- |
|
Çok Okunanlar
|
|
||||||||||
![]() EIR Report
DÜNYA POLİTİKASINA YÖN VERENLER (V)
Emperyal Büyücü ÇİFTE AJAN GEORGE SOROS:
Yeni bir rüşvet sisteminin mimarı olarak kendini devlet adamlarına takdim etmekte
ve onlardan iyi cevaplar almaktadır. Henry Kissinger'a, Vaclav Havel'e, Polonyalı
General Wojciech Jaruzelski'ye yakındır. Dalay Lama'yı desteklemektedir; onun
ve diğer dostu eski Sovyet lider Mikhail Gorbaçev'in enstitülerinin de merkezi
San Francisco'dadır. Soros "Council of Foreign ,Relations"un (CFR
- Dışilişkiler Konseyi), World Economic Forum'un (Dünya Ekonomik Forumu) ve
Human Rights Watch'ın (Helsinki İnsan Hakları Gözlem Örgütü) ilerigelen üyesidir.
1994'te kendi felsefi "şeyhi" Sir Karl Popper'la görüştükten
sonra Soros şirketlerine Orta ve Doğu Avrupa iletişim sektörüne yatırım emrini
verdi. Çek Cumhuriyeti'nin Federal Radyo - Televizyon Kurumu teklifini kabul ederek
Radio Free Europe (Hür Avrupa Radyosu) arşivlerini devir ve onlara destek kararı
aldı. Soros, arşivleri Prag'a getirtti ve bakımı için 15 milyon Dolardan çok
harcadı. Şimdi bir Soros Vakfı, ABD hükümeti ve RFE/RL ile birlikte, CIA'ce
oluşturulan Radio Free Europe - Radio Liberty'yi işletmektedir. Faaliyet alanı
Kafkaslar ve orta Asya'ya kaymıştır. Soros Open Society Institute'un (Açık
Toplum Enstitüsü) kurucu ve destekçisidir. Onun kurduğu International Crisis
Group (ICG), diğer şeylerin yanısıra Yugoslavya'nın yıkımından beri Balkanlarda
da faaldir. Soros açıkça U.S. Institute of Peace (ABD Barış enstitüsü) ile birlikte
çalışmaktadır; bu kuruluş CIA'in açıkta çalışan bir kanadıdır. Anti-globalizm taraftarları Şubat 2002'de New York'ta Waldorf Astoria otelinin önünde soğuktan donarken, George Soros içeride Dünya ekonomik Forumu'na hitap ediyordu. Polis göstericileri Park Avenue'daki kafeslere tıkarken, Soros "Açık Toplum"un meziyetlerini göklere çıkartıyordu; Zbigniew Brzezinski, Samuel Huntington, Francis Fukuyama ve diğerleri de ona eşlik ediyordu. Kim Bu Adam? George Soros 1930'da Macaristan'da doğdu. Ailesi aslen Yahudi olsa da köklerinden
o kadar uzaklaşmışlardı ki, rahatça Nazi Almanyası'na tatile gidebiliyorlardı.
Soros Nazi hükmü altında yaşadı, Komünistlerin zaferi ile 1947'de
İngiltere'ye geçti. Burada Soros, London School of Economics'te Filozof
Karl Popper'ın öğrencisi oldu. Popper aşırı bir antikomünist ideologdu ve onun
öğretileri Soros'un siyasi eğilimlerinin temelini oluşturdu. Soros'un yazdığı
hiçbir kitap ya da makale, yaptığı hiçbir konuşma yoktur ki, Popper'dan bir
etki yansıtmasın. 1965'te Sir olan Popper "Açık Toplum" sloganını icat etti;
bu Soros'un Açık Toplum Vakfı ve Enstitüsü'nde yankısını buldu (Open Society
Foundation and ınstitute). Popper'ın takipçileri onun sözlerini gerçek imanlılar
gibi tekrarladılar. Popperci felsefe Batılı bireyciliğin şiarı oldu.
Soros İngiltere'yi 1956'da terketti ve Wall Street'te iş buldu; burada 1960'ta
bir menkul değerler şirketi ("hedge fund") kurdu. Soros 1969'da Quantum Fund'ı organize etti ve dövizlerle oynamaya başladı.
1970'lerde finans faaliyetleri gelişmişti: George Soros 1997'de Tayland ekonomisini çökertmekle suçlandı. Bir Taylandlı
göstericinin ifadesiyle "Biz George Soros'u bir tür Drakula olarak görüyoruz.
O insanların kanını emiyor." Çinliler ona "timsah" diyor,
çünkü onun Çin'deki faaliyetleri o kadar doymak bilmezce ve Tayland ile Malezya
ekonomilerini silip süpürdü. Soros bir keresinde İngiliz Sterlini üzerine spekülasyonla bir günde 1 milyar
Dolar kazandı (spekülasyon sözünü pek sevmez!). "Sterlin üzerine spekülasyonla
İngiliz vergi mükelleflerinin cebini boşaltmakla" suçlandığında şöyle dedi:
"Finans piyasalarında spekülasyon yaptığınızda normal bir ticareti bağlayan
ahlaki sınırlardan özgürsünüz... Finans piyasalarında benim ahlaki kaygılarım
yoktur." Soros'un sınırsız kişisel servet elde etmek ve başkalarınca hakkında iyi düşünülmek
şeklinde şizofrenik istekleri vardır: Soros, George W. Bush'u da petrol şirketi batmak üzereyken kurtardı. Soros Harken Energy Corp.'un sahibiydi ve Bush'un şirketinin batmadan önce hızla gerileyen hisselerini aldı. Geleceğin ABD Başkanı bu işten 1 milyon Dolar nakit ile çıktı. Soros, gerçi "siyasi güç" satın almadığını söyledi. Yine Soros meşum Carlyle Group'un da bir ortağıdır. 1987'de kurulan bu "dünyanın en büyük özel hukuk firması" 12 milyar Dolarlık bir ciroyu yönetir; "idare eski Cumhuriyetçi liderlerden birinin kayyumluğunda yürütülür", bu kimi zaman eski CIA'ci Frank Carlucci, kimi zaman eski CIA başkanı (Baba) George Bush'tur. Carlyle Group karlarının önemli kısmını da silah ticaretinden kazanır. "İnsansever" Hortlak 1980'de Soros milyonlarca Doları Doğu Avrupa'da sosyalizme karşı harcamaya
başladı. Kendisiyle işbirliği yapan kişilere paralar aktardı. İlk başarısı Macaristan'daydı.
Macar eğitim ve kültür kurumlarını aldı, bunlarla ülkedeki sosyalist
kurumları devre dışı bıraktı. Böylece doğrudan Macar hükümetine bir kanal açtı.
Sonra Soros Polonya'ya geçti, CIA güdümündeki Dayanışma'yı finanse etti.
Ve aynı yıl Çin'de faaliyete başladı. Sonra SSCB geldi. Bütün bu ülkelerde CIA faaliyetlerinin de olması tesadüf değildir. CIA'in de
amacı Açık Toplum Vakfı ile aynıdır: Sosyalizmi yıkmak. Güney Afrika'da CIA
antikomünist muhalifler aradı. Macaristan'da, Polonya'da ve SSCB'de CIA, "National
Endowment for Democracy"nin (Milli Demokrasi Derneği), AFL-CIO'nun (Amerikan
Federal İşçi Sendikaları), USAID'in ve diğer kurumların açık desteğiyle antikomünistleri
organize etti ve destekledi; bunlar Soros'un Açık Toplum Vakfı'nca da gönüllü
listesine yazılmışlardı. CIA bu kişilere "birikim" (assets) derdi.
Soros'un dediği gibi, "her ülkede bir grup insan farkettim - kimi lider
kişiler, diğerleri o kadar bilinmeyenler; bunlar benim görüşlerimi paylaşıyorlardı.."
Hedef Moskova 1990'dan sonra Soros yardımları Rus eğitim sistemini hedef aldı; tüm ülkeye
ders kitapları dağıtıldı. Aslında Soros "Açık Toplum" propagandasıyla
tüm genç Rus kuşağının beyninin yıkanmasını sağladı. Soros vakıfları Rus finans
sisteminin, özelleştirme planlarının ve bu ülkede yabancı yatırımların kontrolünü
almak için stratejiler yürütmekle suçlandı. Ruslar Soros'un yargı girişimlerine
sert cevap verdi. Soros'un ve diğer Amerikan vakıflarının karşıtları bu manevraların
amacının "Rusya'yı, dünyanın tek süpergücüyle başedebilecek bir devlet
olmaktan çıkarmak" olduğunu söylediler. Ruslar Soros ve CIA'in bağlantılarından
şüphelenmeye başladılar. Para babası Boris Berezovsky "birkaç yıl önce
Soros'un bir CIA ajanı olduğunu duyduğumda düşüp bayılacaktım," dedi.
Berezovsky'ye göre Soros ve Batı "Rus sermayesinin güçlenmesinden korkuyordu".
1995'te Ruslar ABD Dışişleri Bakanlığı görevlisi Fred Cuny'nin Çeçen krizine
karışması nedeniyle öfkeye kapıldılar. Cuny'nin görünüşte görevi felaket yardımı
idi ama onun ABD çıkarlarını ilgilendiren uluslar arası çatışma bölgelerindeki,
ve yanısıra FBI ve CIA'deki geçmişi Amerikan devletine bağlantılarını ortaya
koyuyordu. Kaybolmadan önce Cuny Soros Vakfı için çalışıyordu. Çeçenistan'daki
şiddet dalgasının genelde Washington'un sıcak baktığı, ve belki de güdümündeki
bir politik destabilizasyon kampanyasının sonucu olduğu pek bilinmez. Yazar
Tom Clancy için bu değerlendirmeler yeterli olacak ki, bunları birer gerçek
olarak "The Sum of All Fears" (Tüm Korkuların Toplamı) adlı çok satan
kitabında sundu. Ruslar Cuny'yi bir CIA görevlisi olmak ve bir Çeçen başkaldırısını
desteklemekle suçladı. Soros'un Açık Toplum Vakfı ve diğer Soros kuruluşları
hala Çeçenistan'da faaldir. Rusya, Soros'un cebini şişirecek en azından bir operasyona sahne olmuş; olaya Clinton yönetiminden diplomatik görevliler karışmıştır. 1999'da Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, 500 milyon Dolarlık bir ABD Exim Bank kredisinin Rus şirketi Tyumen Oil'a verilmesini engelledi; gerekçe bunun ABD milli çıkarlarına aykırı oluşuydu. Tyumen Amerikan malı petrol ekipmanı ve hizmetlerini Dick Cheney'in Halliburton Şirketi'nden ve, Bloomfield New Jersey'deki ABB Lummus Global'dan almak istiyordu. George Soros ise Tyumen'in almak istediği bir şirketin ortağı idi. Soros ve BP Amoco bu işlemi durdurmak için lobi yaptı ve Albright araya girmek zorunda kaldı. Sol Antisosyalizmi Beslemek Soros'un Açık Toplum Enstitüsü'nün her delikte bir parmağı vardır. Onun direktörler kurulu, adeta "Soğuk Savaşta ve Yeni Dünya Düzeninde Kim Kimdir" kitabı gibidir. Paul Goble, İletişim Direktörü ve eski Radio Free Europe'un şef politik yorumcusudur. Herbert Okun, Nixon yönetiminin dışişlerinde hizmet etmiş ve Henry Kissinger'a haberalma danışmanlığı yapmıştır. Kati Marton, eski Clinton yönetimi dönemi Yugoslavya'daki BM temsilcisi Richard Holbrooke'un eşidir. Marton, Soros'un desteklediği B-92 Radyosu için lobicilik yapmıştır; bu radyo National endowment for Democracy'nin de bir projesidir (başka bir CIA yan kuruluşu); Yugoslav hükümetini devirmekte etkili olmuştur. Helsinki Watch Soros, Açık Toplum Vakfı'nı kurduğunda liberal ermiş Aryeh Neier'ı yönetime
geçirdi. Neier, Helsinki Watch'ın da başkanıydı; burası antikomünist eğilimli
bir insan hakları örgütüdür. 1993'te Açık Toplum Vakfı, Açık Toplum Enstitüsü
oldu. Soros Helsinki Watch ile ilişkisini saklamak için elinden geleni yapar. Sadece
programları finanse ederek planladığını ve yürüttüğünü söyler; ama onlar yürütücüsünün
felsefesinden uzakta değillerdir. Helsinki Watch ve Açık Toplum birbirine yakındır.
Görüşlerinde pek fark yoktur. Tabii ki, başka kurumlar da bu kurumu finanse
etmektedir; ama Soros ideolojisi burada hakimdir. George Soros'un faaliyetleri 1983'te National; Endowment for Democracy'nin
kurucusu Allen Weinstein tarafından kurulan bir yapının çerçevesi içine düşer.
Weinstein, "bugün bizim açıkça yaptıklarımız 25 yıl önce CIA'ce gizlice
yapılıyordu," der. Soros, tam da bu istihbarat yapısı içinde çalışmaktadır.
CIA'in 1960'ta Laos'ta faal uyuşturucu kaçakçılarından, ya da Afganistan'daki
"Mücahitlerin" esrar ticaretinden kar ederken CIA görevlerini yerine
getirmesinden biraz farkı vardır. O, diğer piyonlardan çok daha fazla parayı
yönlendirmekte (ve kazanmakta) ve işinin çoğunu da günışığında yapmaktadır.
İçtenlikle söylediğine bakılırsa görevi hasar giderimi yaparak ABD dışpolitikasına
meşruiyet kazandırmaktır. Bugün Amerikan merkez solunda kendini değerlendiren
birçok kişi toplumun sosyalist bir dönüşümünden ümitsizdir. Böylece Soros'un
"desantralizasyon modeli" ya da "adım adım" bir "negatif
ütiliteryanizme (kullanışçılık) yaklaşarak, sefaleti azaltma" anlayışı,
ki bu Popper felsefesiydi, onlara çekici geliyor. Soros bir Açık Toplum araştırması
düzenlettirerek Kaliforniya ve Arizona'daki uyuşturucu yasalarının gevşetilmesini
destekledi. Soros uyuşturucunun tam serbest olması taraftarıdır; yani bu sayede
artık sefaletinizin farkında olmazsınız. Soros fırsat eşitliği ile aldatır.
Sosyal seviyesi yüksek Sosyal demokratlar Soros'un desteğini kabul eder ve kapitalizm
içindeki sivil haklara inanır. Bu gibiler için Soros'un ticari faaliyetlerinin
korkunç sonuçlarını (dünyanın heryerinde insanların fakirleşmesi) onun insani
faaliyetleri affettirir. Benzer şekilde, ABD içinden - dışından liberal-sol
aydınlar "Açık Toplum" fikrinin cazibesine kapılırlar, tabii parasal
desteğin de. ABD'deki Yeni Sol bir sosyal demokrat harekettir. Kesinlikle anti-Sovyettir
ve Doğu Avrupa ve SSCB çöktüğünde onların çok azı sosyalist sistemlerin yıkımına
karşı çıktı. Yeni Sol Doğu Avrupa ve Orta Asya'da milyonların işlerini, evlerini,
eğitim haklarını, sağlık hizmetlerini ve kültürel gelişim imkanlarını kaybetmelerine
ne üzüldü ne de bunu protesto etti. Çoğu, CIA ya da National Endowment of Democracy
veya the Open Society Fund gibi kimi "NGO"ların sosyalizmin yıkımındaki
aktif rollerini küçümsedi. Bu insanlar zannettiler ki, Batı'nın 1917'den beri
SSCB'yi yıkmaktaki kararlılığının Sovyetlerin çöküşüyle ilgisi yoktur. . Onlara
göre sosyalizm kendi inanırlığını yitirmişti, çünkü yanlıştı. İhtilallere gelince, Mozambik, Angola, Nikaragua ya da El Salvador'dakiler
işbirlikçi güçlerce yıkıldı ya da göstermelik "seçimlerle" durduruldu;
Yeni Sol pragmatikleri ise omuz silktiler ve arkalarını döndüler. Yeni Sol'un,
bazan Amerikan dışpolitikasının Sovyetler sonrası dünyadaki mekanizmalarını
kasten görmezden geldiği görünüyor Nikaragua'daki devrimden etkilenen birçok solcu üzüntüyle 1990'da Violetta
Chamorro'nun Sandinistaları seçim yenilgisine uğratmasını kabul etti. Birçok
Nikaragua'ya yardım kuruluşu bundan sonra dağıldı. Belki Yeni Sol, Michael Kozak'ın
yükselen yıldızından birşeyler öğrenebilirdi. O Nikaragua, Panama ve Haiti'de
başa sempatik liderler geçirmek, ve Küba'yı baltalamak hedefli ve Washington
üslü bir kampanyanın kıdemlilerindendi. Burada Havana'daki ABD çıkarları ile
ilgili bir büronun müdürlüğünü yürüttü. OSI (Açık Toplum V.) ve HRW (Helsinki W.) kanalıyla Soros, Belgrad'daki B-92 Radyosu'nun ana sponsorlarından oldu. Soros Otpor'a da para verdi; bu örgüt 5 Ekim 2000 darbesinde "para valizleri" aldı ve Yugoslav hükümeti devrildi. İnsan Hakları Gözlem örgütü (Helsinki) bunun akabinde Slobodan Miloşeviç'in kaçırılmasını ve Lahey'deki mahkemesini, onun hakları üzerine hiçbirşey söylemeyerek meşrulaştırdı. Bu illegal mahkemenin başkanı Louise Arbour şu sıra Soros'un Uluslar arası Kriz Grubu yönetim kurulundadır. Açık Toplum/Helsinki çetesi şimdi Makedonya'da çalışmakta ve buna "uygarlaştırma misyonunun" bir parçası demektedir. Bu cumhuriyetin de Yugoslavya'nın parçalanmasını tamamlamak için "kurtarılmasını" bekleyin. Gücün Vekilleri Soros, aslında kendi insani felsefesinin ahlaka uygun, bunun için para kazanma
işinin ahlak dışı olduğunu söylemektedir. Ancak Soros'ça desteklenen NGO'larda
çalışanların önünde açık ve tutarlı bir gündem vardır. Soros'un en etkili kurumlarından
International Crisis Group (1986'da kuruldu) siyaset ve iş aleminin merkezinden
kimi isimlerce yönetilmektedir. Yönetim kurulunda Zbigniew Brzezinski, Morton
Abramowitz, eski ABD dışişleri bakan yardımcısı ve eski NATO Avrupa Müttefik
Kuvvetler Komutanı Wesley Clark, eski ABD Milli Güvenlik danışmanı Richard Allen
vardır. Allen'ın Nixon'un Milli Güvenlik Kurulu'ndan "Henry Kissinger'ı
fazla liberal bulduğu için" istifa ettiğini, Oliver North'u(1) Reagan'ın
Milli Güvenlik Kurulu'na önerdiğini ve İran Contra skandalında İran'a rehineler
karşılığı füze pazarlığında rol aldığını not düşelim Bu kişiler için "sınırlı
çatışma" ABD'nin dünya insan ve kaynakları üzerindeki kontrolünün diğer
adıdır. 1980 ve 90'larda, Reagan Doktrini zamanında, ABD'nin Afrika, Latin Amerika,
Karayipler ve Asya'daki gizli-açık operasyonları hazırlanıyordu. Soros bunların
birçoğunda faaldi; "müstakbel devrimcilerin" satın alınmasından politikacıların,
aydınların ve devrimci dalga geçtikten sonra iktidarda kalan kim varsa "sübvansiyonuna"
kadar uğraşıyordu. James Petras diyor ki: "Underwriting Democracy" adlı kitabında Soros "Doğu Avrupa'nın
Amerikanlaşması" ile övünür. Ona göre, onun eğitim programları ile
artık bir Sorosçu genç liderler kadrosu yoldadır. Bu Soros Vakfı eğitimli
genç insanlar "nüfuz ajanları" olarak işlev görecektir. Onların
Akıcı dil yetenekleri, ve hedef ülkelerde bürokratik merdivenleri tırmanmaya
başlamaları sayesinde bu gönüllü askerler felsefi açıdan Batılı çokuluslu şirketlerin
giriş yollarını temizleyeceklerdir. Meslekten diplomat Herbert Okun (şimdi Helsinki Watch'ın Avrupa Komitesi'ndedir) George Soros'la birlikte bir seri ABD Dışişleri bağlantılı kurumla ilişki içindedir; bunlar arasında USAID'den Rockefeller Vakfı'nca desteklenen Trilateral Komisyon'a kadar kurumlar vardır. 1990'dan 97'ye dek Okun, "Finans Hizmetleri Gönüllüler Teşkilatı" (Finance Services Volunteer Corps) denen birşeyin başkanıydı; bu kurum USAID'in alt kuruluşudur; amacı "eski komünist ülkelerde serbest Pazar finans sistemlerinin yerleşimine yardımdır". George Soros, dünya ekonomisini devralmaya çalışan diğer kapitalistlerle tam uyum içindedir. Kâr Amacı Gütmeden Kâr Soros, döviz spekülatörü olarak çalıştığı ülkelerde insani amaçlar gütmediğini
söylemektedir. Ama Soros sık sık bu türden bağlantılarından da yatırım amaçlı
yararlanmaktadır. ICC'nin bir araştırması, ve, Kosova Geçici BM Yönetimi şefi
Bernard Kouchner'in yardımı sayesinde, Soros Balkanlardaki en kârlı maden ocağını
almak istedi. Eylül 2000'de, Yugoslav seçimlerinden önce Trepca madenlerini bir an önce almak
için, Kouchner bu madenden yayılan kurşunun çevre standartlarını aştığını açıkladı.
Aynı kişinin, NATO Yugoslavya'yı seyrelmiş Uranyumlu mermilerle bombalar ve
100,000 ton (kg olmalı, ç.n.) kanser yapıcı madde havaya, suya, toprağa karışırken
bunu alkışladığını bilmek hayret vericidir. Ama Kouchner kendi işine bakıyordu
ve madenler "sağlık nedeniyle" kapatıldı. Soros 150 milyon Dolar vererek
Trepca'nın altın, gümüş, kurşun, çinko ve kadmiyum madenlerini almak istedi;
tesisin değeri 5 milyar Dolardı. Konulara Hakimiyet Soros'un insansever görüntüsü ona, kimlerin kurban kimlerin suçlu olduğu tartışmaları
patladığında uluslar arası kamuoyunu yönlendirme gücü veriyor. Diğer NGO'lar
gibi, Soros'un borazanı Helsinki Watch da birçok bağımsız ve organize emekçi
sınıf hareketini görmezden geliyor. Karayiplerdeki Küba başka bir neoliberalizm karşıtı olup Helsinki Watch tarafından
karalanmıştır. Yanıbaşındaki Haiti'de Soros destekli faaliyetler Duvalier rejiminin
devrilmesinden sonra oluşan popüler hareketleri silmiş, Haiti'nin ilk demokratik
lideri Jean Bertrand Aristide'i baltalamıştır. Helsinki Watch'tan Ken Roth,
ABD'nin Aristide'i "demokrasi dışı" nitelemelerine katılmıştır. Kendi
"demokrasi" anlayışlarını göstermek için Soros vakıfları Haiti'deki
faaliyetlerini diğer ABD faaliyetlerine gizlice katmaktadır; örneğin USAID'in
FRAPH ile ilişkili kişileri desteklemesi gibi. FRAPH meşum CIA destekli idam
mangalarının adıdır; onlar "Bebe Doc" Duvalier'in düşüşünden beri
ülkede terör estirmekteler. Helsinki Watch'ın web sitesinde, Direktör Roth ABD'yi Çin'e karşı daha sert
çıkmamakla eleştirmektedir. Roth'un faaliyetleri arasında Tibet özgürlük Konserinin
organizasyonu da vardır; bu gezgin bir propaganda topluluğu olup, ünlü rock'çılarla
birlikte ABD'yi dolaşmış ve gençleri Çin'e karşı Tibet'i desteklemeye çağırmıştır.
Tibet, yıllardır CIA gündemindeki ana dosyalardan biridir. Sayı Sayamamak Soros örgütleri rakam tesbitlerinde, gerçekten gerçekle ilgilerini kesmiş gibidirler.
Örneğin Helsinki Watch 500 kişinin (2000 değil) Yugoslavya'ya NATO bombardımanlarında
öldüğünü söylerler. Afganistan'a Amerikan saldırısında da 4000 değil 350 kişi
ölmüştür. 1989'da ABD Panama'yı bombaladığında Helsinki Watch raporunun giriş
bölümünde "Manuel Noriega'nın devrilmesi... ve demokratik Başkan Guillermo
Endera hükümetinin kuruluşu Panama'ya çok ümitler getirmiştir..." der.
Rapor ölü sayısından bahsetmez. Helsinki Watch Bosna'ya NATO saldırısının temellerini 1993'te sahte tecavüz
ve soykırım haberleriyle attı. Bu politik histeri doğurma taktiği ABD için kendi
Balkan siyasetini uygulamakta gerekliydi. 1999'da, Helsinki Watch Yugoslavya'ya
NATO saldırısı için propaganda gücü olarak çalışırken bu tekrarlandı. Soros'un
"kanun hakimiyeti" palavralarının çoğu unutulmuştu. ABD ve NATO kendi
kanunu yaptı, George Soros'un kurumları bunu destekledi. 11 Eylül 2001'le bu
devam etti. Bu sefer konu Dünya Ticaret Merkezi'nde ölen 2801 kişiydi. CFR (Dışişleri
Konseyi) 6 Kasım 2001'de toplandı ve bir "büyük kamuoyuna dönük kampanya"
planladı. CFR, bir "Amerika'nın Teröre Cevabı İçin Bağımsız Görev Gücü"
oluşturdu; Soros, Richard Holbrooke, Newton Gingrich, John Shalikashvili'nin
(eski ABD Genelkurmay Başkanı) ve diğer etkili kişilerin katılımıyla DTÖ'de
ölenler ABD dış politikasına malzeme yapıldı. CFR raporu teröre karşı savaş
öngörüyordu. George Soros'un parmak izleri kampanyanın heryerinde vardı: Soros'un Sayı Sanatı: ABD Dış Politikasına Destek ve Savunma İçin Saymak Soros, Dünya kapitalist sistemindeki gerilemeden çok endişelidir ve bu konuda
hemen birşeyler yapmak ister. Geçenlerde şöyle dedi: "Şimdiden nihai
krizin adımlarını farkediyorum... Yerli siyasi hareketler çıkacak ve onlar çokuluslu
şirket mülklerine el koyarak "Milli" serveti geri alacak." Soros Birleşmiş Milletler'i devre dışı bırakmak için ciddi bir plan önermektedir.
Önerisi, "Dünya demokrasilerinin liderliği ele alması ve BM olsun -
olmasın işleyecek bir global ittifaklar sistemi kurması"dır. Eğer deli
olsaydı, kriz geçirdiğine hükmedebilirdiniz. Ama gerçek şu ki, Soros'un "Birleşmiş
Milletler yapısal olarak kendi anayasasının girişinde yazan vaadleri yerine
getirebilecek durumda değil," saptaması, American Enterprise Institute
gibi bir seri reaksiyoner kurumun görüşünü yansıtmaktadır. Birçok muhafazakar
Soros şebekesine sol-kanat gözüyle baksa da, ABD'nin BM ile ilişkilerinde Soros,
örneğin John R. Bolton (Silahlanma Kontrolü ve uluslar arası Güvenlik Dairesi'nden
sorumlu Dışişleri bakan yardımcısı), gibileriyle aynı tarafa düşer. Bolton "Kongre'deki
birçok Cumhuriyetçi artık BM sistemine zırnık dahi ödenmemeli fikrindedir"
demiştir. BM'e karşı onyıllardır süregelen bir sağ kampanya vardır. Şimdi bunu
Soros götürüyor. Çeşitli Soros web sitelerinde BM'in çok zengin, bilgi konusunda
ketum, ya da dünyayı (Soros'un istediği gibi - çev.) yönetmeye yakışmayacak
işlere bulaşmış olduğu gibi eleştirilere rastlarsınız. Covert Action Quarterly Çevirenin Notu: *Heather COTTİN Amerikan liberal-Sol çevrelerinden bir yazar
olup, kimi görüşleri okuyucularca aşırı bulunabilir. Ancak aktardığı bilgiler
yine de önemlidir.) Tercüme: Altay Ünaltay Kaynak: Yarın Dergisi Bu makale toplam 3874 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||