 Hilmi Yavuz
Malatya İzlenimleri (2)
Hilmi Yavuz
10 Mart 2010 Çarşamba 08:15
|
Malatya izlenimlerime devam ediyorum.
Malatya'da ilk gece, Sayın Vali Ulvi Saran'ın da katıldığı ve geceyarısını bir hayli geçen bir söyleşiyle devam etti. BİLSAM yöneticilerinden bazılarının da hazır bulunduğu söyleşi, Malatya'nın entelektüel hayatı üzerineydi. BİLSAM'ın bu bağlamda Malatya'ya yaptığı katkıların beni derinden etkilediğini söylemeliyim. BİLSAM'ın genel yaklaşımı, özellikle "eğitim, kültür, bilim, sanat ve estetik üretimini merkeze almak; eğitim faaliyetlerinde 'iyi insan'ı hedefleyen bir perspektif geliştirmek; kurumsallaşmada önceliği düşünsel, kültürel ve sanatsal alanlara vermek" ve elbette en önemlisi, 'farklılıklara ve farklı düşüncelere karşı saygılı ve hoşgörülü olmak'. BİLSAM, gerçek anlamda bir 'sivil toplum' örgütü olarak 'devlete karşı bireyin ve toplumun konumunu güçlendirici yaklaşım ve projeleri [de] önemsemek'ten yana bir tavır koyuyor. 'Gerçek anlamda' dedim, çünkü kendilerine 'sivil toplum'culuğu yakıştıran bazı örgütlerin, 'Devlete karşı bireyin ve toplumun konumunu güçlendir[meyi]' değil, tam tersine bireye ve topluma karşı Devlet'i ve onun 'resmî ideoloji'sinin konumunu güçlendirmeyi önemsediklerini biliyoruz çünkü... Onlar, sivil toplum örgütleri değil, Devlet'in ideolojik aygıtları olarak çalışıyorlar çünkü...
Ertesi gün sabah, BİLSAM'ın İstanbulluoğlu Konağı'ndaki merkezinde kahvaltı ettikten sonra, kahvaltı masasında başlayan sohbete, sonrasında çaylarımızı içerken de devam ettik. İstanbulluoğlu Konağı, adı üstünde, eski bir konak yavrusu. Onarılıp restore edildikten sonra, Sayın Vali Ulvi Saran tarafından BİLSAM'a tahsis edilmiş. Malatya'nın entelektüel merkezi burası gerçekten... BİLSAM Yönetim Kurulu üyelerinden, başta sevgili başkan Prof. Dr. İbrahim Gezer kardeşim olmak üzere, Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Sinan Akıncı, Enver Acar, Temel Aşıcı, Abdullah Çolak, Abuzer Yetiş ve başta Doç. Dr. İsmet Emre, tekstilci Basri Yaşar, Hacı Uğur Polat, Zekeriya Bey ve öteki dostların katıldığı sohbetimizi, BİLSAM Şiir ve Yazı Atelyesi öğrencileriyle daha da koyulaştırdık.
Murat Sezik'in rehberliğinde yaptığımız Malatya gezisinde Battalgazi'yi, Ulucami ve Kervansaray'ı gördükten sonra, iki edebiyat öğretmeni kardeşimizin, Güneş TV'de, Ferman Salmış ve Ertan Zorteymur'un hazırlayıp sundukları bir televizyon programına konuk oldum. Kız Meslek Lisesi'nde görevli Ferman Salmış'ın Güneş TV'de 'Siyah Beyaz', Cumhuriyet Lisesi'nde görevli Ertan Zorteymur'un ise 'Ezgiden Söze' adlı ayrı programları var. Bu defa, benim için ortak bir program düzenlemişler. Şiirden güncel politikaya kadar, eski deyişle 'ariz amik' bir söyleşi yaptık onlarla. Selami Bey'in, o gerçekten çok sevimli, modern Kitap Kafe'sinde kısa bir süre dinlenip içilen bir yorgunluk kahvesinin ardından İl Genel Meclisi Salonu'nda, Timaş'tan çıkan 'Türkiye'nin Zihin Tarihi' adlı kitabımı konu alan bir konferans verdim.
Akşam yemeğinden sonra Sayın Vali Ulvi Saran'ın ve Malatya AK Parti Milletvekili Mehmet Şahin Bey'in de katıldığı bir sohbetin ve Malatya'da geçen saatlerimin zihnimde bıraktığı telezzüzle, ertesi günün sabahı ayrıldım Malatya'dan...
Genellikle bu yaşta, bu tür yoğun gezi programlarının beni yorup yormadığı sorulur hep. Verdiğim cevap şudur: Eğer bu geziler, benim zihnimde ve kalbimde lezzetler ve bahtiyarlıklar bıraktıysa, asla bir yorgunluk hissetmem;- tam tersine, zihnen ve kalben dirilmiş olarak dönerim o yolculuklardan... Malatya gezisi de tastamam böyleydi benim için... Herkese sonsuz teşekkürler... Ama Malatya gezisi sırasında beni yalnız bırakmayan, hep yanımda olan üç dosta ise özel teşekkürlerim var: İlhan Erdem'e, Sinan Akıncı'ya ve Hayrettin Beyhan'a...
Zaman