| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
SADECE tek bir cümlenin başında geçiyor. Tek bir kez, o da şöyle: “Kürt meselesi olarak da adlandırılan meselenin, demokratik hakların genişletilmesiyle çözülebileceğine inanıyorum.”. Bir aydır sürdürdüğü görüşmeler hakında bilgi vermek üzere, dün basın toplantısı düzenleyen İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın kullandığı ya da kullanmadığı sözlere bakmak gerek. Terörün sona erdirilmesi ve Kürtlere demokratik haklarının verilmesine dönük olarak, AKP bir çalışma başlatıyor. Buna Kürt açılımı diyor. Dün Bülent Tanla dikkatimi çekiyor. Beşir Atalay Kürt açılımı yerine, demokratik açılım deyimini tercih ediyor ve sanki Kürt dememeye özen gösteriyor. İçerik analizi yapıldığında, kavram seçme, sözcük seçme, ister istemez soru işareti uyandırıyor. Tek bir kez Kürt diyerek, nasıl bir Kürt açılımı, sorusu. Kürt açılımı şimdi demokratik açılıma dönüşüyor. KİM İSTEMEZ Atalay kamu oyu oluşturmaya çalışıyor. Görüşmelerinin içeriğine ilişkin açıklamalardan kaçınıyor. Sadece bol propaganda. Genellemelerden yola çıkıyor, şunu aktarıyor: “Memnuniyetle gördüm ki, herkes terörün bitmesini istiyor”. Af buyrun Sayın Atalay, terörün bitmesini kim istemiyor ki? Bu gözlem neyi ifade ediyor? Atalay sürdürüyor: “Herkes demokratik çıtanın yükseltilmesini istiyor”. Af buyrun Sayın Atalay, daha çok demokrasiyi kim istemiyor ki? Bu gözlem neyi ifade ediyor? Tek bir kez Kürt sözü geçen ve aşırı genelleme içeren bir konuşma, Kürt sorununun nasıl çözüleceğine ilişkin ipucu vermiyor. Atalay, “Mecliste açıklanacak” diyor. İKİ TEMEL İLKE Atalay etnik terörü çözen ülkelere değiniyor. Güzel. O ülkelerde: 1-Terör örgütü ile masaya oturuluyor. 2-Terör örgütüyle masaya oturan hükümet, önceden o ülke Meclislerinde temsil edilen partilerin hepsiyle anlaşmaya varıyor. PKK ile masaya oturulup oturulmayacağını bilmiyoruz. Çünkü, çözüm modelini bilmiyoruz. Şu anda önemli olan ikinci madde. Bütün partilerle anlaşmak. Çünkü, çözüme giden yoldayız. MAHKEME OLMAZ Ancak, bütün partilerle anlaşmak yerine, şu anda ne oluyor? AKP, CHP ile hayli mesafeli. Karşılıklı atışlar devam ediyor. MHP ile ise, vaziyet vahim. Tayyip Erdoğan açıklamalarından dolayı Devlet Bahçeli’yi mahkemeye veriyor. Bahçeli belki haksız, belki çözüme en uzak duran lider, ama Bahçeli’yi kazanmak, Erdoğan’ın görevi. Bir liderle mahkemelik olmak, çözümden uzaklaşmakla eş anlamlı. Bu tarafta çözdüğünüzü sanırsınız, öte tarafta Türkçülük fışkırır. Ve sizin projeniz yerle bir olur. Hatta, bugünden daha kötü günler başlar. Mahkeme yetmiyor, Atalay adını vermeden Bahçeli’nin eleştirilerini “siyasi kompleks tezahürü” olarak niteliyor. Erdoğan’ın yanlışını Atalay başka biçimde sürdürüyor. Gereksiz. Terörü sonlandırmaya soyunmak iyi bir iş. Ama, o iş üzerinden siyaset yapmak kötü bir iş. Şu anda olan galiba bu. Atalay, Kürt demeden, Kürt sorunu ile ilgili toplumda iman tazeliyor. Siirt Valisi’nin açıklaması 15 Ağustos 1984 PKK’nın ilk silahlı saldırısı. 15 Ağustos 2009 günü PKK bu saldırıyı kutlamak için Eruh’ta tören düzenliyor. Ben törene Eruh kaymakamının da katıldığını yazıyorum. Bu yazıma Siirt Valisi Necati Şentürk şu açıklamayı gönderdi: “Anılan günde Eruh Kaymakamı söz konusu etkinlikte hiç bir biçimde hazır bulunmamış ve kesinlikle katılmamıştır, ayrıca katılması da mümkün değildir.” Bu makale 584 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |