Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Hasan Celal Güzel
Hasan Celal Güzel
Erdoğan, Baykal ve Bahçeli'nin uzlaşma noktaları
Hasan Celal Güzel

Erdoğan, Baykal ve Bahçeli'nin uzlaşma noktaları

Bu başlığı okuduktan sonra, birbirlerine olmadık lâfları söyleyen üç büyük parti liderinin uzlaşma noktası mı olurmuş diye itiraz edeceğinizi biliyorum. Gerçekten de son haftada üç liderin de birbirlerine çok sert sözler söylemesi üzücüdür. Burada hangisinin haklı ya da haksız olduğunu tartışacak değiliz. Lâkin, millî hassasiyetleri muhalefetten az olmayan bir Başbakan’ın, kendisine her fırsatta ‘vatan haini’ diyen ve dış projelerle ihanet içinde olduğunu söyleyen muhataplarına aynı sertlikte cevap vermesi beklenen bir sonuçtur.

Kanunî’nin ‘Muhibbî’ mahlasıyla yazdığı şu mısra halka mal olmuştur:

‘Cümlenin maksûdu bir ammâ rivayet muhtelif.’

Türkiye’nin, devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, -terör örgütünün siyasî temsilcisi olan PKK/DTP haricinde- bütün siyasî partilerimiz tarafından kabul edilmektedir.

TBMM’de grubu bulunan, muhafazakâr demokrat AK Parti de, sosyal demokrat CHP de, milliyetçi MHP de, aslında Türkiye’nin siyasÓ sistemi ve devletin özellikleri konusunda mutabıktırlar.

Her fırsatta ve her zeminde, ‘Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak’ diye bağıran bir Başbakan ve iktidar partisi Genel Başkanı’nın ‘bölücülüğü’nden söz edebilmek için kötü niyetli olmak gerekir.

***

CHP lideri Baykal’ın dünkü basın toplantısı, daha öncekilerden farklı ve devlet adamı ciddiyetiyle yapılmış, içi dolu bir konuşmaydı. Bu arada hızını alamayıp ülkenin Başbakanı’nı küfretmekle suçlaması, konuşmasının seviyesini düşürdü.

Baykal’ın, DTP, İmralı ve Kandil’in aynı kapıya çıktığı görüşüne katılıyoruz. Ayrıca ‘Türk Millî Kimliği’ ve Kürtçe eğitimin yanlışlığı konusundaki görüşlerini de paylaşıyoruz. Ancak bu konularda, bir avuç yabancılaşmış sözde aydın ile bazı dış odaklar haricinde kimsenin farklı düşündüğüne ihtimal vermiyoruz.

Ben, sayın Başbakanı da, sayın Baykalı da, sayın Bahçeliyi de tanıma fırsatını buldum. Kim ne derse desin, bu üç liderin de Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden yana, vatansever siyaset adamları olduğunu biliyorum. O halde, geleceğe ait bir takım politik hesapları bir tarafa bırakıp ‘Yeni Demokratik Açılım’ konusunda bir araya gelmemeleri için hiçbir köklü sebep yoktur.

***

Üç liderin de ‘kırmızı çizgileri’ aynıdır. Bunlar şu şekilde özetlenebilir:

1. Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir (Anayasa md. 1). Cumhuriyetin değişmez nitelikleri vardır (Anayasa md. 2).

2. Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. (Resmî) dili Türkçe’dir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı ‘İstiklâl Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır .

3. Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez (Anayasa md. 42).

4. Türk Vatandaşlığı, Anayasa’nın 66. maddesinde düzenlenir. Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk Vatandaşıdır (Herkes Türktür yerine). Bu madde tartışmaya açıktır.

Ben, 66. maddedeki ifadede anlaşılabileceğine inanıyorum.

***

‘Demokratik Açılım’ konusunda şu uzlaşmalar sağlanabilir:

1. Demokratik Açılım, Türkiye’nin tamamı için söz konusudur. Anayasa değişiklikleriyle demokratikleşme sağlanabilir.

2. Demokratik Açılımda genel prensip, ‘ayrımcı’ değil ‘birleştirici’ olmaya çalışmaktır.

3. Ana dil ile ilgili sınırlandırmalar kaldırılır.

4. TRT-6’ya ilâve olarak, denetimini yapmak şartıyla özel radyo ve TV’ler açılabilir. Bundan sonraki safhada TRT-6 yayınlarına son verilir.

5. İstanbul ve Ankara Üniversiteleri’nde ‘Kürdoloji Enstitüleri’ açılır. Bu enstitüler eğitim değil sadece araştırma kuruluşlarıdır.

6. Talep olan yerlerde okullarda Kürtçe kursları açılabilir.

7. Yer isimleri konusunda İçişleri Bakanlığı’nda bir bilim heyeti teşkil edilerek, önce mevcut isimler taranır ve daha sonra uygun isimler kararlaştırılır.

8. İdarî Reform uygulamasında, yerinden yönetimin bölücü uygulamalara yol açmamasına dikkat edilir.

9. Doğu ve Güneydoğu Kalkınma Projesi ile istihdam projeleri uygulamaları hızlandırılır.

10. Güvenlik kuvvetleri Türkiye’nin güvenliği konusunda tedbirler almaya devam ederler.

***

Kısaca, liderlerimizden ihtilâfı bırakıp ittifaka varmalarını bekliyoruz. Türkiye’nin bu mutabakata ihtiyacı var.

Bu makale 1,113 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Fransa'yı yok sayalım
» Nihayet katsayı rezaletinden kurtulduk
» Rakkaselere dikkat!
» Deprem ve kardeşlik
» 'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır'
» Alan da gaçan mı?
» Kürt düşmanı KCK
» Yüzyılın dâhisi Jobs...
» Cumhurbaşkanı'nın konuşması
» Eğitim'de hayırlı bir adım
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı