Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Nasuhi Güngör
Nasuhi Güngör
Siyasetin zor sınavı
Nasuhi Güngör

Siyasetin zor sınavı

Son günlerin yaygın tezi kabaca şöyle: Ekonomik kriz ABD’nin ardından şimdi de Avrupa’yı alt üst ediyor. Konunun uzmanları Avrupa’nın yaşadığı krizin daha derin olduğunu, dolayısıyla da toparlanmasının daha yavaş olacağını ifade ediyor.

Akşam’da Deniz Gökçe durumu özetlerken ‘Temelde Yunanistan, Portekiz, İspanya gibileri popülist hükümetlere ve müsrif tüketicilere sahip. Yani, sorunun önemli bir kısmını, Tek Para sisteminin şemsiyesinin altına sığınıp, ucuz kamu ve özel borç kullanımı ve aşırı tüketim ile kendileri yarattılar’ diyor. Fakat asıl önemli cümlesinin altını çizelim: ‘Sorunun önemli bir parçası da Avrupa’da Federal bir otorite olmaması.’

Aslında dünyayı sarsan ekonomik krizin ardından dikkat çekilen nokta hep burası oldu. Hatırlayalım, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick ne demişti: ‘Eski düzen yıkıldı, yenisini birlikte kuralım.’ İngiltere Başbakanı da krizle birlikte ‘yeni bir dünya hükümeti’ne duyulan ihtiyacı vurgulamıştı.

***

Hatırlamaya başlamışken geçtiğimiz yıl İstanbul’da gerçekleşen IMF-Dünya Bankası Guvernörler Kurulu toplantısına ve Başbakan Erdoğan’ın yaptığı konuşmaya dönelim:

‘Bugün artık, küresel ekonomiye yön veren, küresel ekonomide aktör olan herkesin ve her kurumun, başını iki elinin arasına alarak, “nerede yanlış yapıldığını” enine boyuna düşünmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Yaşananlardan ders almazsak, gelecekte daha büyük bedeller ödeyebiliriz.’

Peki önceki gün Tekel işçisi kadınların ziyaret ettiği Emine Erdoğan’ın, İstanbul’daki toplantıya katılanların eşlerine söylediği sözleri hatırlıyor muyuz:

‘Ürettiğinden fazla tüketmek gibi kabul edilemez bir ekonomi daha fazla dayanamaz. Umut ediyorum ki İstanbul’da yapılan toplantılar daha adil, daha özgür ve daha yaşanabilir bir dünya için dönüm noktası olacaktır.’

***

Türkiye, Avrupa’da deprem etkisi oluşturan kriz dalgalarından nasıl etkileniyor? İşin uzmanları, ekonominin, bankaların, iş dünyasının bu yeni durumdan şu veya bu şekilde olumsuz etkilendiği konusunda hem fikir. Ayrıldıkları nokta, krizin sözgelimi Yunanistan’da olduğu gibi yıkıcı etkilere doğru giden bir seyir izleyip izlemediği. Başbakan Erdoğan en başından itibaren Türkiye’nin krizden daha az etkilenen ülkelerden olduğunu savunuyor. Benim görüşüm de üç aşağı beş yukarı buna yakın.

Ancak asıl önemli olan bu sürecin siyaseti dünyada ve Türkiye’de nasıl şekillendirdiği. Ne içeride, ne de dışarıda hiçbir ciddi gündem maddesini, bu sürecin etkilerinden bağımsız okumak mümkün değil.

Tekel örneği, kimin haklı ya da haksız oluşunun ötesinde bize başka mesajlar veriyor aslında. Özelleştirme serüvenini bir türlü sağlam bir hukuki zemine oturtamayan, özellikle de özelleştirme sonrasını iyi planlayamayan Türkiye, bu yeni dönemde daha sağlam adımlar atmak zorunda.

Hoşnut olup olmamak ayrı bir bahis. Lakin dünya bu krizle birlikte bugün ancak ipuçlarını görebildiğimiz bir ekonomik modele ve siyasete doğru ilerliyor. Bugün olmazsa olmaz gibi savunduğumuz tezlerin bir bölümü, belki de o dönemde çöpe gidecek.

Bunları tartışırız. Ama galiba İlber Ortaylı eliyle daha açık hale gelen tartışma şu: Türkiye bu yeni dünyaya, geçmişte olduğu gibi ‘siyaset dışı’ mekanizmalarla mı uyum sağlayacak? Yoksa siyaset bu yeni düzenin kodlarını doğru okumayı başarıp yoluna devam edebilecek mi?

Bu sorunun cevabını verebilmeyi gerçekten çok isterdim.

Star

Bu makale 273 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Şifre Suriye
» Suriye kimin umurunda
» Türkiye hangi blokta?
» Suriye Kürtleri Erbil’de
» Bölünmek ve büyümek
» Maliki neye malik?
» Müdahil ve güçlü Türkiye
» Türkiye-İran nereye?
» Beyrut’tan bölgeye mesaj
» İç barış, bölgesel hamle
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı