Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Sedat Ergin
Sedat Ergin
İsrail ile ilişkileri dinlendirmek gerekiyor
Sedat Ergin

İsrail ile ilişkileri dinlendirmek gerekiyor

ULUSLARARASI ilişkiler tarihi sayısız diplomatik skandalla doludur. Ancak İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’un hafta başında Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’a yaptığı muamele, diplomatik skandallar listesinde yer almayan önemli bir ilk oluşturuyor.

* Diplomasi tarihi uzmanları, bir büyükelçinin alçak bir koltukta oturtulması gibi ham bir diplomasi yöntemi ile modern zamanlarda muhtemelen hiç karşılaşılmadığını teyit edeceklerdir.

ANCAK BİR KABİLE DEVLETİ YAPAR

Bu davranışın öncelikle İsrail’in görüntüsüne çok büyük bir zarar verdiği aşikar. Başvurulan yöntem, İsrail’in sahip olduğunu ileri sürdüğü gelişmişlik iddiasına, bu ülkede yaşayan insanların zekasına da hakarettir. Bu, olsa olsa yeni kurulmuş bir kabile devletinin ancak emekleme döneminde sergileyebileceği bir ilkelliktir.

* İsrail Türkiye’den özür dilemiş olsa dahi, bu olayın Türkiye-İsrail ilişkileri üzerinde bırakacağı izlerin kolay kolay silinmesini beklememek gerekir. Alçak koltuk skandalı, meşhur çuval olayı gibi Türk toplumunun hafızasında kalıcı bir yer edinebilir.

Türkiye’de çok geniş bir kesimde İsrail’e karşı zaten yerleşik olan menfi bakışın bu olayla daha da kökleşeceği, dolayısıyla önümüzdeki dönemde bu ülke ile ilişkilerin yürütülmesinin çok daha zorlaşacağını tahmin etmek hiç de güç değil.

* Bu haliyle Ayalon’un tutumu her şeyden önce İsrail’in kendi çıkarlarına zarar vermiştir. Zaten 3-4 yıldır sürekli gerileyen ve artık neredeyse gün aşırı krizlere sahne olan Türkiye-İsrail ilişkilerinde galiba en son ihtiyaç duyulan şey böyle bir saçmalıktı.

ERDOĞAN İSRAİL’İ HİZAYA GETİREBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

Son skandalla birlikte İsrail ile ilişkilerin n artık iyice rayından çıktığını teslim etmemiz gerekiyor. İlişkilerin düzelip düzelemeyeceği ve ne şekilde kontrol altına alınabileceği bugün itibarıyla belirsizlik gösteriyor.

* Yakın geçmişine baktığımızda, ilişkilerdeki gerilemenin arkasında İsrail’in Gazze’ye dönük saldırgan tutumu ve Türkiye cephesinde buna duyulan tepkinin Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti tarafından sert bir biçimde ortaya konması yatıyor.

Bunun yanı sıra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos’ta sergilediği tavır ve sonrasında İsrail’e çatmak konusunda hiçbir fırsatı kaçırmaması, bu ülkedeki Türkiye algısında büyük bir olumsuzluğa yol açtı.

* Türkiye’de bugün İsrail konusunda frene basma ihtiyacını hissetmeyen ve İsrail’i bileğini bükerek bölgedeki şiddet yanlısı tutumundan vazgeçirebileceğini, bir başka anlatımla bu ülkeyi pekala hizaya getirebileceğini düşünen bir başbakan var.

ERDOĞAN DAHA DA SERTLEŞEBİLİR

Bu arada karşılıklı çıkar denklemi de tersyüz olmuş durumda. Geçmişte özellikle ABD Kongresi’nde Yahudi lobisini yanına çekebilmek için İsrail ile ilişkileri iyi tutma ihtiyacını hisseden Türkiye’nin, bugün bu ihtiyacı eskisi kadar önemsemediği anlaşılıyor.

* Ankara’da “İsrail’in artık bize daha çok ihtiyacı var. İsrail bizle kopmayı göze alamaz” görüşü egemen. Nitekim, İsrail’in Davos sonrasında krizi “alttan alıp” sertleşmeye gitmekten kaçınması bu görüşü iyice pekiştirdi. Ayrıca, Türkiye’nin bölgesel ağırlığının artması ve Arap dünyasıyla görünürlüğü artan bir şekilde yakınlaşması da bu bakışın gerisinde yatan özgüvende kuşkusuz çok önemli bir faktör.

* Son olayın Başbakan Erdoğan’ı İsrail karşısında izlediği tutumda haklılığına daha çok inandıracağı ve muhtemelen bundan sonrasında daha da sert bir çizgiye yönelteceğini söylemek mümkün.

Hürriyet

Bu makale 421 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Aleviler neye pedagojik cinayet diyor?
» Gül’den BM’ye ‘Kadının rolünü güçlendirelim’ mesajı
» Deniz Kuvvetleri’nde kafaları karıştıran bir terfi belgesi
» 2008 YAŞ’ının parlak isimleri nasıl Balyoz sanığı oldu
» Meriç’e taarruz derken darbe sanığı olmak
» Başbuğ’un imzası olan belge
» Bir seminerde gözlemci olmanın bedeli
» Balyoz: 9 - Darbe planı gerçekten görüşüldü mü?
» Kılıçdaroğlu’ndan türban ve Onur Öymen konusunda iki çıkış
» ABD, insan hakları ve madalyonun iki yüzü
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı