Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Mehmet Ali Birand
Mehmet Ali Birand
Washington zirvesinde gözler Erdoğan’ın üstünde
Mehmet Ali Birand

Washington zirvesinde gözler Erdoğan’ın üstünde

Amerika, 27 ülke davet etti ve Nükleer Zirve topladı. Genel amaç, nükleer silahların eski sahiplerinde kalması, yeni ellere geçmemesini sağlamak. Aslında özel amaç, İran’ı nükleer bomba üretmekten vazgeçirmek. Bu zirvenin en çok aranan ve tutumu merak ediler kişisi de Başbakan Erdoğan. Türkiye gündemdeki sorunlu ülkelerden biri durumunda. Bakın, en çok hangi konularda Erdoğan’ın kapısı çalınıyor.

Bu kadar ülke lideri bir araya gelince, hele konu Nükleer oldu mu, ister istemez gözler İran’a dönüyor.

Tahran yönetimi burada değil. Onlar da kendi zirverelerini düzenlediler, ancak dünyanın nabzı Washington’da atıyor.

Obama yönetimi bu zirve sırasında, İran’ın nükleer politikalarını durdurmak, hiç değilse yavaşlatabilecek bir koalisyon oluşturmak istiyor.

Ne olursa olsun, böylesine bir zirve topladınız mı, hemen her konu tartışılır. Bu defa da aynı durumla karşı karşıyayız. Washington, kaynayan kazana benziyor.

Gelen liderler arasında en çok arananlardan biri de, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan.

Nedeni de basit.

- İran denince, hemen akla Türkiye geliyor. Ankara’nın İran yönetimiyle ilişkisi, Washington açısından hem çok önemli, hem soru işaretleriyle dolu. İşte bundan dolayı, Erdoğan’ın neler söyleyeceği ve nasıl bir tutum takınacağı merak ediliyor.

- Erdoğan’ın buradaki varlığını en çok ilginçleştiren diğer bir sorun da, Ermenistan ile imzalanan protokollerin akibeti. Obama yönetimi bu protokollerin iptal edilmesini istemiyor. Bu belgeleri, tarihi bir anlaşma sürecinin başlangıcı olarak görüyorlar. Oyunu bozanın da, Türkiye olduğuna inanıyorlar. Washington’da bir çıkış yolu bulunabilecek mi, yoksa atılan adımlar boşluğa mı düşecek, belli olacak. Bu açıdan, Erdoğan’ın temasları çok önemli.

- Yine burada tartışılacak diğer bir konu, Türkiye’nin İsrail ile giderek keskinleşen demeç savaşı. Erdoğan, hedef olarak Netenyahu-Lieberman koalisyonunu seçmiş durumda. Her fırsatta da vuruyor. Cevap verme görevi de Lieberman’ın omuzlarında. Türk Başbakan’ının, bu konuda iki avantajı var. Biri Netenyahu hükümetinin uyguladığı Filistin politikasının, Washington dahil, uluslararası camiada destek görmemesi. Hele dışişleri bakanı Lieberman’ı seven ve destekleyen de yok.

İki günde bütün bu sorunlar tabii ki çözümlenemeyecek. Ancak ne olursa olsun, Türkiye’nin Başbakanlık düzeyinde temsil edilmesi çok iyi oldu. Erdoğan katılmasaydı, Türkiye burada sadece dışişleri düzeyinde temsil edilseydi, kaybeden biz olacaktık.

* * *

CEPHE AÇTIKÇA, OBAMA’YA İHTİYAÇ ARTACAK...

Siyasetin en temel ilkelerinden biridir. Fazla cephe açmamaya çalışırsınız. Her cephede bir başka savaş vermemek için, siyasetçiler dikkatli davranırlar. Zira, açılan her cephe, hem liderin, hem de partinin tüm enerjisini alır. Kadroları zorlar, insanları yorar.

Başbakan Erdoğan ise, bu yaklaşımı hiç benimsemiyor. Tam aksine, sürekli farklı alanlarda kavga veriyor.

Son bir yıldır bakın kaç taşı çevirdi, hangi alanlarda cephe açtı:

- Doğan Yayın Holding’e yönelik sert eleştirilerle başladı ve eleştiri yapan veya farklı görüş veren medyaya meydan okuyan bir Başbakan kimliğiyle karşımıza çıktı.

- Kürt açılımıyla, hem muhalefet, hem de milliyetçi kitleleri karşısına aldı. Bir süre sonra, çeşitli nedenlerle açılım durunca, Kürtlerin sempatisini de kaybetti.

- Ermeni Açılımıyla, yine muhalefet ve milliyetçi kesimleri, ardından da Azerileri karşısına aldı. Washington ile gerilim yaşamaya başladı.

- Alevi Açılımıyla kimseleri tatmin edemedi.

- Önce Ergenekon ve Balyoz operasyonları sonra, ordu mensuplarını ve komuta kadrolarını çok yakından ilgilendiren kararlarla TSK’yı tümüyle karşısına aldı.

- İsrail’in, Netenyahu-Lieberman koalisyonuna karşı sert bir tutum takındı ve şimdiye kadar görülmemiş bir cephe açtı.

- İran’ın nükleer politikasını eleştiren başta Amerika olmak üzere batı dünyasına katılmadı. Tahran’a anlayış gösterip tepki topladı.

- Anayasa değişikliği teklifiyle bu defa hem yargıyı karşısına aldı, hem de muhalefetin kenetlenmesini sağladı.

- Avrupa Birliğini, Türkiye’ye karşı çifte stardart kullanmak ve tam üyelik sürecini engellemekle suçladı.

Bu cephelerin bir bölümünde haklı, diğer bazı bölümlerinde ise haksız görüldü. Kimi yaklaşımı alkış aldı, kimi sert tepkiyle karşılandı.

Ancak ne olursa olsun, bütün bu cepheler, iktidar partisini de belirli oranlarda hırpaladı. Kamuoyunu yordu. Kavga ortamı, insanları bıktırdı.

İşte Washington’da Türkiye’yi yakından izleyen çevrelerin sordukları soru, şöyle renk değiştirmeye başlamış durumda: AK Parti bu kadar cephe açınca, hiç değilse bazılarında kendini güvenceye almak için, Obama’nın desteğine muhtaç kalacaktır.

Başkan Obama’nın gündeminin içinde Türkiye var da, Erdoğan’ın buraya gelişinde cebinde neler getireceği bilinmiyor. Ancak Ankara’nın rahat bir nefes alabilmek için Washington’a ihtiyacı olduğu ileri sürülüyor.

Hürriyet

Bu makale 419 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Sorun Erdoğan değil, başkaları...
» AKP'de sessizce tüzük değişikliği konuşuluyor...
» Türkiye ilk defa soğukkanlı davranıyor
» "KANSER DEĞİLİM..."
» Hrant Dink tekrar öldürüldü...
» Aklın varsa, mahkemeye düşme...
» MİT, artık istihbaratın sivil patronu oluyor...
» Fransa'ya kızarken, kendimize de bakalım...
» Şimdi de Ermeniler bizi tehçir ediyor...
» Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı