Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
8 Şubat 2012, Çarşamba
 DÖVİZ KURLARI : 
İsmail Küçükkaya
İsmail Küçükkaya
Kaçak Ermeni kartına Köşk yorumu
İsmail Küçükkaya

Kaçak Ermeni kartına Köşk yorumu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Afrika gezisinin son gününe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'yüz bin Ermeni kaçak işçi' ile ilgili açıklamaları damgasını vurdu.

Haber Kamerun'a gelir gelmez, adeta şok etkisi yarattı.

Gül, çeşitli kaynaklardan tam metni buldurup, okumuş. İşin perde arkasını öğrenmeye çalışmış, yeni bir politika kurmak ve ona uygun söylem geliştirmekten ziyade 'Türkiye'nin iyi niyetini, kaçak işçilere göz yumduğu gerçeğiyle uluslararası camiaya duyurmak' amacı taşıdığı sonucuna varmış. AKP içinden çeşitli açıklamaların da 'ortamı yatıştırmaya dönük olduğu'nu bizzat fark etmiş.

Erdoğan'ın BBC'de yayımlanan o sözleri, Erdoğan'a çok yakın isimler dahil gazeteciler arasında da şaşkınlıkla karşılandı. Hatta NTV'de Canlı Gaste programında Can Dündar'ın bu konuyu işlemek istediği, ancak bazı müdahaleler sonrasında o akşam yayına çıkmadığı bilgisi geldi. Nitekim Dündar dünkü yazısına 'tehcir gibi' başlığı atmış ve sözlerini 'birisi Erdoğan'a fren koysun' diye bitirmişti. Yani konu sıcak ve hararetli, tartışma çok güncel ve heyecanlıydı. Uluslararası boyutu da cabası...

Elbette bizler dönüş yolunda, uçak sohbetimizdeki ilk soruyu ve en önemli konuyu bulmuştuk.

Dört günlük gezi bitmiş, Kamerun'dan Türkiye'ye doğru yola koyulmuştuk. Derken, Gül'ün Basın Başdanışmanı Ahmet Sever, 'buyurun ön tarafa, Sayın Cumhurbaşkanı sizleri bekliyor' dediğinde sohbet Afrika açılımıyla başladı. Gül ziyaretten gerçekten çok memnundu. Uzun uzun temaslarından bahsetti. Bu arada biz, haberimizde okuyacağınız dış politika ağırlıklı sorularla Gül'ün değerlendirmelerini almaya çalıştık.

VE SESSİZ MÜLAKAT BAŞLIYOR

Bizler, Gül'e o soruyu sormak için heyecanla Afrika sohbetinin bitmesini bekliyorduk. Konuya bir espriyle girildi. Malum, Gül Kongo'ya giderken 'Şimdi sessiz diplomasi zamanı' demişti. Hatta biz o sözleri AKŞAM'ın manşetine taşımıştık. Fatih Çekirge, 'Efendim bir sorumuz var ama kendi aramızda konuştuk, onu size sessizce sormak istiyoruz' dedi. Gül tebessüm etti, 'Sessiz mülakat, peki' yanıtını verdi. Sonra da 'tahmin ediyorum, ben söyleyeyim' açıklamasıyla değerlendirmesine başladı.

Gül, çok dengeli ve makul bir yorumla Erdoğan'ın o sözlerine bir anlamda açıklık getirdi. Hatta buna 'düzeltme' diyebiliriz, çok ince bir biçimde adeta küçük bir balans ayarı...

Haberde detaylı okuyabilirsiniz. Gül, Erdoğan'ın niyetiyle ilgili bir değerlendirmede bulunuyor ve ortaya çıkan anlamın, yorumların doğru olmadığını söylüyor. Başbakan'ın insani konulara karşı duyarlılığının altını çiziyor, 'Böylesi toplumsal olaylarda siyaset ve insani durumları birbirinden ayırmak lazım' diyor.

Gül'ün, Erdoğan'ın sözleri için, 'bazen ifadeler yanlış anlaşılabilir. Türkiye'nin kin gütmediğini göstermesi bakımından... Pozitif bir şeyin ortaya çıkması açısından söylemiştir' yorumuna özellikle dikkat çekmek gerek.

GÜL'ÜN ÇİZDİĞİ YOL HARİTASI

Peki bu durumda, gezideki dört ayrı sohbetimizden çıkardığımız sonuca göre Cumhurbaşkanı Ermenistan açılımı konusunda ne düşünüyor, daha doğrusu nasıl bir yol haritası çiziyor?

İşte edindiğim izlenimler:

Ermenistan'la diaspora arasında kesin bir ayrıma gidiliyor. Dışarıdaki (özellikle ABD) Ermeni lobisinin tuzağına düşülmeden, Erivan-Ankara ve Erivan-Bakü ilişkilerinin normalleştirilmesi çalışmaları devam edecek. Sözde soykırımı kabul eden ülkelere sert tepki gösterilecek. (Gül'ün Obama ile bir daha bunu konuşmam demesi en son örnektir) Fakat bir yandan da Gül'ün ifadesiyle pire için yorgan yakılmayacak. Türkiye tam demokratikleşme yolunda adımlarını sürdürecek, bu hem içerideki Kürt açılımı gibi politikalar hem de komşularla ilişkilerin seviyesinin yükseltilmesi için bir kaldıraç gibi görülecek. Gül'ün koyduğu tarih de 2015, yani sözde soykırımın yüzüncü yıldönümünde Ermeni diasporasının atağını kesmek...

Afrika'dan Ankara'ya yansıyanlar böyle...

BAŞBAKAN'IN KURMAYI GÜL'Ü KARŞILAMA HEYETİNDE

Haa unutmadan...

Esenboğa Havalimanı'na indiğimizde, Cumhurbaşkanı'nı karşılayanlar arasında Başbakan'ın en yakın danışmanlarından Nabi Avcı da vardı. Nabi Hoca'nın alanda bulunmasının bir şekilde Ermenistan açıklamalarıyla ilgili olduğu düşüncesindeyim. Galiba, Başbakanlık kurmayları da yüz bin kaçak Ermeni kartının açılmasının yarattığı tansiyonu düşürmeye çalışıyorlar.

Son bir not daha...

Çankaya'da özel kalem, protokol ve basın müşavirliği gerçekten olağanüstü titiz bir sistem kurmuşlar. Hiçbir şeyin aksamasına izin vermiyorlar. Özel Kalem Müdürü Hüseyin Avni Karslıoğlu'na sorduk, Obama-Merkel-Sarkozy'nin sistemlerini incelemişler ve onu uyguluyorlar. Köşk'ün bu yeni yapılanması, detaylı bir yazı ve değerlendirmeyi hak ediyor.

Akşam

Bu makale 331 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» O artık Köşk adayı
» İşsizler ve kadınlar AKP'ye okumuşlar CHP'ye oy verdi
» Türkiye'de namuslu aydınlar da var
» Dokunulmazlar
» Dokunulmazlar
» Gandi'nin 2012 kriterleri
» Gül’ün üçüncü yolu
» Zihniyet sorunu...
» Baykal'ın zor denklemi
» Bu yol seçime çıkar
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı