Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Mahmut Övür
Mahmut Övür
CHP Dersim'den sonra Munzur'a takıldı
Mahmut Övür

CHP Dersim'den sonra Munzur'a takıldı

Neredeyse 50 yıldır siyasetin içinde olan Deniz Baykal'ın siyasi serüveni, gerçekten incelemeye değer.

Ecevit'le başladığı "hizipçilik"le noktaladığı "Karanlıklar Prensi" dönemi pek hatırlanmasa da yakın tarihi unutulacak gibi değil. SHP'de başaramayınca başına geçtiği CHP'yi önce "yeni sola" çevirdi olmadı, sonra "Anadolu solu" dedi o da tutmadı.

Şimdi koca partiyi getirip "Ergenekon Limanı"na demirledi. Her salı yapılan grup toplantısına bir bakın. O salonu, adeta Ergenekon ve darbe girişimcilerinin savunma arenasına dönüştürüyor.

Eminim CHP'nin içindekiler de dışında kalanlar da şaşkın durumda. Kimse ne olup bittiğini bilmediği için de bir anlam veremiyor.

Bir siyasi parti, ortada Ergenekon süreciyle, darbe girişimleriyle ilgili onlarca belge bilgi varken bu kadar kendini bağlayabilir mi?

Hukuka en başta siyasi partilerin uyması gerekiyor. Ama CHP Genel Başkanı uymuyor ve her salı o belgelerin suçladığı insanlardan daha canhıraş o belgelerin yalan olduğu kanıtlanmaya çalışılıyor.

Aynı şekilde, uzun bir süredir de CHP, Erzurum-Erzincan hattında yaşanan olaylarla yoğun ilgileniyor.

Şimdi bu ilginin geldiği nokta gerçekten sarsıcı... Önceki gün Ülke TV'de ve internet sitelerinde insanı şoke eden görüntüler yayınlandı.

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, hukuken görüşülmesi suç olan "Gizli Tanık" la buluşuyor. Hatta iddiaya göre bir kenara koyduğu siyah çantasında da 80 bin lira para var.

Yargıtay Başsavcısı harekete geçti mi bilmiyorum ama gizli tanıklarla görüşüp haber yapmak bile suç...

Peki, CHP gibi bir partinin milletvekili neden bir gizli tanıkla görüşür?

Önce şunu söyleyelim: Gizli tanık Munzur savcılık iddianamesine göre "Erzincan'daki Ergenekon"u deşifre eden kişi...

CHP Milletvekili Ahmet Ersin, Erzincan'a gidip gizli tanıkla görüştüğü ortaya çıkınca şöyle demişti: "Görüşmedim..."

Ancak çok değil üç gün sonra Munzur'la görüştüğünü kabul etmek zorunda kaldı ve şunları söyledi: "Ben oturuyordum onlar yanıma geldi. Boşanma işi varmış, işsizmiş onlardan bahsetti..."

Davaya destek değil de ne?

Önceki gün ortaya çıkan kamera görüntüleri bu sözleri de yalanlıyor. Milletvekili Ersin, elinde çanta pastaneye gidiyor ve gizli tanıkla el sıkışarak masasına oturuyor.

Aynı masada tutuklanan başsavcı Cihaner'in avukatı, yine Cihaner'in yakın arkadaşı pastane sahibi Erdal Erdoğan da var.

Çantanın içinde ne olup olmadığı dava dosyasında yer alıyor ve kokusu daha sonra çıkacak ama burada hukuk açısından çok net suç olan bir şey var: Bir CHP milletvekillinin gizli tanıkla görüşmesi...

Görüntünün ortaya çıkmasından sonra Ersin kendini şöyle savunuyor:

"Bana gizli tanık demediler. Bir vatandaş sizinle görüşmek istiyor dediler. Gizli tanık olduğu alnında yazmıyor ki. Dolayısıyla gizli tanık olduğunu bilmiyordum."

İnanılır gibi değil. Bir siyasi partinin milletvekili bu kadar pervasız olabilir mi? Siz oraya neden gittiniz Ahmet Ersin? Cihaner davasına destek olmak için gitmediniz mi? Konuştuğunuz isimler de tam bu davayla ilgili... Cihaner'in avukatı, arkadaşı ve Cihaner'i yaktığı iddia edilen gizli tanık...

Ergenekon avukatlığına soyunan bir siyaset anlayışının varacağı nokta bu işte...

Kendine sosyal demokrat diyen bir parti, siyaset üretmeyip, toplumsal muhalefet yerine statükoya sarılırsa iktidar olabilir mi?

Sabah

Bu makale 437 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» 'Önce kendini değiştir'
» Bu komutanları kim öldürdü?
» AK Parti ile Gülen Cemaati
» Baykal'ın kaset soruşturmasında YARSAV şüphesi
» Öcalan susarak kime mesaj verdi?
» "Nefret suçları yasası istiyorum"
» Demirel, CHP ve Yeşil
» Tüzük Değişir CHP Değişmez!
» 'Mayısı bekleyin çok şey değişecek'
» Meclis bir ırkçıyı neden çağırdı?
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı