Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Jürgen Stryjak
Jürgen Stryjak
Sözde demokratik görünüş
Jürgen Stryjak
Ürdün'de bir hanedan monarşisi hüküm sürüyor, Suriye'de totaliter iktidar babadan oğula geçiyor; görünüşte demokratik Mısır'da da geçerli olan yöntem, hanedan ailesi içindeki bir iktidar değişimi.

Sözde demokratik görünüş

2004 Sonbaharında Mısır'da bir öğrenci gazetesi, kapak sayfasında, Arap dünyasının - parlak ortaçağ dönemlerinde- insanlığa hediye ettiği buluşların bir listesini yayınlamıştı. Şimdi de Araplar dünyayı yeni bir buluşla; Hanedan demokrasisiyle zenginlestiriyor deniliyordu aynı yerde.

Gazetede Mısır devlet başkanının adı anılmıyor ancak, bu kinayeli ironik protesto, gerçekleşmesinden korkulan bir şeyi; senyor Hüsnü Mübarek'in iktidarı, junyor Mübarek'e bırakmasından başka bir şeyi hedeflemiyordu.

Üniversitelilerin daha 2004'te duydukları bu korku nedensiz değildi. Hemen hemen aynı tarihlerde Kahire'nin şehir merkezinde, Tahrir Meydanı'nda, Mısır müzesinin yanında dört kat yüksekliğinde bir tabela beliriyordu.

Mısır usulü imaj aktarımı

Bu tabela, devlet başkanı Hüsnü Mübarek'in oğlu Cemal Mübarek'i, Atina'daki Olimpiyat Oyunları'nda madalya kazanan beş Mısırlı sporcunun yanında gösteriyor. Mısır ekibi, ülke tarihinde 56 yıldan beri hiçbir olimpiyatta bu kadar çok madalya kazanmamıştı. Belli ki hükümet, bu ulusal gururdan pay almak istiyordu.

Reklam uzmanlarının temkinli bir ifadeyle, imaj aktarımı olarak adlandırdıkları şey; ülkedeki eleştirel entelektüeller için, onları tartışmaya kışkırtan, gizli bir tehlike işaretidir: Bu tabela, Cemal'in resmî olarak da gelecekte 'ülkenin babası' statüsünü alacağının açık bir işaretidir, ve demokratik ilkelere nihai olarak yüz çevirmenin bir kanıtıdır.

Aynı yılın Ekim ayında protesto hareketi "Kifaya", "Mısır Değişim Hareketi" adı altında yaınladığı manifestoda, özellikle, başkanlığın babadan oğula geçmesi olasılığına karşı çıkıyordu.

Bu kadarı da yeter!

"Kifaya" Türkçede "yeter" anlamına geliyor. ”Kifaya" Türkçede "yeter" anlamına geliyor. Yaklaşık çeyrek yüzyıl süren otokratik bir iktidar döneminden sonra, oğul Mübarek'in Baba Hüsnü Mübarek'i izleyeceği yolundaki müphem manzara şimdiden; solcusundan, islamcısına ve liberaline kadar geniş bir siyasi yelpazeyi temsil eden protestoculara esin kaynağı oluyor.

Nil kıyısındaki bu ülke, bu sırada, sivil toplum açısından, birçok eylemcinin sonradan bir serap olduğunu düşündükleri kısa bir ilkbahar yaşadı: 2005 yılında baba Mübarek, aynı yılın 7 Eylül'ünde birden fazla adayın katılacağı -kısmen özgür- ilk başkanlık seçimlerinin yapılacağını ilan ediyordu.

Bir yıl önce sürpriz bir biçimde izin verilen liberal "Al-Ghad" partisinin başkanı, bu seçimlerde oyların yaklaşık yüzde sekizini aldı ve Mübarek'in ardından ikinci sıraya yerleşti. Eskiden yasak olan muhalefet gazeteleri yeniden yayınlanabildiler, başka yeni gazeteler de kuruldu.

Muhalefetin kısa süren baharı

Son tabu da yıkılmıştı: Başkanı eleştirilebiliyordu. Ülkenin bağımsız medyası –hatta kimi zaman, devlete sadık olanlar dahi– birdenbire Mübarek hakkında eleştirel haberler yayınlamaya başladılar.

Baba ve oğul aile içi bir iktidar devri hakkındaki dedikoduları konuşmalarında ve röportajlarda bugüne kadar düzenli olarak yalanladılar. Bu yalanlama en etkili biçimde, Hüsnü Mübarek'in son başkanlık seçimlerinden önce bir ABD televizyon kanalına verdiği mülakatta gerçekleşiyordu.

Mübarek, kendisi aday olmazsa kim aday olacak sorusuna "Sizin düşündüğünüz kişi değil!" yanıtını vermiş, ardından sunucu ve başkan gülmüşlerdi. Mübarek sinirli bir tonla ekliyordu

"Oğlum, propaganda yapmak için eleştirecek konu arayan bazı unsurların uydurduğu bir hikayedir. Biz kesinlikle hiçbir zaman böyle bir şey düşünmedik."

Ancak Hüsnü Mübarek 1981 yılından beri beş dönemdir başkanlık yapıyor ve gelecek yıl 80 yaşına basacak. Oğlu Cemal, dürüst, titiz ve modern biri olarak kabul ediliyor. 43 yaşındaki yatırım bankacısı oğul Mübarek, "American University of Cairo"da okudu, Londra'da çalıştı ve Mısır'daki ekonomik seçkinler çevresinin güvenine sahip.

Reformcu iktisatçıların, teknokratların ve iş yöneticilerinin bakanlıklara atanması, oğul Mübarek'in yetkisine bağlanıyor. Mevcut yüzde yedilik iktisadi büyüme onun başarısı olarak kabul ediliyor. Daha şimdiden, bir kuyruklu yıldız gibi parlayarak, ülkenin ikinci adamlığına yükseldi.

Popüler otokrat

Tepede ülkenin babasının oturduğu Mübarek aile işletmesi, bölgedeki bir çok ülkenin içine düşme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu kaosa karşı, sokaktaki insanın arzu ettiği istikrarı demir yumruğuyla garanti ediyor. Bu yüzden, başkanın oğlunun bir seçimi gerçekten kazanması hiç de tuhaf olmaz.

Muhalefet partisi başkanı Ayman Nour, sudan bahanelerle, propaganda gösterisine benzeyen bir mahkeme sonucunda, cezaevine yollandı. Cemal Mübarek'in alternatifi olmadığı için galip çıkacağı bir referandum, en azından yüzeysel olarak demokratik bir referandum olacaktır. Bu yüzden 2005 Sonbaharından bu yana ülkedeki muhalefet her fırsatta giderek daha da büyük baskılara maruz kalıyor. Burjuva özgürlükleri giderek daha da kısıtlanıyor.

Umutların bağlanabileceği biricik parti "Al-Ghad" ise bölünmüş ve önemini yitirmiş durumda: Partinin başkanı ise, sudan bahanelerle, propaganda gösterisine benzeyen bir mahkeme sonucunda, beş yıllığına cezaevini boyladı.

Muhalefete karşı demir yumruk

Bağımsız gazetelerin rejimi eleştiren yayın yönetmenlerine davalar açılıyor, ülkenin anayasası; zayıf durumdaki seküler burjuva muhalefetinin, devlet başkanlığına aday göstermesini olanaksız kılacak kurallarla destekleniyor.

Hâlâ önem taşıyan biricik muhalefet gücü olarak Müslüman Kardeşler'e tolerans gösteriliyor, ama bu hareket de illegal olduğu için zaten aday gösteremez.

Rejimi eleştiren –Sosyolog İbrahim Eddin İbrahim ya da popüler yazar Alaa Al-Aswani gibi– aydınlar, Mübarek'in Batı'yı Müslüman Kardeşler'le korkutmak istediğini düşünüyorlar. Mübarek, "beni ayakta tutmazsanız, İslamcılar gelir!", mesajını veriyor.

Şu sıralar bir başkan adayı olma koşullarını Mübarek'in hükümetteki partisi NDP'nin temsilcileri dışında hiç kimse yerine getiremiyor.

Anayasa'da yapılan son değişiklik uyarınca, olası adayların, aynı zamanda partilerinin en üst meclisinin de, üyeleri olmaları gerekiyor.

Demokrat görünümlü veliaht

Mübarek'in partisi NDP, Kasım ayı başında Kahire'de yaptığı genel kurulda, böyle bir meclis oluşturdu ve oğul Cemal bu kurulun üyesi oldu – bu hamle, muhalefetin gözünde açıkça, demokratik görünümlü veliahtlığa doğru atılmış bir adımdı.

Başkanın dinamik oğlunun da bir kusuru var elbette. Geçmişinde askeri bir kariyeri yok. Mısır'da siyasi iktidar onlarca yıldır, güçlü orduyu arkasına alarak hüküm sürüyor.

Uzmanların görüşüne göre; eski savaş pilotu ve hava kuvvetleri komutanı olan babadan, oğula bir iktidar devri, ancak Hüsnü Mübarek yaşadığı sürece gerçekleşebilir. Bir sonraki başkanlık seçimleri ise 2011 yılında yapılacak.

Jürgen Stryjak

© Qantara.de

Almancadan çeviren: Mustafa Tüzel

Bu makale 470 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Sözde demokratik görünüş
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı