Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Mehmet Kamış
Mehmet Kamış
Değişim isteyenlerle statükocuların seçimi
Mehmet Kamış

Değişim isteyenlerle statükocuların seçimi

Türkiye'de bugün sağcılarla solcular arasında, dindarlarla dindar olmayanlar arasında, Kürtlerle Türkler arasında bir kavga yok.

Yaşanan gerilimler de aslında AK Parti ile CHP arasında ya da MHP veya başka bir parti arasında yaşanmıyor. Bütün kavga, değişimcilerle statükocular arasında, darbecilerle demokratlar arasında oluyor.

Mesele, yerli malı haftası kutlayan ve yerli malından sadece fındık fıstık ve kuru üzüm anlayan bir zihniyet ile dünyaya açılmak, dünyada ve bölgede etkin olmak isteyenler arasında ortaya çıkıyor. Bu ülkeyi Kapıkule ile Habur arasına sıkıştırıp sürekli kendi içiyle meşgul edenler, yanı başında kopan kıyamete bigane bir ülke halinde tutmak isteyenler değişime direniyor.

Eski statükonun etkin ve seçkin isimleri, bu değişimden bir hayli rahatsız. Bürokraside, medyada yenileşmenin akamete uğraması için cansiparane çarpışanlar var. Rejim elden gidiyor dedikleri, aslında kendi saadet zincirlerinin bozulmasından başka bir şey değil. Kürt meselesinin çözülmesinden bir hayli rahatsız olan ve iş ne zaman çözüme doğru evrilse kanlı bir provokasyonla baltalayanlar da bunlardan başkası değil.

Ne zaman bir savcı Türkiye'yi karıştıranların üzerine gitse, faili meçhullere ışık tutsa HSYK hemen devreye giriyor ve derhal onun yerini değiştiriyor ya da meslekten uzaklaştırıyor. Ne zaman bir parti ya da hükümet, Türkiye'nin önünü açmaya yönelik çalışmalarda bulunsa hemen kapatılma ile cezalandırılıyor. Hukukî olmaktan çok ideolojik kaygılarla hareket eden bir kısım yüksek yargı mensubu, kendine yepyeni yetki alanları açarak bu ülkenin yenileşmesine müsaade etmiyor.

Hükümetin önayak olduğu küçük anayasa paketi de aslında yenilikçilerle statükocuların kavgasına sahne oluyor. Bu paketin detayları tartışılabilir, pek çok eksiği olabilir ancak iki konuda ciddi adımlar atılıyor. Birincisi HSYK'nın ideolojik bir odak olması engelleniyor, ikincisi de Yargıtay Başsavcısı'nın partilerin üzerinde Demokles'in kılıcını sallandırmasının önüne geçiliyor.

Toplumun büyük bir kesiminin teveccühünü kazanmış bir parti, başsavcı ve birkaç tane de Anayasa Mahkemesi üyesinin kararıyla kapatılabiliyor. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde olmayacak böyle bir uygulama Türkiye'de gerçekleştirilebiliyor. Bu garip durumu yaşayan hiçbir ülkenin yenileşmesi ve ilerlemesi mümkün olamaz.

Anayasa paketinin muhtemel bir referanduma gitmesi durumunda seçim, AK Parti ve diğerleri şeklinde geçmeyecek, değişimcilerle statükocular arasında geçecek. Hükümet, eğer iyi bir strateji belirlerse bu seçimin 'AK Parti ve karşıtları' şekline dönüşmemesini sağlayabilir. Mevcut yapının Türkiye'nin önünde büyük bir takoz olduğunu, herkes için büyük bir tehdit unsuruna dönüştüğünü gösterebilirse referandumun değişimcilerle statükocular arasında geçmesinin de yolunu açabilir. m.kamis@zaman.com.tr

Zaman

Bu makale 377 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Bizim göremediğimiz gerçek!
» Mehmet Ali Aydınlar'ın yerinde olmak!
» Derin yapı bitti mi?
» Bizi kim öldürüyor?
» Kentin rantı
» Balık hafızamızla yüzleşmek
» Devlet, terörün neresinde durur?
» Acıdan rant devşirmek
» Düşünce özgürlüğüne Fransız jakobenliği
» Irkçılığı bitirmeden bize rahat yok
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı