| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
Daha önce üniformalı birkaç fotoğrafı dışında hiç görmediğim “Balyozcu General” demek bu adamdı! Kaşları oldukça kalın, gözleri bi ufaktan çakmak çakmaktı. Fatih Altaylı'nın moderatörlüğünü yaptığı programda gazeteci arkadaşların sorularını cevaplıyordu. Gayet rahattı. Bütün gazeteciler soru olup yağsa, alayını serçe parmağımla cevaplarım, dercesine özgüven doluydu. Hatta, bir ara hazirun kesmedi, “Siz gidin ağababalarınız gelsin…” dedi. Ne ki, son derece beyefendi bir görünümü vardı. Sanki bir balodan dönmüş gibiydi. Bu adam mıydı 200 bin kişiyi toplama kampı mesabesinde stadyumlara dolduracak, camilere bomba koyacak o rezil planın mimarı? Bu adam mıydı İstanbulluyu tepeleyecek, bağrına çökecek olan? Gazeteci hüviyetiyle soru soran Fikri Akyüz'e işaret parmağını uzatıp “Sen sus…” demeseydi, bunlara benzer sorular beynimde şimşek gibi çakmaya devam edecekti. Öyle bir “Sen sus…” dedi ki; bıraksalardı yahut kendini tutmasaydı gidip Fikriciğimi bi güzel susturacaktı. Belki de Fikriciğim buna fırsat vermeyecek, kendiliğinden susacaktı. Artık orasını bilemiyorum. Benim bildiğim; Sayın General ilkeli bir şahsiyetti. O denli ilkeliydi ki; durduk yere, “Ben sizi sonuna kadar dinledim, siz de benim sözümü kesmeyin…” deyiverdi. Belki de tartışma programlarından içinde ukde kalmıştı. “Şu sözü bir kez olsun söylemeden ölüp gideceğim…” korkusunun her faninin bilinçaltında ne denli yer ettiğini Şinasi'den biliyorum. Bir defasında “Ben seni sonuna kadar dinledim abi…” diye zıpçıktılık yapmış, “De haydi konuş!” deyince de, “Ne konuşacağım abi, hepsi buydu işte…” demişti. Allah'ı var, Sayın General, Şinasi gibi değildi. Bolca tekrara düştüyse de konuşacak bir şeyler buldu. Kulağına isabet eden mermiye rağmen namaz kılmaya devam eden Mehmetçik “hikayesini” gereksiz bulmayı bile ihmal etmedi. Halbuki… Cemalettin Taşkıran'ın “Ana Ben Ölmedim” yahut Milli Savunma Bakanlığı'nın yayımladığı “Cepheden Mektuplar”ı okusaydı, kupkuru bir pozitivist yaklaşımla karşı çıktığı “menkıbenin” sadece ve sadece bir ruh ikliminin ifadesi olduğunu fehmederdi. Bu ruh iklimine bu denli yabancı bir generale, “Başını Vermeyen Şehit” elbette hiçbir şey ifade etmezdi. Zaten (iddia edildiği şekilde) camilerin bombalanmasını planlayanların da, bu ruh iklimini değil, bambaşka ruh iklimlerini temellük etmesi gerekti. Bir de, “28 Şubat”ı aslanlar gibi savundu. Aynı terane tabii: Başbakanlıkta hocalara iftar verilmiş de, bilmem ne… Hoş, “Batı Çalışma Grubu” başkanlığını yapan birisi bu darbeyi savunmayacak da, kim savunacak? Lakin… Zannediyor ki, necip Türk basını hala “28 Şubat zindeliğinde!” Vah ki, ne vah! Vaktaki 28 Şubat'a destek verenler, bugün “faydalanılacak gazeteci” olmaya isyan ediyor; o nerden gidiyor! Bir de, “Balyoz Harekât Planı” vahametini “F tipi”ne bağlaması yok mu?! Sanki dersin hiçbir şeyde dahli yok da, “F tipi çete” ona pusu kurmuş! Sayın General 28 Şubat'ta halka uyguladığınız psikolojik savaş da “F tipi çetenin” marifeti miydi? İslam'ın ılımlısı olmaz diyerek, İslam'ın bütün yorumlarına topyekûn savaş açanlar; halkın “Peygamber Ocağı” tanımlamasını, “TSK peygamber ocağı değildir” diyerek aşağılayanlar; İstiklal Marşımıza bile tahammül edemeyip Akif'e dil uzatanlar kimlerdi? Gel de şimdi Genelkurmay Başkanımız gibi “Vicdansızlar!..” deme! Hele hele “adamın” biri, “Biz Cumhuriyeti 10 milyonken devraldık…” derken, ne demek istemişti? Altmış milyonu gözden çıkaracak kadar emsali görülmemiş bir “vicdansızlığın” sahipleri yanında, iki caminin bombalanma planının lafı mı olur? Sayın General, bırak şimdi “F tipi çete” muhabbetini de, “28 Şubat”ta bu mazlum halka hunharca uyguladığınız psikolojik savaşın hesabını ver! YenişafakBu makale 1,341 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |