Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Nasuhi Güngör
Nasuhi Güngör
Üçlü zirvenin ardından
Nasuhi Güngör

Üçlü zirvenin ardından

Dün Ankara’da, gözler üçlü zirvedeydi.

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı yaklaşık üç saat görüştüler.

Başbakan Tayyip Erdoğan, uzun zamandır İlker Başbuğ’la haftalık görüşmeler yapıyor. Yaşanan krizlere rağmen bu görüşmeler devam etti.

Perşembe toplantılarının devam etmesinin ne kadar değerli olduğunu sanıyorum zamanla daha iyi anlayacağız.

***

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan, yaklaşık 10 yıl önce bir siyasi hareketi birlikte inşa ettiler. Biri yasaklı olunca diğeri Başbakan olarak yola devam etti. Yasak kalkınca en küçük bir pürüz bile yaşamadan öteki Başbakanlık koltuğunu devraldı.

Ahmet Necdet Sezer’in ardından AK Parti’den kimin Köşk’e çıkacağı tartışması da üç aşağı beş yukarı böyle seyretti. Arada küçük gerginlikler ya da görüş farklılıkları olmadı mı, elbette oldu. Ancak özellikle bazı çevrelerin beklediği ayrışma yaşanmadı.

Tüm bunları şunun için hatırlatıyorum. Erdoğan ve Gül, çok uzun zaman önce birlikte yola çıkan iki siyaset arkadaşıydı. Şimdi bu arkadaşlığın çok ötesinde iki önemli makamda yer alıyorlar.

Siyasi yolculuklarında ciddi bir çatışma yaşamadılar. Şimdi bulundukları makamlar ise çok önemli sorumluluklar yüklüyor her ikisine de. Geçmişlerinde böyle bir uyum olması, kim ne derse desin bugün Türkiye için bir şans.

Çünkü yaşadığımız sürecin hassasiyeti, kimin hangi partiden olduğunu çoktan aşmış durumda.

Bunu görmekte zorlanan ne yazık ki muhalefet. O nedenle çözüme katkı sağlayacak bir adım atamıyorlar.

***

Zirvenin üçüncü ismine tekrar dönersek.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da başından itibaren sağduyulu davrandığını düşünüyorum. Bulunduğumuz yerden bizim ondan beklediklerimizle, onun yapabileceklerinin sınırını iyi anlamak zorundayız.

Ergenekon Davası, peşpeşe patlayan darbe hazırlıkları, son olarak da Balyoz. Başbuğ’un bunların ardından gelip Başbakan Erdoğan’la konuşabilmesini sıradan bir olaymış gibi göremeyiz.

***

Çankaya’daki üçlü zirvenin ardından yapılan açıklama, daha çok tansiyonu düşürmeye yönelik:

‘...Gündemdeki meselelerin anayasal düzen ve kanunlarımız çerçevesinde çözüme kavuşturulacağından vatandaşlarımızın emin olmaları ve bu süreçte kurumlarımızın yıpranmaması için herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi.’

Muhtemelen önümüzdeki günlerde farklı katılımlarla benzeri zirvelere tanık olacağız. Bu arada hassas yargı süreci de devam edecek. Elbette krizin yönetilmesi, birileri adına hukukun işletilmemesi ya da kimilerinin kapalı kapılar ardında çevirdiği tezgahların karşılıksız kalması anlamına gelmiyor.

Türkiye, bu hesaplaşmayı yaşayacak ve bunlarla yüzleşecek. Ancak bunu başarabilirsek Ankara’daki önemli kurumlar, başta ordu ve yargı olmak üzere, üzerlerine sinmiş olan ‘ağır bürokratik baskı’dan kurtulup asıl işlerini yapmaya başlayacaklar. Çünkü Türkiye’de yüksek bürokrasinin en büyük sorunu, kendi zihniyetinden başka bir şey değil.

Yani bürokrasiyi, ‘bürokrasi’den, sahip olduğu ayrıştırıcı zihniyetten kurtarmak gerekiyor.

Buna dair güçlü işaretler yok mu, elbette var. İşte Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın önceki gün yaptığı konuşmasından kısa bir alıntı:

‘Yargı, toplumun bir kesiminde sosyal, siyasal ve duygusal kopuş yaratacak davranışlara neden olamaz. Tarafsızlığını korumayan bir yargı bu nedenle mağdur ettiği insanların ancak öfke ve isyan duygularını kopartır.’

Star

Bu makale 623 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Şifre Suriye
» Suriye kimin umurunda
» Türkiye hangi blokta?
» Suriye Kürtleri Erbil’de
» Bölünmek ve büyümek
» Maliki neye malik?
» Müdahil ve güçlü Türkiye
» Türkiye-İran nereye?
» Beyrut’tan bölgeye mesaj
» İç barış, bölgesel hamle
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı