Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
8 Şubat 2012, Çarşamba
 DÖVİZ KURLARI : 
Nazlı Ilıcak
Nazlı Ilıcak
Devrim yasası ve AİHM
Nazlı Ilıcak

Devrim yasası ve AİHM

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Aczmendiler hakkında çok önemli bir karar verdi. Söz konusu karar, Şapka Kanunu ile Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine dair devrim kanunlarına ters düşüyor.

Önce olayı hatırlayalım:

Aczmendiler, Kocatepe Camii'nin önünde cüppeleri ve asalarıyla toplanmışlardı. Başlarında da bir örtü bulunuyordu. Devrim kanunlarına muhalefetten yargılanıp, ceza yediler. Ahmet Arslan'ın AİHM'ye müracaatı üzerine, Mahkeme Türkiye'yi mahkûm etti. Karara göre, Aczmendiler, dini bir ayin yapmak üzere camiye gitmişlerdi. Kıyafetleri dolayısıyla uğradıkları mahkûmiyet, Sözleşme'nin 9'uncu maddesine aykırıydı.

AİHM, önce, mahkûmiyetin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığını inceledi: Mahkûmiyetin dayandığı yasal düzenlemelerden biri, 1925 tarihli, 671 sayılı Şapka Kanunu; diğeri, 1934 tarihli, 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.

Evet, kanuni dayanak vardı.

Mahkeme, Türkiye'de laik cumhuriyetin korunmasının, meşru bir amaç olduğunu da kabul etti.

Fakat kanuni dayanağın ve meşru amacın mevcudiyetine mukabil, Aczmendilerin mahkûm edilmesini, bu meşru amaçla orantısız ve demokratik toplumun gereklerine aykırı gördü. Çünkü Aczmendiler, devletin bir görevlisi değildi. Bu kıyafetlerini, bir devlet görevi ifa ederken giymiyorlardı. Sade vatandaş kimliğiyle camiye gitmişlerdi. O kıyafetleriyle, devlet dairesinde değil, kamuya açık bir mahalde bulunuyorlardı. Görüşlerini bu şekilde sıralayan Mahkeme, Aczmendilerin, dini inançlarını dışa vurmayı teminat altına alan Sözleşme'nin 9'uncu maddesi kapsamına girdiği kararını verdi. "Aczmendilerin dini ayinlerinin, kamu düzenini bozacak ve bir başkasının üzerinde baskı yaratacak nitelik taşımadığını, onların sadece dini bir töreni ifa etmek üzere cami önünde toplandıklarını" belirtti.

***

Anayasamıza göre, Devrim Kanunları'nı değiştirmek mümkün değil. Öte yandan, Türkiye, AİHM kararları ile de bağlı. Mahkeme'nin içtihadı, özel hayatta kılık kıyafetin sınırlanamayacağı şeklinde. 28 Şubat sürecinde, Fatih'in Çarşambasında takkeli ya da cüppeli insanların gözaltına alındığını hatırlıyorum da. O tarihte İçişleri Bakanı Meral Akşener'di ve elbette askerlerin baskısı yüzünden "insan avı" operasyonlarını emretmek zorunda kalmıştı.

Aczmendi kararı, gazetelerimize bu yönüyle yansımadı. Üzerinde düşünüp tartışmak gerektiği kanaatindeyim. Belki, kılık kıyafet kısıtlamalarının, sadece kamu görevi ifa edenlerin görev başında oldukları süre ile sınırlanması hususunda bir uzlaşma sağlanabilir.

Sabah

Bu makale 242 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Demokratikleşme paketi yolda mı?
» Hamzaçebi biliyordu, ya Kılıçdaroğlu?
» Acılardan sevgi ve hoşgörü derledi
» Çarkın'dan iddialar
» Kürt işadamları listesi
» "Dün" ile "Bugün" kıyas edilebilir mi?
» Yargı, bilgi kirliliği ve Kılıçdaroğlu
» Medya Mahallesi'ne ayar!!!
» Üye seçimi nasıl yapıldı?
» Şike ve örgütlü suç
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı