Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
8 Şubat 2012, Çarşamba
 DÖVİZ KURLARI : 
Hasan Cemal
Hasan Cemal
Tayyip Erdoğan nereye kadar?..
Hasan Cemal

Tayyip Erdoğan nereye kadar?..

TSK idam Avrupa Anayasa Çankaya 12 Eylül Ergenekon Vecdi Gönül Genelkurmay Deniz Gezmiş hapis cezası Milli Savunma Bakanlığı

Sen de etiket ekle!

gönderAsker, bundan 39 yıl önce bugün yayınladığı 12 Mart Muhtırası’yla Başbakan Demirel’i iktidar koltuğundan devirmişti.

Sonra Demirel ne yaptı?

Önce, askeri yönetimin hükümetine parlamentoda güvenoyu verdi.

Sonra, kendini deviren askeri yönetimin anayasa değişikliklerini canı gönülden destekledi.

Bu arada, kendini devirmiş olan askeri yönetimin Deniz Gezmiş’lerle ilgili idam kararlarını parlamentoda onayladı.

Geçen 39 yıl içinde Demirel’in kendisine neden böyle yaptınız diye çok soruldu, genellikle aynı cevap alındı:

“Parlamentoyu açık tutmak için...”

Demirel, 1980’in 12 Eylül’ünde bir kez daha devrildi, ama bu kez parlamentoyu da açık tutamadı. Fakat Demirel, 12 Mart sonrasında olduğu gibi, yine seçim sandığından çıkıp iktidara gelmeyi başardı.

Bir başka deyişle:

“Altı kere gittim, yedi kere geldim!” efsanesi...

Gidip geldi de ne oldu?

Askeri, Avrupa demokrasilerindeki gibi siyasetin dışına çıkartan, askeri sivil otoriteye bağlı kılan demokratik reformlar mı yapıldı? Hayır.

Her seferinde gidip gelen Demirel, askerin 12 Mart’ta, 12 Eylül’de koymuş olduğu ‘kırmızı çizgiler’ içinde oynamaya devam etti, bunu da maalesef demokrasi sandı.

Demirel gitti, geldi ama kökleri tarihimize uzanan ‘vesayet sistemi’ ya da Tayyip Erdoğan’ın deyişiyle, ‘bürokratik oligarşi’ bu ülkenin tepesindeki yerini korumaya devam etti.

Şimdi güncel soru şu:

Tayyip Erdoğan ne yapacak?..

Bir konuda herhangi bir kuşkum yok:

Yakın siyasal tarihimizde Tayyip Erdoğan kadar ‘vesayet sistemi’ne ya da ‘bürokratik oligarşi’ye kafa tutan, onunla hesaplaşmaya çalışan bir başka başbakan görmedim.

Eğer Tayyip Erdoğan’ın bir başbakan olarak siyasal iradesi ile kararlılığı olmasaydı, -ve tabii Çankaya’da da Cumhurbaşkanı Gül oturmasaydı- Balyoz, Sarıkız, Ergenekon bu ülkede yargı sahnesine çıkamazdı, darbeciler yargılanamazdı.

Bunun altını çiziyorum.

Peki, bunun arkası gelecek mi?

Şöyle de sorulabilir:

Tayyip Erdoğan bundan sonrasında demokrasinin gereklerini yerine getirip, askeri sivil otoriteye gerçekten tabi kılacak kurumsal değişiklikler için yoluna devam edecek mi?

Yoksa Demirel’in bir zamanlar yaptığı gibi, ‘kendi genelkurmay başkanı’nı bulunca, bu kadarı yeter deyip uzlaşacak mı?

Hadi bir adım daha ileri giderek sorayım:

Teslim olacak mı?

Bu soruya Tayyip Erdoğan’ın yanıtını biliyorum, “Teslim olmam, sonuna kadar giderim!” diyor, demokrasiyi bir görev olarak bellediğini söylüyor.

Buna inanmak istiyorum.

İnanmak için de nedenlerim yok değil.

Ama yine de sırf sözlerin bizim siyaset meydanında her zaman fazla bir hükmü olmadığını da biliyorum.

Çabuk unutulur bizde sözler. Demirel’in “Dün dündür, bugün de bugün!” sözünü hep hatırlarız.

O yüzden önemli olan sözün gereğinin yapıldığına tanık olmaktır.

Bu açıdan bakınca, benim dünkü yazımda pek öyle iyimserliğe yer bırakmayan bir örnek vardı, Milli Savunma Bakanlığı’yla ilgili olarak.

Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezası isteniyor. Bu durumda, TSK Personel Kanunu’nun 65. maddesine göre görevinden alınması gerekiyor Bakanlık tarafından.

12 gün geçti, hâlâ ses seda yok.

Bu nedenle dünkü yazımın başlığında, Tayyip Erdoğan’la Vecdi Gönül‘e sormuştum, Milli Savunma Bakanlığı bir ‘protokol bakanlığı’ mı diye...

Milliyet

Bu makale 1,242 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Özal’ı yazarken Erdoğan’ı düşünmek!
» Sanık Kenan Evren, ayağa kalk!
» Hrant Dink davası böyle bitmez!
» Denktaş Bey’in ölüm haberiyle...
» Artık bilmediğimiz bir Başbakan mı var?..
» Barış yaklaşırken uzaklaşıyor!
» Kafa değişmezse, yeni Uludere’leri yaşamaya devam eder Türkiye...
» Kürtler dün de yalnızdı bugün de yalnız!
» Aşırı güven ve kibirle 2012 zor geçer!
» Gül, Erdoğan ve 2014 senaryoları...
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı