Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
8 Şubat 2012, Çarşamba
 DÖVİZ KURLARI : 
Nuray Mert
Nuray Mert
'Liberal Amca’ çok kızmış!
Nuray Mert

'Liberal Amca’ çok kızmış!

SİVRİ dille eleştiri yazısı yazdığım birinin, canının sıkılmasını anlarım, “Eline sağlık” diye cevap vermesini beklemem. Ama, hal böyle diye, işi edep dışına taşırmanın âlemi yok.

Bir kere, alt alta hakaret içeren ifade kullanmak suretiyle bir eleştiriye cevap verilmiş olunmuyor, “cevap verme aczi” daha da fazla ortaya çıkıyor, o kadar!

Hem de ne acz!

HARCIALEM

Bunca yıl eli kalem tutan birinin, cevap yetiştireceğim diye, benim “amca” dememe karşılık “hanım abla” diye ucuz laf yetiştirme çabası çok zavallıca olmuş.

“Ablalık”tan hatta “teyze”likten hiç yüksünmem, zira elli yaşındayım. Yaşım tutmadığı için bana laf yetiştirmeye çalışan şahsın olmasa da, birçok yazarın ablası sayılabilirim. Kusura bakmasın, “amca” tabirini yaşına dikkat çekmek için değil, “CHP’li teyze” lafına karşılık olarak kullandım.

Zaten, yazımın en az alınganlık göstermesi gereken kısmı “amcalık” meselesi. Belki “bu yaşta, bu cehalet” imasında bulunduğumu düşünmüştür, öyle bir niyetim yoktu ama “Kişinin kendini bilmesi gibi fazilet olmaz” derler.

Doğrusu, yazımı onun yazısı üzerine kaleme aldım ama düşüncelerini çok önemli, özgün bulduğumdan değil, tam tersine fazla harcıâlem olduğu için, öyle olduğu halde, büyük laf etme hevesi taşıdığı için!

Dahası, benim asıl önemsediğim, söz konusu yazıda da belirttiğim gibi, Uluengin’in şahsı veya münhasıran onun sergilediği fikirler değil, Kemalizm eleştirisi diye ortalara dökülen sığ fikir ve tezler.

Hemen hatırlatayım, bir şeyin önemsenmesi için içeriğinin belli bir düzeyde olması gerekmiyor. Sağ/sığ muhafazakâr tarih tezleri de içerik açısından ciddiye alınacak düzeyde değil ama yaygınlıkları, siyasi açılımları dolayısı ile ve bu açıdan, hep “önemsenerek” tartışılmalı diye düşünürüm.

Nitekim, bu konuya dikkat çekmek üzere, bir süre önce bir çerçeve yazısı yazmıştım, Doğu-Batı Dergisi’nin 2008-2009 Kasım-Aralık-Ocak sayısında, “Cumhuriyet Tarihini Yeniden Okumak” başlığı altında yayınlandı.

Yani asıl konu, Hadi Uluengin’e laf yetiştirmek değil, onun yazısı vesilesiyle bu önemsediğim hususu tartışma konusu etmekti. O nedenle, kendisini, cevap yazmak istiyorsa ciddi olmaya davet etmek isterim.

ÇOK AYIP!

Kızgınlık hezeyanıyla, centilmenliği de bir yana bırakıp, muhatabı bir kadın olduğu için, o konuda da kolaycılığa ve maşizme savrulup, bolca, “kozmetik”, “makyaj” gibi laf kullanmış. Çok ayıp!

Benimle, bu şekilde laf yarıştıramayacağını en kısa zamanda hatırlaması kendisi için çok faydalı olur. Hem bilmemek değil, öğrenmemek ayıp, benim yazım sayesinde saltanat ile hilafetin sona ermesinin tarihlerini ayırt etmeyi öğrenmiş oldu, fena mı?

Hürriyet

Bu makale 807 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» İyi şeyleri yazan çok!
» İçerdekiler
» Ergenekon bilmecesi
» Yasallık, meşruiyet, demokrasi ve iktidar - 1
» ‘Psikolojik harekât’
» ‘Kurtlar Vadisi Türkiye’!
» ‘Beyaz Türkler’in Kurban Bayramı ile imtihanı
» Dar kapı
» Dar kapı
» Kafa karışıklığının maliyeti
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı