| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
Kılavuz bunu yapınca yol gösterdiği kişinin de saplantıdan çıkamaması normaldir. Başbakan Erdoğan'ın danışmanı Egemen Bağış Çankaya'da türbanı savunmak için "Başörtüsü özgürlüğü de mini etek kullanma özgürlüğü kadar insan haklarının gereğidir" demiş. Egemen Bağış galiba Meclis'te sekreterlerin bile bir kıyafet standardı olduğunu, bu konunun önceki yıllarda tartışıldığını, kadın milletvekillerinin de pantalon ve mini etek giymediğini bilmiyor. Bir dahaki gidişinde Meclis'e dikkatle bakması lâzım. Ondan sonra da Avrupa'ya bir uzanıp resmi kuruluşlarda (resmiyi bırakın ciddi özel kuruluşlarda, örneğin bankalarda bile) çalışan kadınların diz boyu etek-ceket giydiklerini görmeli... İş yerlerinin, hele de kamu dairelerinin kuralları vardır ve o göreve talip olanlar bunları peşinen kabul etmek zorunda olduklarının bilincindedirler. Kaldı ki milletvekilleri laik devletin kurallarına, Anayasa'nın şartlarına sadık kalacaklarına yemin ederek Meclis'e girerler. Demek ki laik devletin kuralı "her din ve inançtan vatandaşına aynı hakları sağlamak, her dine eşit mesafede durmak, sistemin bağımsız işleyişini korumak için dini simgelerin devlet kurumlarında kullanılmaması" olduğuna göre buna uymaya da yemin etmiş bulunuyorlar. Laik bir ülkede devlet başkanı veya memuru Krişna ise ve işine de inancına uygun uzun beyaz kıyafetlerle gitmek istiyorsa veya Yahudi ise ve "kipa"sını devamlı başında taşımak istiyorsa bunu yapabilir mi? Laik bir ülkede "Ama bu toplumun çoğunluğu Müslümandır veya Hristiyandır onlar istediklerini yaparlar" diyebilir misiniz? Egemen Bağış partisine de, millete de bir iyilik yapmak istiyorsa Diyanet İşleri'nin Nur Suresi'nin doğru yorumunu millete anlatmasını sağlasın. Tekrarlıyorum; bütün ayetlerini birlikte yorumlayarak... "Ziynet"le neyin kastedildiğini, "Kur'arîda ziynetlerin gösterilebileceği belirtilen kişiler" göz önüne alındığında ne anlama geldiğini öğrenelim. Halkı aydınlatmadan din adına kadınlar üzerinden siyaset yapmak ve ülke siyasetini üç günde bir "türban" a kilitlemek, sanki vatandaşların dinine, inancına karışan varmış, devlet dinsizlerden oluşuyor ve dindarlara baskı yapıyormuş, kendileri veya "bazıları" iyi Müslüman diğerleri değilmiş, dindarlar korumaya muhtaç ve kendileri de koruyucuymuş gibi açık YALANLAR söylemek toplumu bölüyor, insanları yanıltıyor/aldatıyor ve ülkenin geleceğine büyük zarar veriyor. Başbakan, danışmanının çabasından memnun olabilir, belki kendisini bakan da yapabilir ama milletin sabrı kalmadı artık! Bağışlayın! Yeni yıl için gelen sayısız kutlama mesajı, kapağına adım yazılmış ajandalar, takvimler (ve tabii Turkcell'in yine adımızı her ayı anlatan resimlere yazdığı takvim), küçük armağanlar, çiçekler, Benetton gibi kuruluşlardan adıma öğrenci eğitimi için verilen burslar beni çok mutlu etti. Her birini alışta özel olarak teşekkür etmem gerektiğini düşündüm. Ama zamanımız o kadar kısıtlı, verilmesi gereken cevaplar o kadar çok ki ne kadar istesem de bunu tek tek yapamıyorum. Aynen üniversite öğrencisi okurlarımın ödevleri için benden istedikleri yardımlar, çeşitli illerin üniversitelerinden gelen "konuşma" davetleri gibi... Hepsine cevap vermek, toplantılara katılarak konuşma yapmak, onlarla beraber olmak istiyor, zaman bulamıyorum. Bilin ki hepiniz çok değerlisiniz ve hatırlamanız beni onurlandırıyor. Bir kez daha yeni yılın size de güzellikler getirmesini diliyor, beni düşünen, kutlayan herkese sonsuz teşekkürler ediyor, mübarek Kurban Bayramı'nızı da şimdiden kutluyorum. VatanBu makale 560 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |