| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
Piramitleri bilirsiniz… Piramitler; şekilsel özellikleri nedeniyle, geniş bir zemin üstüne kurularak yükselen geometrik yapılardır. Bu yapı içinde, piramidin parçası olan her unsurun, kapasitesi doğrultusunda, yükün altına girmesi ise piramidin sağlamlığını belirleyen temel bir özelliktir. En üstte ise piramidi oluşturan her bir parçanın kendini bulduğu ana simge yer alır. Mısır’da bulunan piramitleri görmemiş olanlar, piramitlerin bu özelliklerini, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının önemli çalışması olan, canlı kule etkinliğinde görebilirler. Canlı kule; birbirinin üstüne basan, birbirinden güç alan, farklı sayıdaki insanın oluşturduğu katların, üst üste ve organize bir biçimde yükselmesiyle oluşan yapıdır. En üste, grubu temsil eden kişi çıkar. Bu kişi ise bayrağı açarak izleyicileri selamlar… Bahsettiğimiz piramit ve canlı kule örnekleri; organize olmanın, güç ve işbirliği yapmanın, yükü paylaşmanın, sorumluluk altına girmenin ve birlikte anlam ifade edebilmenin somut örnekleridir. Organizasyonun içinde olan her bir parça, kendine düşen sorumluluğu yerine getirir, ağırlığı taşır ve ortaya çıkan gururu paylaşır. Kimse de bundan kaçmaz… Aslında siyasal örgütlenmeler, sivil toplum kuruluşları ve hatta devlet denilen örgütlenme de, özünde piramit veya canlı kule yapısının temel özelliklerini taşırlar. Yani; sorumlulukları paylaşan geniş bir katılım ve düzen içinde birbirini destekleyerek yükselen bir yapı… Ancak, Türkiye’deki siyasal örgütlenmeler incelendiğinde, bahsettiğimiz türden bir yapının olduğunu söylemek güçtür. Özellikle de, ‘sağ ve muhafazakar siyasetin’ örgütlenme biçimi, bahsettiğimiz piramit ve canlı kule yapısının tersine özelliklere taşır. Bu konudaki en somut örnek ise Türkiye’nin son sekiz yıllık siyasetine damgasını vurmuş olan AK Parti örgütlenmesidir. AK Parti’nin sekiz yılı bulan iktidar süreci, bu sürede yaşanan seçimler, seçimlerde yürütülen kampanyalar, kampanya sürecinde ön plana çıkarılan unsurlar, içerikler, bunlar üzerinden ortaya çıkan siyasal sonuçlar ve siyasal suçlamaların yoğunlaştığı alanlar analiz edildiğinde, piramit veya canlı kule örgütlenmesinin tersine dönmüş olduğu görülecektir. Yani AK Parti'nin görünen örgütlenme yapısı; ters dönmüş piramidi veya ters kurulmuş canlı kuleyi andırıyor… Tüm yükün, sorumluluğun ve hatta suçlamaların muhatabı olan parti lideri… Liderin, varlığıyla geçinen geniş kadrolar… Ve lider ile anlam bulmaya çalışan kitle… Burada cevabı aranması gereken temel soru; “bunun bir tercih mi”, “yoksa kadroların sahip olduğu özelliğin sonucu mu” olduğudur. Türkiye’deki ‘sağ ve muhafazakar siyasetin’, (buna mevcut CHP’de dahil), temel özellikleri incelendiğinde, ters piramit veya ters canlı kule örgütlenmesinin tercih gibi görünmekle birlikte, baskın siyasetçi profilinin dayattığı durumun sonucu olduğu görülebilir. Çünkü ‘sağ ve muhafazakar’ siyasetin içinde olan kadroların büyük bir kısmı; siyasal risk almaktan çekinen, demokratik katılıma uzak duran, düşünce açıklamak çekinen, ortak akıl sürecine katkı sağlamaktan yoksun ve siyaseti lidere yakın durmak olarak gören kişilerden oluşmaktadır… AK Partinin iktidar süreci, bahsettiğimiz siyasetçi tipinin doğal reflekslerine uygun örneklerle doludur. Mesela; iktidarının ilk iki yılında yapılan demokratik düzenlemelerin ve devleti dönüştürme çabalarının yavaşlaması ve süreç içinde durması, partiye egemen olan bu tip kadroların, “devletin demokratik dönüşümü mü, iktidarda kalmak mı” sorusunu, “iktidarda kalmak” şeklinde cevaplamalarının sonucudur. Bu kadrolar içindeki bir kesimin, bu tür bir kararın alınması için derin unsurlar üzerinden lidere mesaj verdikleri dahi söylenebilir! Ancak ülkeyi sardığı izlenen darbe hazırlıklarına ilişkin süreçler, ortaya çıkan belgeler ve bürokratik elitin iktidara ‘kafa tutma’ çıkışları göz önüne alındığında, bu tercihin doğru bir tercih olmadığı görülmektedir. İşte tam da bu noktada, ters piramit veya ters canlı kule örgütlenmesinin sağladığı sanal rahatlık ile 2011 seçimlerine hazırlanan AK Parti kadrolarının cevaplandırması gereken onlarca soru var… Bazılarını biz soralım; Devletin demokratik dönüşümü için gerekli olan adımlar, doğru planlamalar ile ne zaman hayata geçirilecek? AK Parti; tüm siyasetini Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiliği, seçmenin Erdoğan’a duyduğu güven ve Erdoğan’ın ‘karizması’ üstünden mi sürdürecek? Siyaseten ortaya çıkan tüm suçlamaların Tayyip Erdoğan’da yoğunlaşmasını, Tayyip Erdoğan daha ne kadar göğüsleyebilecek? Var olan sorunların çözümleri için düşünülen politik önerileri duyabilecek miyiz? Ters piramit veya ters kurulmuş canlı kule örgütlenmesinin sağladığı sanal rahatlığı yeterli görüyor musunuz? Halkın umutlarının devlet yönetimine yansıması için daha ne kadar bekleyeceğiz? … Bu arada; siyaset alanında yaşanan gerginlikler, ‘kavga’ ortamı ve aşırıya kaçtığı ifade edilen kimi tepkiler, ters piramit veya ters canlı kule örgütlenmesinin, var olan yükü daha fazla taşıyamayacağının işaretleri olmasın? farukadnan@gmail.com Bu makale 4,381 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |