Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Salih Tuna
Salih Tuna
Yeni kozmik odadaki müthiş sırrı açıklıyorum!
Salih Tuna

Yeni kozmik odadaki müthiş sırrı açıklıyorum!

"Kozmik" lafzını duyar duymaz aklıma uzay, kâinat geldi. Vay anasına be, dedim, kahraman ordumuz "uzaylara" akmış da haberimiz yok!

Gerçekten de göğsüm kabarmıştı.

Milli bayramlarda "Salla bayrağını evladım; bak tayyareler geçiyor …" diyen aksakallı dedelerin yanı başındaki izci kıyafetli çocuklar gibi hissetmiştim kendimi.

Meğer bizimkilerin "kozmik odası" da nevi şahsına münhasırmış!

Bilumum dolap, entrika, alicengiz oyununun yakın tarihi mesabesindeki "kontrgerilla" malzemelerinin yer aldığı bir acayip odaymış!

Gelgelelim, "kozmik oda"yı uzay araştırmalarıyla alakalı sanmak ne kadar gerçekçiyse, savcıların, hakimlerin "kozmik oda"ya girmesini, sivillerin "askere" karşı zaferi sanmak da o kadar gerçekçidir.

Zira…

Orduya rağmen değil, orduyla birlikte yapılan bir "operasyondur."

Ordunun kurumsal modernizasyonudur bu.

Ne ki, silah modernizasyonuna hiç benzemez.

Tabiatıyla hem uzun sürecek, hem de ilk kez yapıldığı için gündemi belirleyecektir.

Kurumsal çalışma süresince sahnenin önünde sadece ve sadece siviller olacaktır elbette.

Tıpkı "açılım"da olduğu gibi!

Kürtlerin varlığını yıllar yılı kabul etmedikten, en temel haklarını "ayrılıkçılık" belleyip karşı çıktıktan ve binlerce "şehit" verdikten sonra ne yapılacaktı yani?

Hepsi bir yana da, "şehit analarına" ne denilecekti?

"Pardon; o bir dönemdi oldubitti; terörist dediklerimizle artık uzlaşmaya gidiyoruz; şimdi 'açılım' zamanı…" diyecek halleri yoktu ya!

Her şeyin bir yolu yordamı vardı.

Bu işin yolu da sivillerden geçiyordu.

Sahnenin önünde (gerekirse) mırın kırın edecekler, sahnenin arkasında "açılım"ı hararetle destekleyeceklerdi.

Demem o ki; AB ve "açılım" ne kadar devlet politikasıysa, "ordunun yatak odası" tesmiye edilen "kozmik oda"ya girmek de o kadar devlet politikasıdır.

Aksini savunanlar, yani, olan bitenin askere rağmen yapıldığını iddia edenler, Cumhurbaşkanımızın veya Başbakanımızın eşlerinin kıyafetlerine benzer giyinen öğrencilerin neden hâlâ üniversitelere sokulmadığını izah etmek zorundalar.

Madem, sivil inisiyatif ordunun yatak odasına girecek kadar kudretli, şuncacık şeyi niçin halledemiyor?

Birkaç gün evvel, bir semineri dinlemek isteyen başörtülü öğrencilerin sırf başörtüleri nedeniyle programa alınmadığını sevgili Ali Bulaç abimiz dile getirmedi mi?

Nasıl oluyor da, MHP'nin ateş püskürdüğü "açılım" ağır aksak da olsa yürürken, MHP'nin bile destek verdiği "başörtüsü sorunu" bir türlü çözülemiyor?

Ve, nasıl oluyor da, başörtüsüne özgürlük istemek hâlâ parti kapatma gerekçesi sayılabiliyor?

Yanlış anlamayın; başörtüsü sorununu değil, sivil iradenin devlet politikasındaki yerini sorgulamaya çalışıyorum.

Haydi başörtüsünü bir yana bırakalım. Albay Dursun Çiçek'in salıverilmesi vakıasını aklınıza düşürün, ne demek istediğimi anlarsınız.

Tamam, "sivil hukuk" devletin mahremiyetine yani "yatak odasına" girdi.

Lakin hayli zamandır "ardiye" olarak kullanılan "eski yatak odası"dır bu.

Belki…

"Kozmik oda" denilen bu odada, kimi sol örgütlerle sağ örgütlerin eylemleri kucak kucağa "yakalanacak"; Maraş hadiseleri dahil bir yığın eski "kafes planları" ifşa edilecektir.

Ama "kozmik oda"ya giriş vizesinin "evrak-ı şahanesi" asla bulunamayacaktır.

Çünkü…

Bu müthiş sır…

Bu evrak-ı şahane…

Sadece "yeni kozmik oda"da, yani, yeni yatak odasındadır.

ÖNEMLİ NOT:

Ertuğrul Bey'ciğimin genel yayın yönetmenliği görevinden ayrıldığını müthiş bir teessürle öğrendim!

Ciddiyim.

O kadar ciddiyim ki, yazmayı bırakmayı bile düşündüm. Çünkü benim de kendime göre ilkelerim var.

Tek tesellim köşe yazarlığına devam etmesi…

Yarınki, "Ertuğrul Bey'ciğim şiiri" çok "hisli-duygulu" olacak, haberiniz olsun!

Yeni Şafak

Bu makale 1,127 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Artist Kemal
» Ahmet Hakan'ı kim yetiştirdi ablacığım?
» 'F tipi çetenin' generale kurduğu pusu!
» Bunlar da 'sivil darbe'de tutuklanacak gazeteciler
» Başbakan'ın en çok güvendiği adam
» Biri camilerimizi yok sayar biri topumuzu çalar!
» Yeni kozmik odadaki müthiş sırrı açıklıyorum!
» Allah cezanı versin Osman Bey
» İsmet Özel niçin Türk oldu?
» İslam'a hakaret değil mizaha ihanet!
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı