Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Hilmi Yavuz
Hilmi Yavuz
Malatya İzlenimleri (1
Hilmi Yavuz

Malatya İzlenimleri (1

Kurtalan ekspresi, Sivas'ı geçip Hekimhan'a, oradan da Kesikköprü, Yazıhan, Dilek istasyonları üzerinden Malatya'ya geldiğinde, Haydarpaşa'dan Kurtalan'a olan üç gün üç gecelik yolculuğun yavaş yavaş sonuna gelmekte olmanın hazzını yaşardık.

1950'li yılların başında, lise öğrencisi Hilmi Yavuz'un hayatında, o 'uzayıp giden' tren yollarında, birbirine benzeyen taş yapılı tren istasyonlarının, beyaz fayans üzerine siyah harflerle yazılmış isimlerini okumanın, kalbi esrimeyle dolduran bir coşkusu vardı: Her istasyon adıyla, varılacak olan yere biraz daha yaklaşıldığını duyumsamak! Malatya'dan sonra Eski Malatya, Fırat, Bekirhüseyin, Baskil, Şefkat, Yolçatı, Uluova, Kürk, Gezin, Maden, Sallar, Ergani, Geyik ve Leylek üzerinden Diyarbakır'a varılacaktı. Üç gece önce Haydarpaşa'dan kalkan 'kara tren'in pencerelerinden Meteris, Ulam, Bismil, Çöltepe, Sinan, Batman, Kıradağ, Beşiri ve Garzan istasyonlarının o beyaz fayans üzerine siyah harflerle yazılmış adlarını okuyan Hilmi Yavuz, 'Baba, Kurtalan'a geldik!' diye sevinçle seslenecekti... Sivas'tan Kurtalan'a kadar bütün tren istasyonlarını ezberden biliyordu çünkü...

Malatya'yı geçtiğimiz hafta cumartesi günü gecesine kadar görmek nasip olmamıştı. 'Malatya'nın, bir mekan olarak o kunt yapılı istasyon binasını; bir şiir olarak Sezai Karakoç'un 'Mona Roza'sının, 'Hisar'da yayımlanan ilk haliyle ikinci dizesini ('Malatya gülleri ve beyaz yatak') ve bir folklor olarak da kayısısını anmaktan öte bir çağrışımı yoktu bende. Ama şimdi? Orada geçirdiğim iki güzel gecenin ve bir günün sonunda, şehrin ve şehrin insanının bende bıraktığı öyle harikuladelikler var ki!

İnönü Üniversitesi'nden Dr. İlhan Erdem, bundan bir süre önce beni arayıp BİLSAM adına beni Malatya'ya davet etmek istediklerini söyleyince, doğrusu önce tereddüt ettim. Çünkü Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yoğun bir seyahat programı üstlenmiştim. Edirne'ye, Kayseri'ye, Avanos'a, Isparta'ya, Van'a gidecek, orada söyleşiler yapacaktım. Elbette Ankara'da Bilkent ve TOBB Üniversiteleri'ndeki derslerimi unutmadan! Yaşım 75'e merdiven dayamıştı;- bütün bunlara Malatya'yı da ilave etmeli miydim?

Sonunda 'davete icâbet sünnettir' diyerek Dr. Erdem'in önerisini kabul ettim. Ayrıca, Malatya'yı, istasyon binası, Sezai Karakoç'un o dizesi ve kayısısından öte tanımak da istiyordum elbet... İyi ki de kabul etmişim sevgili Dr. İlhan Erdem'in BİLSAM adına davetini... Orada müstesnâ, mücevher insanlar tanıdım. Erdemli, bilgili, yurtsever, imanlı insanlar!

Önce BİLSAM'dan söz edeyim. BİLSAM'ın açılımı 'Bilgi Yolu, Eğitim, Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'... BİLSAM Yönetim Kurulu Başkanı sevgili Prof. Dr. İbrahim Gezer'in belirttiğine göre, '[ç]oğunluğunu akademisyen ve eğitimcilerin oluşturduğu, bunun yanısıra hemen her meslekten birikim, vizyon ve tecrübe sahibi yaklaşık 150 arkadaşı[n] bir araya gelerek kurduğu bir STK', yani bir sivil toplum kuruluşu! Prof. Gezer, BİLSAM'ın 'temel misyonu'nu 'bilgi çağında, bilgiden hareketle Anadolu kültürünün yerel değerlerini, İslâm kültürünün manevi değerlerini ve insanlık kültürünün evrensel değerlerini beraberce önemseyen bir yaklaşımla eğitim, kültür, sanat, sosyal sorunlar ve diğer alanlarda etkinlikler düzenlemek, projeler geliştirmek' olarak açıklıyor.

Bundan kısa bir süre önce Malatya Valiliğine atanan aziz kardeşim Doç. Dr. Ulvi Saran'la, orada, Malatya'da birlikte olmanın bahtiyarlığını yaşadım. Sayın Saran, sadece müstesna bir yönetici değil, aynı zamanda entelektüel donanımı ile de seçkin bir kimliktir. Onunla ve öteki dostlarla yaptığımız uzun gece sohbetlerinde, sayın Saran'ın Malatya için kuşatıcı bir vizyon geliştirdiğine tanık oldum ve elbette hiç şaşırmadım: Ulvi Saran'a yakışan ve ondan beklenen buydu çünkü...

Malatya izlenimlerime gelecek hafta da devam edeceğim.'

Zaman

Bu makale 501 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Ankara'nın 'İklim'i
» Ne olacak bu üniversitelerimizin hâli?
» Hizipçi Memur Partisi: CHP
» Atatürk'le İnönü'nün arası neden açıldı?
» CHP, Gerçekten 'Demokrat' mıdır?
» 'Zihin açılımı'
» 1 Mayıs 1959 tarihinde Uşak'ta ne olmuştu?
» Siyaseti vesayet altına almak
» Kadro ve Yön: Ergenekon'un teorik temelleri
» Malatya İzlenimleri (2)
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı