| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
CHP içindeki tartışmaları iyi takip edin. Onur Öymen'in Dersim katliamını doğrulayan ve öven sözleri büyük tepki görüyor. Alevi kökenli milletvekilleri, parti üyeleri ya da partisiz Alevi vatandaşlar ses veriyorlar. Bunun öneminin farkında mıyız? CHP'den söz etmiyoruz, CHP'yi bile kuşatan toplumsal devasa bir algı değişiminin geldiği noktaya işaret ediyoruz. Görüyor ve göğüslüyoruz. Siyaset arenasına, basına, sokağa bakın… Katliamı savunanı yerden yere vuran, bunu yaparken “tarihteki toplumu”, “toplulukları” hatırlayan, keşfeden ve önemseyen bir dalga var karşımızda. Şüphe yok, bu, bir toplumsal dalga ve meşruiyet dalgası… Dersim'de yaşananları, Kürtleri, Alevileri, Alevi Kürtleri etnik varlığıyla, dini farklılığıyla görme noktasına hızla ilerleyen bir toplumdur bu. Adını koyalım: Bu, bir yüzleşme alıştırmasıdır, “tarih ve ahlakla yapılan toplumsal yüzleşme alıştırması”dır. Bu alıştırmalar önünde durulmaz dev dalgalara benzerler. Önemli olan bu değişim dalgalarının, sanılanın aksine, yıkıcı, bölücü, dağıtıcı olmaktan çok yeniden kurucu olmasıdır. Bir toplumun değişimindeki sıhhat, o toplumun kimliğini işlemesinden, kimliği demokrat kılarak, şeffaflaştırarak, farklılıklarını içselleştirerek, hatta üreterek biteviye yeniden kurmasından kaynaklanır… Bunu anlamak ve algılamaktan uzak kalanlar, örneğin Onur Öymenler, Ertuğrul Özkökler, Deniz Baykallar, Devlet Bahçeliler ve benzerleri siyasette, basında, üniversitelerde bu yüzden çok zamandır tarihin gerisinde, hatta altında kaldılar. Asıl meseleye dönelim… Gerçek odur ki Türkiye gerçekten değişiyor. Tartışılmamış, bilinmeyen bir Dersim meselesi bir anda, cinin şişeden fırlaması ve karşınızda dev bir görüntünün oluşması gibi gündeme geliyor, bilinir olmaya kapılarını açıyor. Önemlidir bu. Alevilik meselesi keza… Bir yandan sistem tarafından itip kakılmış, öte yandan Sünni gelenek tarafından kuşkuyla karşılanmış ve dışlanmış bir inanç kendisini ifade etmenin demokratik, dinsel, kültürel yollarını bulmakla kalmıyor. Sünni tutum bu yeni tablo karşısında değişiyor ve dönüşüyor. Devlet bünyesinde sorun çözmek ve hizmet götürmek esaslı Alevi Çalıştayları yapılıyor. Demokratik açılımın TBMM'de tartışıldığı gün sarf edilen en önemli cümleler bu açıdan Başbakan'ın ağzından çıktı. Dersim'i “katliam ve utanç duyulması gereken bir sayfa” olarak tanımladı, Erdoğan. Bu sözleri Başbakan'ın siyasi geçmişini, kimliğini dikkate alarak dinleyenler, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini de görmüş oldular. Toplumun kendisiyle, tarihiyle, kimliğiyle yüzleşmesi sadece geçmişin olumsuzluklarını deşmek değildir. Sadece kimlik, mal, can gaspını anlatmak değildir. O olumsuzluklardan hareketle yeni değer sistemleri, siyasi ilkeler üretebilmektir. 1915 tartışması bu kapıyı açtı, şimdi hızla bu kapıdan içeri süzülenler var… Tekrar edelim: Türkiye'de sermaye birikimi gasp üzerine oturdu, tek kimlik kan üzerine şekillendi. Bunlar, susuldukça, savunuldukça, özür akla getirilmedikçe, bizi kırılgan yapan gerçeklerdir. Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı en önemli gelişme bu kırılganlığın sigaya çekilmesidir. Toplum yüzleşmeyi, görmeyi, korkmamayı öğreniyor… Bunlar Ergenekon davası gibi temizlenme süreçlerinin itmesiyle oluyor. Resmi elinde ters tutup, olup biteni otoriterleşme süreci sananların, derin temizliği ve kendiliğindenliği görmeyenlerin hızla doğru açıyı bulmalarında yarar var… Aksi halde en azından değişimin hazzından mahrum kalacaktır. Kekelemeye gerek yok: Aksaklıklar, ihlaller oluyor, soruşturmalar etik sınırları aşabiliyor. Ama çıplak gerçek şudur ki, biz, siyasi reformların uygulama safhasını yaşıyoruz. Tekil olaylar bir yana, ana hat budur. Bu makale 1,412 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |