Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Hilmi Yavuz
Hilmi Yavuz
Atatürk'le İnönü'nün arası neden açıldı?
Hilmi Yavuz

Atatürk'le İnönü'nün arası neden açıldı?

Bugünlerde İsmet İnönü'nün hayatına ilişkin okumalar yapıyorum. Bu okumaları özellikle, Atatürk'le aralarının açıldığı 1937 yılındaki olaylar üzerinde yoğunlaştırdım;- İnönü'nün Başbakanlıktan istifa etmesine neden olan olaylar üzerinde!

Prof. Dr. Şerafettin Turan'ın, Kültür Bakanlığı Kültür Eserleri Dizisi'nde yayımlanan 'İsmet İnönü: Yaşamı, Dönemi ve Kişiliği' (Ankara 2000) adlı kitabında, İnönü'nün 'Cumhuriyetle birlikte 29 Ekim 1923'te başlayan Başbakanlığı[nın], Fethi Okyar'ın araya giren 103 günlük hükümet dönemi dışında, 14 yıl, 8 ay 13 gün' sürdüğü; 20 Eylül 1937'de bir buçuk ay izin aldıktan sonra 25 Ekim 1937'de istifasını verdiği belirtilir. Falih Rıfkı Atay'ın 'Çankaya'sında ise, Atatürk'ün, İnönü'den söz ederken, yakınlarına 'Çocuklar, Çankaya'da rahat ediyorsam İsmet sayesindedir' dediği aktarıldığına göre, İsmet Paşa'nın Atatürk'e bu kadar yakınken ve bu kadar uzun bir Başbakanlık döneminden sonra, 53 yaşında görevini bırakmasının nedenleri neler olabilir?

Bu soruya verilen cevaplar, birbirinden bir hayli farklıdır. Atatürk'ün yakın arkadaşı Salih Bozok'a göre ('Hep Atatürk'ün Yanında') Fethi Okyar'a kurdurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası'nca İsmet Paşa hükûmetine yöneltilen eleştiriler karşısında, iki parti arasında 'tarafsız' kalacağını açıklamasına rağmen Atatürk'ün, iktidardaki CHP'yi yeterince desteklemediği (Prof. Dr. Şerafettin Turan, o tarihlerde ABD'nin Ankara Büyükelçisi olan J.Grew'ün de, anılarında Bozok'u destekler nitelikte açıklamalarda bulunduğunu belirtmektedir); ve Atatürk'ün İnönü kabinesinde İktisad Vekili olan Mustafa Şeref'in icraatını onaylamaması ve onun istifası üzerine de İsmet Paşa'yla anlaşması pek de mümkün olmayacağı bilinen Celal Bayar'ın İktisad Vekilliğine atanmasında ısrar etmesi...

Bunlar belki de, bir Cumhurbaşkanı ile onun Başbakanı arasında olağan sayılabilecek türden kırgınlıklardır. Ama bu kırgınlıkların, 1936 yılından itibaren sert anlaşmazlıklara dönüştüğü görülüyor: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak 'Atatürk'ten Hatıralar'ında Ankara'da Gazi Orman Çiftliği'nde kurulan bira fabrikası dolayısıyla Bomonti Şirketi ile başgösteren anlaşmazlıkta, İnönü'nün, 1937 yılında bir gece, Atatürk'le sert bir tartışmaya girdiği ve Atatürk'e, öfke ile, 'Sen benim söylediklerimi başkalarından araştırmaya kalkıyorsun! Sofradan emir alıyoruz ve bunların yüzünden büyük sıkıntılara düşüyoruz!..' dediğini aktarır;-ki İsmet Paşa'nın 'sofradan emir alıyoruz!' sözü, yanlış olarak 'sarhoş sofrasından idare ediliyoruz!' biçiminde bir söylentiye dönüşmüştür.

Prof. Dr. Şerafettin Turan, Atatürk'le İnönü'nün aralarının açılmasına ilişkin nedenler arasında Hatay meselesini, Bayar'ı Başbakan yapmak istemesini, İngiliz Dizbağı nişanı konusundaki görüş ayrılıklarını saydıktan sonra, Abdi İpekçi'nin İnönü ile yaptığı ve 'İnönü, Atatürk'ü Anlatıyor' başlığıyla yayımladığı röportajından İsmet Paşa'nın şu sözlerini nakletmektedir:

"Atatürk ile birlikte çalışmamızı iki ayrı dönemde açıklayabilirim. Başlangıçtan hastalığa kadar şöyle olmuştur:

Akşamları bir araya gelir toplanırız. O coşar, biz coşarız... Birtakım kararlar alınır... Ertesi sabah uyanınca düşünürüm, hemen kalkar Atatürk'e giderim. Onu yatakta iken uyandırırım, oturup konuşuruz. Söylerim: 'Dün akşam biz yine coştuk, şunu yapalım, bunu yapalım, diye kararlar aldık. Ama olacak şeyler değil, nasıl yapacağız?' 'Canım, sen bildiğini yap!' der bana..."

İnönü, daha sonra Atatürk'ün hastalığı ile birlikte durumun değiştiğini anlatırken şunları söyler:

"Sonra bir dönem oldu. Yine aynı şekilde toplanıp alınmış kararları ertesi gün görüşmeye gittiğimde, artık 'sen bildiğini yap!' demiyordu. Israr ediyordu bu sefer, asabîleşiyordu. Esaslı bir değişiklik olmuştu Atatürk'te. Doktorlara sordum, 'hastalığın bir dönemidir' dediler."

Bir defa daha belirteyim: Cumhuriyet'in kuruluşundan Atatürk'ün hastalığının ağırlaştığı 1937 yılı Ekim sonuna kadar 14 yıl Başbakanlık yapmış bir devlet adamıdır İnönü. Cumhuriyetin ilk 27 yılında 14 yıl Başbakan, 12 yıl da Cumhurbaşkanıdır.

Ve Atatürk'ün Başbakanıyken ne idiyse, Cumhurbaşkanı iken de odur İsmet Paşa!

Zaman

Bu makale 909 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Ankara'nın 'İklim'i
» Ne olacak bu üniversitelerimizin hâli?
» Hizipçi Memur Partisi: CHP
» Atatürk'le İnönü'nün arası neden açıldı?
» CHP, Gerçekten 'Demokrat' mıdır?
» 'Zihin açılımı'
» 1 Mayıs 1959 tarihinde Uşak'ta ne olmuştu?
» Siyaseti vesayet altına almak
» Kadro ve Yön: Ergenekon'un teorik temelleri
» Malatya İzlenimleri (2)
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı