Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Taha Kıvanç
Taha Kıvanç
Oyun oyun içinde
Taha Kıvanç

Oyun oyun içinde

Sağda-solda zulaya yatırılmış silâhlar bulunuyor, ardından gazeteler “Rus yapımıymış” diyen haberlere yer veriyorlar. Kozmik odayı arayan yargıç ile savcıya sekizer adet kurşun gönderiliyor; haberin içinde “Rus yapımı Kaleşnikof mermisi” ayrıntısı mutlaka yer alıyor.

Bilen bilmeyen de Soğuk Savaş döneminde olduğumuzu sanacak; Sovyetler Birliği ülkemizi istikrarsızlaştırma kampanyası başlatmış, toprağı sıksan Rus yapımı silâh ve mühimmat çıkıyor... Oysa Soğuk Savaş 20 yıl önce bitti, bugünün Rusyası ile Türkiye arasında 'dostluk' çubukları tüttürüleli hayli zaman oluyor.

'Rus yapımı' ayrıntısı bu yüzden hiç önemli değil...

Şundan da önemli değil: Soğuk Savaş'ın buz gibi günlerinde, Sovyetler Birliği Afganistan'ı işgal etmiş ve Mücahidler ile savaşırken iki tarafın elinde de 'Rus yapımı' silâhlar bulunuyordu; ancak Rus askerlerin elindeki silhahlar gerçekten Sovyetler Birliği sınırları içerisinde imal edildiği halde, Mücahidler Mısır ve Çin'de imal edilmiş 'Rus yapımı' silâh kullanmaktaydı.

Şaşırdınız, değil mi?

Bütün savaşlar gibi Afganistan'da sürdürülen Sovyet-karşıtı direniş de binbir türlü yanıltmaca ve aldatmacaya sahne olmuştu. Savaş olup bittikten sonra ortaya dökülen gerçekler, savaş boyu etrafa yayılan 'sahte-gerçekler'den çok farklıydı.

2000 yılının haziran ayı sonlarında İngiliz BBC-World televizyonunda 'Spying Game' (Casusluk Oyunu) adlı bir belgesel izlemiş, izlenimlerimi buraya da aktarmıştım. 1979'da başlayan Afganistan'ı Sovyetler Birliği'nin işgali, ABD'nin başını çektiği 'Hür Dünya' tarafından, Varşova Paktı'nı yıkmak için fırsat olarak değerlendirilmişti. Belgesele görüş açıklayan Amerikan, İngiliz, Afgan ve Pakistanlı uzmanlar ile politikacılar dudak uçuklatan gerçekleri ilk kez açıklamışlardı.

ABD, Sovyetler'in Afganistan'ı işgalini mevcut dengeyi aleyhlerine bozacak bir gelişme olarak görmüş; CIA ile İngiliz MI6 örgütleri “Moskova yaptığına nâdim olmalı” kararlılığını hayata geçirmekle görevlendirilmiş...

Sovyetleri yaptığına nâdim etmek için Afganistan dışında bir ülke daha seçilmiş: Polonya... Bir yandan Rus askerlerine direnen yerel Afgan güçleri silâh ve mühimmatla desteklenirken, bir yandan da Polonya'daki Dayanışma Sendikası'nın ülke içerisinde bir siyasi güç haline gelmesi için gizli yardımlar başlatılmış...

İşgalci gücün elindeki silâh ve mühimmat görüntüsü versin diye savunma sanayii uzmanlarının bile “Bu yüzde 100 Rus yapımı” diyecekleri ustalıkta çakma silâh ve mühimmat Mısır ve Çin'de üretilerek Afganlara iletilmiş. Bu arada, Polonya'da sisteme karşı düşünürlerin 'Samizdat' (yeraltı) da denen eserlerini çoğaltmak için gerekli matbaa makinaları ve baskı malzemeleri gizli yollardan ülkeye sokulmuş; bu amaçla İsveç kullanılmış...

Savaşın sonlarına doğru Sovyet askerleri yeni üretilen MI24-D helikopterleriyle dağlarda üstünlük kurmaya başlayınca, 'Rus yapımı' görüntülü Kaleşnikoflarla onlara karşı direnilemeyeceğini anlayan Amerikalılar, Mücahidlere 'Stinger' füzeleri vermeye başlamışlar... Bir Amerikalı istihbarat görevlisi ilk kez aleniyete döktükleri yardımı hangi düşünceyle yaptıklarını şöyle açıklıyordu belgeselde: “Kendimizi gizlemek için daha fazla bir sebep kalmamıştı; 'ya herru ya merru' demek zorundaydık...”

Etrafta bulunan veya birilerine gönderilen silâh ve mühimmatın 'Rus yapımı' gibi görünmesi bir anlam taşımıyor sizin anlayacağınız; sırf o görüntüyü vermek üzere çok farklı bir yerde üretilmiş de olabilir o silâhlar...

İleride çekilecek bugünleri anlatan bir belgeselde günümüzde cereyan eden olayların örtük veçheleri hepimizi şaşırtabilir.

Geçen hafta Afganistan'da yedi CIA mensubunun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan eylemin 'kahramanı' Türkiye'de tıp eğitimi görmüş Ürdünlü gençle ilgili yazılıp çizilenler sözgelimi; ya da ondan bir hafta önce Hollanda'dan uçağa binen ve iç çamaşırına gizlediği patlayıcı maddelerle ABD/Detroit'e gitmeye kalkan Nijeryalı genç...

Hani 11 Eylül'den (2001) hemen sonra sıcağı sıcağına bir deneme olarak uçağa patlayıcıyla binilmesi pek yadırganmayabilirdi; dünyayı Müslümanlar-aleyhine yeniden biçimlendirmeye yarayan bir eylemi neredeyse on yıl sonra tekrarlamak 'İslâmî hassasiyet' ile nasıl açıklanabilir?

Afganistan'da kendi vücudunu da ortadan kaldıran bir eyleme adı karışan genç, eğer bize yansıtıldığı gibi, bu eylemi 'el-Kaide' bağlantısı sebebiyle yapmışsa, yedi CIA mensubunun yanıbaşına sokulmayı nasıl başarabildi dersiniz?

1979 ile 1989 arasında Afganistan'daki direniş hareketiyle ilgili yazılanlar gerçeğin hiç de önemli olmayan bir yüzünü yansıtıyordu; gerçeğin esas yüzü nice sonra görülebildi: Sovyetler Birliği temelinden çöktü, Polonya bugün Avrupa Birliği üyesi... Şimdilerde olanların niçin olduğunu da kimbilir ne zaman öğrenebileceğiz...

Bunlar muhtemelen birer oyun; şimdilik bunu bilin yeter...

Yenişafak

Bu makale 837 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Türkiye üzerine oyunlar
» Medya korkuyor, ama tuhaf bir korku bu...
» MİT kapılarını yeniden açtı
» Rahatsızlık duyulsa da konuşacağız
» Boru değil, Borusan
» Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
» Bir dönemin kafa kâğıdı
» Yasaklı şarkı nasıl yasaksız hale geldi?
» Bir liderin ardından
» Ben masumum arkadaşlar
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı