Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Nuh Gönültaş
Nuh Gönültaş
Biz bu kadar aptal mıyız ki, hep aynı oyuna geliyoruz!
Nuh Gönültaş

Biz bu kadar aptal mıyız ki, hep aynı oyuna geliyoruz!

Şimdi...

Tokat'taki olayı kimin ya da kimlerin yaptığı-yaptırdığının hiç önemi yok.

PKK, TİKKO, DHKPC...

Hangi şer odağı yapmış olursa olsun.

Hangi taşeron örgüt kullanılmış olursa olsun.

Bütün bunların anlamı yok!

Peki nedir yaşananların anlamı?

Şudur:

Biz yıllardır aynı şekilde, aynı biçimde, aynı minvalde oynanan oyunlarla, hep aynı oyunlarla oyuna getiriliyoruz.

İnsan kendi kendine sormadan edemiyor:

Biz bu kadar aptal mıyız ki, hep aynı oyunla bizi aldatıp yerimizde saymamızı sağlıyorlar?

Ve tabii ki her defasında sonuç alıyorlar.

Ne kadar kolay provoke olabiliyoruz.

Adamlar çok iyi yer ve zaman seçiyorlar.

Böylesine bir konjonktürde, neden Diyarbakır'da ya da Şırnak'ta veya herhangi bir doğu ilimizde yapılmıyor eylem?

Tokat'ı seçiyorlar!

Tokat, böyle bir cinayetin işlenmesi için seçilmiş ne de ilginç bir yer.

Her türlü marjinal ve silahlı örgütün olduğu bir bölge.

Belediye Başkanı MHP'li...

Aynı zamanda Türkiye'nin milliyetçilik damarı en fazla kabarık insanların yaşadığı yer.

Hatta bu işe Türkiye'nin son zamanlarda en çok konuşulan adamı Albay Dursun Çiçek'in de Tokatlı olmasını katabiliriz.

Bu derece ince düşünülmüş bir olay.

Hatırlayın rahip cinayetleri ile ilgili seçilen yer ise Trabzon'du.

12 Eylül öncesi olaylarda Alevi Sünni çatışması için seçilen yerin Çorum olması gibi, Maraş gibi...

Zekamızla alay ediliyor gibi geliyor bazen.

Bu işleri yaptıran insanlar ülkemizi, insanlarımızı, bölge bölge, semt semt, köy köy, sokak sokak biliyorlar.

"Nerede hangi işi yaparsak planladığımız sonucu alırız" için ellerinde çok iyi bir bilgi bankası, çok iyi bir database olmalı.

Yoksa böylesine ince vuruşlar yapabilmeleri mümkün olmaz.

Bu noktadan bakınca bu işleri yapanların dış güç olması oldukça zor görünüyor.

Bizi bizden iyi tanıyan, hatta onlarca yıldır insanımız hakkında bilgi toplayan, onları fişleyen bir yapı olmalı.

Değilse zor!

Değilse, her seferinde yapılacak güzel işleri, atılacak güzel adımları başka türlü engelleyebilmeleri mümkün olmaz.

Artık Ergenekon gibi bir örgütün varlığına eskisinden daha çok inanıyorum.

Bütün örgütlerin çatı örgütü bir yapı.

Bütün örgütleri gerektiğinde istediği şekilde yönlendirebilen bir örgütsel yapı.

Tepe örgüt.

En tepedekilerin amacı nedir peki?

Yapılanlardan anlaşılmıyor mu?

Türkiye'mizi yönetilemez bir demokratik yapıda tutmak.

Gerektiğinde Demokles'in kılıcını halkın kafasına indirebilecek ortamı oluşturmak.

Ama asla ve asla Türkiye'nin yararına değil.

Düşmanca bir örgütlenme.

Bunların içinde elbette yabancılar olabilir ama karar alıcıların önemli kısmı GDO.

Genetiği değiştirilmiş Türkler!

Şimdi burada bir fıkra. Fıkra ama durumumuzu çok iyi ortaya koyuyor, her seferinde niçin bu adamlara kapıları açtığımızı çok iyi anlatıyor:

Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş.

-Güm güm güm!

İçeriden seslenmişler;

-Kim o?

Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses;

-Biz İstanbul'u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz!

İçeriden "hoş geldiniz" diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler.

Her şey çok güzel gidiyormuş.

Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar.

Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış;

-Güm güm güm!

İçeriden sormuşlar;

-Kim o?

Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses;

-Biz İstanbul'u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz!

İçeriden hemen cevaplamışlar;

-Onlar 40 yıl önce geldi!

Dışarıdan yine ses gelmiş;

-Biz Mehter Takımıyız da ancak geldik!

Demem o ki, herkese cennetimizin kapılarını açamayız, açmamalıyız, artık akıllanmalıyız.

bugün

Bu makale 805 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» TBMM "Noel Baba yoktur" demeyi yasaklasın
» 'En gizli ve en tesirli istila...'
» Vatandaş çıldırıyor
» Herkes ölür ama sadece bazıları yaşar!
» Halklarını aptallaştıran diktatörlerin sonu
» Kadınlar kocalarından, erkekler komutanlarından...
» Elektronik ticaret rakamlarında ciddi artış var
» Bazı genellemeler...
» "PKK niçin bitirilemiyor"un cevaplarından sadece birisi...
» Madımak ve Başbağlar katliamlarının bize öğrettiği şey...
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı