Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
4 Şubat 2012, Cumartesi
 DÖVİZ KURLARI : 
Murat Yetkin
Murat Yetkin
Başbuğ etkisi
Murat Yetkin
Kendisine sorulsa, muhtemelen ‘Kişiler önemli değil’ diyecektir.

Başbuğ etkisi

Kendisine sorulsa, muhtemelen ‘Kişiler önemli değil’ diyecektir. Ama sorulsa kendisi de son iki aydır güvenlik konularında gerek asker-sivil, gerekse devlet kurumları arasında daha önce görülmemiş bir temas ve görüş birliğinin yakalanabildiğini söyleyecektir.

Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı görevini kendisine devrettiği 28 Ağustos tarihi tabii ki güvenlik politikalarında bir milat sayılmaz. Neticede Büyükanıt ve Başbuğ ast-üst olarak görev yaptılar.

Bu Türk Silahlı Kuvvetleri’nde daha önce görülmediği kadar kurum dışına ve kurum dışından etkilere açık bir tarz. İletişimi stratejinin destek unsuru olarak değil, asli unsurlarından biri olarak sayıyor.

Genelkurmay’ın medya profilini genişletmesi, düşünce kuruluşlarından görüş almaya başlaması, Başbuğ’un CHP lideri Deniz Baykal ve MHP lideri Devlet Bahçeli’yi makamlarında ziyaret etmesi de bu tarzın parçası.

Ama bu yönetim tarzının gövdesini TSK’nın hükümetle ilişkileri oluşturuyor.

Son iki ayda, güvenlik konularında devlet kurumları arasında Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş bir temas, konuşma, özeleştiri ve fikir üretimi döneminin başladığı saptaması boşuna değil. Yalnızca Başbakan Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un (Milli Güvenlik Kurulu hariç) buluştuğu toplantıları ve sürelerini sıralamak bile bu dönem hakkıında fikir verebilir.

İlk temas 3 Eylül’de Orgeneral Başbuğ’un Başbakan Erdoğan’ı ziyaretiydi, 1 saat 10 dakika sürdü.

Erdoğan başkanlığında Başbuğ’un katıldığı genişletilmiş terörle mücadele toplantılarının ilki 11 Eylül’de yapıldı, 2.5 saat sürdü.

24 Eylül’de Başbakan Erdoğan Orgeneral Başbuğ’un makamına iadei ziyarette bulundu, 1.5 saat konuştular.

4 Ekim’de Aktütün olayı sonrasında Türkmenistan’dan ziyaretini kesip gelen Erdoğan ve Başbuğ’un yine aynı kadroyla toplantıları 1.5 saat sürdü.

O toplantı, 9 Ekim’de Başbakanlık’ta yapılan ve 6 saat süren ilk geniş kapsamlı toplantıya hazırlık niteliği de taşıyordu.

Geniş kapsamlı ikinci toplantı 14 Ekim’de yine Başbakanlık’ta yapıldı. 6.5 saat kadar süren toplantıdan, askerlerin neredeyse 10 yıldır istediği tek işi terörle mücadele olacak özel bir örgütlenmeye İçişleri Bakanlığı bünyesinde gidilmesi kararı çıktı.

Nihayet, yine Cumhuriyet tarihinde ilk kez olmak üzere, 27 Ekim’de Genelkurmay Başkanı Bakanlar Kurulu’na 4.5 saat süren bir brifing verdi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’e göre bu aynı zamanda Türkiye’nin PKK’yla mücadele ile geçen son 24 yılının masaya yatırılması süreciydi.

İki aydan Erdoğan ve Başbuğ’un birlikte geçirdikleri toplantı süresi neredeyse 24 saati buluyor. Bunun tek başına da bir anlamı var kuşkusuz. Ama bu sürede erişilen ilk sonuç, yine Çiçek’in ifadesiyle güvenlik konularında devlet kurumları arasında mutabakatın sağlanması oldu. Sorulacak olsa, Başbuğ muhtemelen rakip tarafları çağrıştıran ‘mutabakat’ yerine daha diplomatik ‘bakış birliği’, ‘konsensus’ deyimleriyle ifade ederdi.

Peki bu konsensüs ne zaman sonuç getirmeye başlayacak? Öyle anlaşılıyor ki, bu bakış birliği, Arabistanlı Lawrence’ın ‘İsyana karşı savaş karmaşık ve yavaştı, bıçakla çorba içmek gibi’ demesi türünden bir sabır faktörünü de içeriyor. Şu anda Başbuğ’un da, muhtemelen Erdoğan’ın da 24 saatlik günlerinin büyük bölümünü işgal eden iç güvenlik konusunda sorun, bu süreci can kaybını olabildiğince azaltarak kısaltmak.

Önümüzdeki süreçteki birkaç önemli noktayı, Erdoğan ve MGK bakanlarına 4 Kasım’da Eğirdir komando okulunda verilecek brifing, İçişleri Bakanı Beşir Atalay sorumluluğunda hazırlanan yeni terörle mücadele yapısı modeli ve Erdoğan’ın ABD temasları ardından yapılacak genişletilmiş toplantı olarak tahmin etmek mümkün.

O zaman zarfında Irak’taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani ile bir başka üst düzey temas ihtimali güçlü. Bundan bir süre önce Barzani ile temas kimi kesimlerce vatana ihanet ile eşdeğer iken, bugün asker bu teması sürecin zorunlu bir parçası görüyor. Bu da Başbuğ etkisi sonucu iki aydır başlayan yoğun konuşma sürecinin somut bir ürünü ve azımsanmayacak bir ürünü. Keza, onlarca yıldır en ağır güvenlik sorunlarından biri sayılan istihbarat paylaşımı konusunda da son birkaç haftadır, vurgulamak gerekir ki Başbuğ’un ağırlığını koymasıyla ilerleme sağlandığı yolunda güçlü bilgiler mevcut.

Neresinden bakarsak bakalım, Ankara’da yeni bir iklim ve bu yeni iklimin oluşmasında Başbuğ etkisinin payı var. Şimdi mesele işleri sabırla yürütürken, halkın beklentilerine karşılık gelecek sonuçları üretebilmekte.

radikal

Bu makale 321 kez okundu.

YAZARIN SON YAZILARI
» Karayılan fiyaskosu görüldüğü akadar basit mi?
» Kıbrıs'ta ve Akdeniz'de değişen dengeler
» Türkiye, ramazan öncesi Libya'da ateşkes arıyor
» Dokunulmazlara dokunabilmek
» Şimdi anayasa zamanı
» Hiç değilse bundan sonra
» Ara seçim tehdidi tutar mı?
» Sivas... Sivas...
» Seçimi kazanan ekonomi mi oldu?
» Erdoğan'ı beklerken
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Tek çıkaryol Osmanlıvari bir çözüm
Günümüzün en popüler felsefecilerinden biri kabul edilen Slavoj Zizek bir dizi konferans için Türkiye'ye geldi.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı