Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Taha Akyol
Taha Akyol
Ak Parti’yi kapatmak
Taha Akyol

Ak Parti’yi kapatmak

YARGITAY Başsavcısı’nın “Hakkında dava açılacak parti bunu hisseder” şeklindeki sözlerini hatırlıyorsunuz. Başbakan Erdoğan da buna tepki göstermişti.

Sayın Oktay Ekşi dün köşesinde soruyordu:

“Başsavcı o sözle hiçbir partiyi hedef almadığı için hiçbir lider tepki göstermezken, insan merak ediyor, neden sadece Erdoğan tepki gösteriyor?”

Sanıyorum Ekşi ‘yarası olan gocunur’ imasında bulunuyor... Halbuki Başsavcı o sözleri gazetecilerin “Ak Parti hakkında yeni bir kapatma davası gündemi?” diye sormaları üzerine söylemişti; tepkinin Erdoğan’dan gelmesi de normaldi.

Yadırganması gereken, Türkiye’de hâlâ “parti kapatma” lafının edilebilmesidir!

Mesele sadece Ak Parti’yle ilgili de değildir, genel bir sorundur.

Hukuka otoriter gözle bakarsanız parti kapatmanın kolay olmasını savunursunuz; bunu ‘cumhuriyeti korumak’ falan zannedersiniz...

Liberal demokrasi açısından bakarsanız, kapatma davası açmanın bile zorlaştırılmasını savunursunuz.

Otoriter yargı

Bizde geleneksel olarak yargıda “uyanık bekçi” refleksi güçlü olduğu için parti kapatma isteği de güçlüdür.

23 Ocak 2001 günlü Milliyet‘e bakınız:

Ocak 2001... Parti kapatmaların Türkiye’ye ne kadar zarar verdiğini gören Ecevit, Yılmaz, Bahçeli koalisyonu parti kapatmayı zorlaştırmak için anayasa değişikliğini gündeme getirmiştir. Anayasa Mahkemesi ise “postmodern muhtıra” vererek buna karşı çıkmaktadır!

Ecevit, Yılmaz, Bahçeli koalisyonu önerilerini biraz yumuşatsalar da Ekim 2001’de Anayasa’nın 69. maddesi değiştirilecek, parti kapatma bir ölçüde zorlaştırılacaktır. Daha önemlisi, yargının öfkeli itirazlarına rağmen, 149. maddede, parti kapatma kararının Mahkeme tarafından ancak beşte üç çoğunlukla verilebileceği hükmü getirecektir!

HAK-PAR ve Ak Parti “uyanık bekçi” satırından bu sayede kurtulacaklardı.

Demokrasi yolunda

Bu olay çok tipiktir: Yargı parti kapatmanın kolay olmasını, siyaset ise zorlaştırılmasını savunuyor!

Yargının otoriter tavrı, buna karşılık siyasetin demokrasiyi genişletme çabası; bu konuda akademik araştırmalar da vardır.

Yargıdaki otoriter damarın hukuk anlayışını Sayın Sabih Kanadoğlu ve Sayın Abdurrahman Yalçınkaya’nın iddia ve iddianamelerinde görebilirsiniz.

Fakat demokrasi kültürü geliştikçe bu damarın eski egemenliği zayıflıyor.

Yargıtay Başkanı Sayın Hasan Gerçeker’in “Demokratik hukuk devletinde parti kapatılmaz” şeklindeki açıklamaları yargıdaki demokratikleşme eğiliminin tarihi değerde bir örneğidir. (Radikal, 2 Şubat)

Sayın Haşim Kılıç’ın da anayasa değişikliği çağrısında bulunduğunu unutmamak gerekir.

Artık parti kapatma demokrasiler için büyük bir ayıp; ülkeler için ciddi bir problemdir. Herkes bunu anlamalı, demokrasiyi içinde sindirmelidir. Anayasa değişikliği de ‘uygun zaman’da yapılmalıdır.

Milliyet

Bu makale 900 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» PKK’yı dağdan indirmek?
» Afrika kampanyası
» Stalinist milliyetçilik!
» Yassıada cinayetleri
» İnönü ve Esat
» Aşırılık ve delilik
» Lider ve hayranları
» Sağcı Türkiye!
» Bilim politikası
» ‘Demokratik özerklik’
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı