Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz
“Acaba?” Kuşağı!
Tamer Korkmaz

“Acaba?” Kuşağı!

Fevkalade tuhaf hadiseler serisi, sarsıcı intiharlarla devam ediyor. Derin “Alacakaranlık Kuşağı” dizisi kapsamında değerlendirmemiz gereken hayli kuşkulu olaylardan bahsediyoruz.

“İki Amirale Suikast” Planı'ndan tutuklanıp serbest kalan Yarbay Ali Tatar…

Görevliler yeni yakalama emri ile gelince, kafasına sıktığı tek kurşunla hayatına son vermiş…

Son olay…

2009'daki altıncı kuşkulu ölüm!

*

Diğer taraftan da, bakın ne oluyor?

Ergenekon tutuklusu emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün tedavi gördüğü İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Servisi'nin bekleme salonundaki bir “emekli uzman çavuş” güvenlikçilerin dikkatini çekiyor…

Erhan Keskin isimli şahıs, güvenlik görevlileri ile tartışıyor ve tabancasını çekerek havaya birkaç el ateş ediveriyor!

“Tuhaf Adam” hasta yakını olduğu iddiasında ancak verdiği isimde bir hasta yok…

Artı, kendisini bir “albayın gönderdiğini” söylüyor!

“Suikastçı olabileceğinden” şüpheleniliyor.

*

2009'daki kuşkulu ölümlere dönecek olursak…

Emekli Albay Belgütay Varımlı, bir ay önce İstanbul-Göztepe'deki evinin balkonundan aşağıya atlayarak “intihar” etmişti!

Varımlı, vaktiyle eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil'in aleyhine ifade vermiş bir subaydı…

Yargılama sonunda mahkum olan Erdil Paşa'nın tüm rütbeleri sökülmüştü…

Varımlı'nın, darbe planlarını dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök'e ihbar eden kişilerden biri olduğu da ileri sürülmüştü.

*

Güney Deniz Saha Komutanlığı'nda görevli askeri hakim Yarbay Tanju Ünal da “intihar eden” subaylar arasındaydı:

Geçen haziranda makamında silahını ateşlemişti…

Biz de inanmıştık!

Tanju Ünal…

İlhami Erdil'in yargılandığı mahkemenin başkanlığını yürütmüş bir isimdi.

*

Kıdemli yüzbaşı Olgun Ural, Mart ayında Yalova'da beylik tabancasıyla başına ateş ederek hayatına son vermişti!

Gölcük Donanma Komutanlığı'na bağlı Karamürselbey Eğitim Merkezi'nde görevli olan Olgun Ural'ın adı, Birinci Ergenekon İddianamesi'nde yer almıştı.

Orada, Ural'ın “Ali Tatar'ın personel alımında görevli olduğu dönemde alındığından” bahsediliyordu.

Ural, ikinci Ergenekon iddianamesinin açıklanmasını müteakip intihar etmişti.

*

Emniyet Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay, bu yılın 25 Şubat'ında otomobilinde “başına tek el ateş edilmiş şekilde” bulunmuş; bu kuşkulu ölüm, kayıtlara “intihar” olarak geçmişti.

Oktay'ın otopsi raporundaki şok bilgiler, hadisenin intihar değil cinayet olduğu iddialarını doğrular nitelikte idi!

“Göğüs kafesinin kırılmış olması, kafasının sağ tarafına bitişik ateş açılması, “solak olmasına karşın sağ eliyle ateş etmesi!” Oktay'ın öldürüldüğü yolundaki kuşkuları zirveye çıkarmıştı.

Behçet Oktay, Ergenekon sanığı eski özel harekatçı İbrahim Şahin'in “yakın çalışma arkadaşı” idi.

*

Ocak ayında ise emekli jandarma Albay Abdülkerim Kırca Ankara'daki evinde silahı ile intihar etmişti.

JİTEM eski Diyarbakır Bölge Komutanı olan Kırca'nın adı Ergenekon soruşturmasında geçmişti…

PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan, Kırca'nın birçok faili meçhul cinayetin talimatını verdiğini öne sürmüştü.

*

2009'daki bütün bu hayli kuşkulu ölümlerin…

“Alacakaranlık Kuşağı” karakterine sahip olduğunu algılayabilmemiz zor değil.

Burada “suçluluk duygusu içinde” intihar etmiş olanlardan bahsedilebileceği gibi; “intihar süsü verilmiş cinayetler”in çoğunluğu oluşturduğundan kuşkulanmak için de fazlaca neden var…

Mesela…

Behçet Oktay, Tanju Ünal ve Belgütay Varımlı hadiselerinin “intihar” olduğuna inanabilmek güç görünüyor.

*

Burada, bir yandan…

Ergenekon örgütünün imza attığı derin eylemlerin gün ışığına çıkarılması sürecinde, söz konusu “alacakaranlık kuşağı” operasyonlarını ihbar ve ifşa edenlere/edebilme ihtimali bulunanlara yönelik “aba altından sopa gösteren bir mesaj”dan söz edilebilir.

Diğer bir yandan da…

Ergenekon Davası'nın savcılarına ve hakimlerine “gözdağı verilmeye çalışıldığından” söz edilebilir.

YENİŞAFAK

Bu makale 302 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Akraba Cinayetler
» Kağıttan Demokrat!
» 'Ekonomik' Tetikçi
» “Acaba?” Kuşağı!
» Suriyeli bir muhalifin eleştirisi üzerine
» Çekinmeyin, atın şu manşeti…
» Karakteristik…
» “Darbe Günlükleri” neden “tedirgin”di?
» Nedir, ne değildir?
» Hasar tespiti…
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı