanından akıyor olması...

Ankara ve Kahire'de konuşurken verdiği vaadleri biri Obama'ya hatırlatmalı...

Yeni Şafak

Bu makale 780 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Ayıp oluyor ama...
» BDP değişirse Türkiye rahatlar
» Beni sev, ruhumu sar, kalbime yaslan
» ‘AKP ne yapmak istiyor?’ diye soranlara...
» Paşalara yakışan konuşmaktır
» Gerçekler mutlaka ortaya çıkar
» Başbuğ’un samimiyetine Büyükanıt tanıklık edebilir
» 'Kötü amaç’ mı, o da ne demek?
» Gül yeniden başbakanlığa ‘Evet’ mi dedi, ‘Hayır’ mı?
» Sezai Karakoç: Devletin önünde ceketini iliklediği düşünür...
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı